17 Mayıs 2012 Perşembe

Dokuz Eylül Üniversite Hastanesi’ne “Kalp Yetmezliği ve Pulmoner Hipertansiyon Polikliniği” kuruldu
Dokuz Eylül Üniversite Hastanesi’nde, hizmete açıldığı 1992 yılından itibaren şifa dağıtmaya devam eden Kardiyoloji Anabilim Dalı’nda yan dal olarak “Kalp Yetmezliği ve Pulmoner Hipertansiyon Polikliniği” kuruldu. Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özhan Göldeli ve 5 yıldır bu alanda çalışmalar yapan Doç. Dr. Bahri Akdeniz’in öncülüğünde hayata geçirilen proje sayesinde; Göğüs Hastalıkları, Romatoloji, Kalp ve Damar Cerrahisi ile zaman zaman Pediatrik Kardiyoloji uzmanlarının da birlikte takip etmesi gereken Pulmoner Hipertansiyon” hastaları tek bir havuzda toplanarak sistematik takip sağlama imkanı oluşturuldu. Yine kalp damar cerrahisi ile ortak izlem gerektirebilen “Son Dönem Kalp Yetmezliği” hastaları için aynı poliklinik bünyesinde çalışmalara başlandı.
Son yıllarda ülke genelinde bu tür özel merkezler kurulduğunu, Ege Üniversitesi’nde de uzun yıllardır bu hizmetin verildiğini belirten Doç. Dr. Bahri Akdeniz şöyle konuştu: “Kalp Yetmezliği ve Pulmoner Hipertansiyon şeklindeki iki ayrı yan dal polikliniği tek başlık altında topladık. Nasıl ki Nörolojide “Epilepsi, Alzheimer” gibi yan dal poliklinikleri varsa biz de farklılıklar içeren bu polikliniği hizmete açarak bölgemiz için alternatif oluşturduk. Pulmoner Arteriyel Hipertansiyon (PAH), nadir görülen ama ölümcül olabilen, tanı konulduktan sonra tedavi edilmezse ortalama kalan ömrün 3.6 yıla kadar düştüğü bir hastalık. Bu hastalık genç hastaları da tutabilmekte ve bazen 20 yaşındaki bir genç de 60 yaşındaki bir insan performansı gösterebilmektedir. Bu tür şikâyetlerle klinik veya hastanelere başvuran hastalara genellikle kronik bronşit ya da kalp yetmezliği gibi yanlış teşhisler konulabilmekte ve hastalar erken teşhis olanaklarını kaçırmaktalar. Hastalığa yakalanan kişinin tamamen normale dönme şansı yok, ancak tedavi ile yaşamlarını uzatıyoruz. Hasta iki adım atamazken, kendi işini daha rahat yapabilecek düzeye geliyor, yaşam kalitesi artırıyor. Bu hastalığın beş ayrı grup altında toplanan birden çok sebebi var. Bu nedenle multi-disipliner bir yaklaşım ile özel PAH merkezlerinde izlenmesi gerekiyor. Erken tanı ile hastaların yaşam kalitesi ve ömrü artabiliyor. Hastaların ilk teşhis aşaması genellikle dış merkezlerde ekokardiyografi ile oluyor. Ekokardiyografi yapan merkez sayısı ve dış merkezde çalışan kardiyolog ve göğüs hastalıkları uzmanlarının bu hastalık konusundaki bilgilerinin artması ile Pulmoner basıncı yüksek hastalar ile daha çok karşılaşılmakta ve bu hastalar ileri inceleme için bizim gibi özel PAH merkezlerine yönlendirilmekteler. Bu tür hastaların takiplerinin düzenli yapılması, üç ayda bir raporlarının yenilenmesi gerekiyor. Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’nde 5 yıldır haftada bir gün poliklinik ve multidispiliner PAH konseyini gerçekleştiriyoruz. Yaklaşık 70-80 civarında sürekli takip hastamız var. Bundan sonra ise poliklinik hizmeti ile bunu belli bir sisteme oturtmuş olduk. Polikliniğimize kayıtlı hastaların dosyalarını, bilgisayar kodları ile kurumumuzdaki diğer hekimlerimiz de takip edebilecek.
Göztepe kısa kesecek
Bank Asya 1. Lig'de önümüzdeki sezon oluşturacağı kadroyla taraftarlarını ...
Bakan Yıldırım: İzmir LOJİSTİK ÜS OLUYOR
KEMALPAŞA DEMİRYOLU BAĞLANTISI 9 EYLÜL 2012'DE AÇILIYOR
Kemalpaşa Lojistik Köyü'nü ...
‘Kemalpaşa'da her şey ücretsiz’
İzmir'in şirin ilçesi Kemalpaşa'da belediye hizmetlerinin neredeyse tamamı ücretsiz ...