“Ege–Koop tez konusu olur”

“Ege–Koop tez konusu olur”

“Ege–Koop tez konusu olur”

28 Mayıs 2017 - 23:59

Ege–Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, “Bugüne kadar İzmir'in 12 farklı ilçesinde, 20'ye yakın proje ile tamamlanan 30 bin konutta 150 bin kişinin yaşadığını düşünürsek, Ege – Koop'un İzmir'in planlı gelişmesine ve halkımızın uygun fiyatlarla modern konut sahibi olmasına büyük katkı sağladığını söyleyebiliriz” dedi.

Ege–Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, Yenigün'e önemli açıklamalarda bulundu. Konut sektöründe kooperatifleşmenin önemine değinen Aslan, “Kooperatif insanların biraraya gelerek oluşturduğu bir yapı. Kooperatifleşmede önce komşuluk ilişkisi başlıyor. Kent kültürü kendiliğinden gelişiyor. Vatandaşlar bütün güçlerini birleştirerek, kendi iradeleriyle konut sahibi oluyor. Yaklaşık 30 yıldır ülkemizde kooperatifçilik unutulduğu için, konut fiyatları yükseliyor ve çarpık yapılama meydana geliyor. Bugüne kadar Ege–Koop'un yaptıkları incelenirse güvenilmez denilen bu sektörde, konut sahibi vatandaşlarımızın nasıl mutlu oldukları çok rahatlıkla görülebilir. Ege–Koop gerçekten üniversitelerde incelenmesi gereken bir tez konusudur. Ege–Koop bünyesine 200 ayrı meslek grubundan kooperatif dahil olmuş. Demek ki niyet iyi olunca bir sıkıntı çıkmıyor” dedi.

EGE-KOOP BİR İZMİR MARKASI

Ege–Koop'un hikayesini sizden dinleyebilir miyiz?

Ege–Koop, 33 yıldan beri İzmir'de faaliyet gösteren, Türkiye'nin en başarılı, en güvenilir, kentleşme konusunda gerçekleştirdikleriyle rekor kıran bir kooperatif örgütlenmesi. Kar amacı olmayan bir kurum. Tamamen halkın oluşturduğu bir yapı. Bugüne kadar İzmir'in 12 farklı ilçesinde, 20'ye yakın proje ile tamamlanan 30 bin konutta 150 bin kişinin yaşadığını düşünürsek, Ege–Koop'un İzmir'in planlı gelişmesine ve halkımızın uygun fiyatlarla modern konut sahibi olmasına büyük katkı sağladığını söyleyebiliriz. Ege–Koop bir İzmir markası. Şu ana kadar Ege–Koop'un tamamladığı proje kadar İzmir'de proje tamamlayan başka bir kurum yok. Projelerden tamamen vatandaşlar karlı çıktı. 'Yaratanı halk, yaşatanı da halk' anlayışıyla hareket ediyoruz. İzmir'i gerdanlık gibi süsleyen bir kurumdan söz ediyoruz. Ege–Koop tıpkı bir bisiklet sürücüsü gibi sürekli pedal çeviren ve kendisini geliştiren bir kurum. Bu projeleri kimseden destek almadan, sadece halktan aldığımız destekle ve kendi yarattığımız ekonomik güçle gerçekleştiriyoruz. Kooperatiflerin kar amacı yoktur.

200 AYRI MESLEK GRUBU

Bugüne kadar Ege–Koop'un yaptıkları incelenirse güvenilmez denilen bu sektörde, konut sahibi vatandaşlarımızın nasıl mutlu oldukları çok rahatlıkla görülebilir. Ege–Koop gerçekten üniversitelerde incelenmesi gereken bir tez konusudur. Ege–Koop bünyesine 200 ayrı meslek grubundan kooperatif dahil olmuş. Demek ki niyet iyi olunca bir sıkıntı çıkmıyor. Ortak karara herkes uyuyor.

Size göre kooperatifleşmenin önemi nedir? Devlet bu noktada yeterli destek veriyor mu?

Kooperatifleşme eğer devlet tarafından desteklenseydi, bugün İzmir'de bu kadar gecekonduyu ve çarpık yapılaşmayı konuşmuyor olurduk. Konut sorununu da konuşmazdık. Çünkü kooperatif zaten insanların biraraya gelerek oluşturduğu bir yapı. Kooperatifleşmede önce komşuluk ilişkisi başlıyor. Kent kültürü kendiliğinden gelişiyor. Sonuçta bu insanlar bütün güçlerini birleştirerek, kendi iradeleriyle konut sahibi oluyor. Kooperatiflerde her yıl genel kurul yapmak zorundasınız. Dolayısıyla yaptığınız işle ilgili hesap vermek zorundasınız. İnsanlar sürekli bilgilendirildiği için sıkıntı yaşanmıyor. Yaklaşık 30 yıldır ülkemizde kooperatifçilik unutulduğu için, konut fiyatları yükseliyor ve çarpık yapılama meydana geliyor.

“313 BİN KONUT SAĞLIKSIZ”

İzmir'deki yapılaşmayı nasıl değerlendiriyorsunuz? İzmir olası bir depreme hazır mı?

Konut ile ilgili ülkemizin ve İzmir'in hak etmediği bir tablo ile karşı karşıyayız. Bugün İzmir'de konut açığı var ve fiyatlar yüksek. Yüzde 60'ı gecekondu. 313 bin konutun kentsel dönüşüme uğraması gerekiyor. Bütün bunları göre göre, her an deprem olabileceğini unuturak halen kendi başımıza inşaat yaparsak yanlış yaparız. Bu 313 bin konut ne zaman yenilenecek? Kim yenileyecek? En ufak bir depremde can kaybı yaşanırsa bunun sorumlusu kim? Bunların konuşulması gerekiyor.

“ORTAK AKILDA BULUŞABİLMELİYİZ”

Ben bu kente karşı kendimi sorumlu hissediyorum. Kentin geleceğiyle ilgili herkesin fikirlerini ortaya koyabilmesi lazım. Ortak akılda buluşabilmeliyiz. Ortak akılda buluşmazsak bugün konuştuğumuz sorunları 10 yıl sonra da konuşmaya devam ederiz. İzmir her yıl 100 bin civarında göç alan bir kent. Herkes kendi evinde yaşamak istiyor. Bütün bunlara önlem almazsak ve bir yol haritası belirlemezsek bu kente karşı iyilik yapmıyoruz demektir.

“DENETLEYEN DE DENETLENMELİ”

Konut sektöründe denetlemeler yeterli mi?

Marmara depreminden beri inşaat denetimlerini yasal olarak 'Yapı Denetim Kuruluşları' yapıyor. Bir yapı denetim sistemi geliştirildi. Ama bana göre denetlemeyi yapan kuruluşlar da bağımsız olarak denetlenmeli. Çünkü bunun geri dönüşü yok. Bu devletin asli görevidir. Benim parasını verdiğim bir denetleme şirketi beni denetleyemez. Dolayısıyla denetleyen de mutlaka denetlenmeli. Yapı denetim şirketleri şu anda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından sıkı tutuluyor ama yeterli değil. Fay hatlarının geçtiği yerlerde konut yapmak ne kadar riskliyse, fay hattının geçmediği yerlerde denetimsiz konut yapmak da o kadar risklidir. Onun için insan sağlığı için mutlaka denetim diyoruz. Herkes görevini yapmalı. Biz yıllardır kendi denetimimizi kendimiz yapıyoruz. Yapı denetimi de biz denetliyoruz.

İzmir'de kentsel dönüşüm süreci size göre nasıl işliyor?

İzmir'de kentsel dönüşüm tartışmaları 5 yıl önce yoğun bir şekilde yapılmaya başlandı. Bu süreçte kentsel dönüşüm yasası çıkarıldı. Yasanın çıkmasıyla vatandaşlarımızda bir heyecan oluştu. Eğer bu kanun İzmir'de politikaya kurban gitmeseydi, kentimiz kentsel dönüşüm anlamında çok büyük yol almış olurdu. Her konuda olduğu gibi, hem merkezi hükümet hem yerel yönetim konuyu kendine göre yorumladığı için kentsel dönüşüm çok zayıf kaldı diyebiliriz. Şehrin merkezindeki apartmanların yıkılıp yerine yenisinin yapılması beni ilgilendirmiyor. Mesela Gültepe, Gümüşpala gibi halkın zor şartlarda yaşadığı yerlerde ada bazında bir yapılaşma şu ana kadar başlamamışsa, 'plan yaptık, proje yaptık' demenin kimseye faydası yoktur.

DÖNÜŞÜMDE KARABAĞLAR MODELİ

Bir tek Büyükşehir Belediyesi'nin Karabağlar'da hayata geçirdiği bir kentsel dönüşüm projesi var. Vatandaşla yüzde 100 anlaşma sağlandı. Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu Karabağlar'da aslında bir modeli hayata geçirdi. İzmir'in diğer yerlerinde de bu model geliştirilmeli. Demek ki kentsel dönüşüm sadece vatandaşla uzlaşarak yapılabiliyor.

İzmir–İstanbul Otoyolu projesinin kentimize katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

İzmir–İstanbul Otoyolu Projesi, son yıllarda İzmir'in geleceği adına yapılan en doğru projedir. İzmir ile İstanbul arasının 3 buçuk saate inmesi gerçekten çok önemli. İzmir'in bundan sonraki planlarını buna göre yapması gerekiyor. Proje büyük ihtimal 2019 yılında hizmete açılacak. Bunun yanı sıra Ankara–İzmir hızlı tren projesini de çok önemsiyorum. Bu projelerle İzmir tam bir cazibe merkezi haline gelecektir. Özellikle İstanbul'dan kentimize ciddi sayıda yatırımcılar gelecektir. Her konuda olduğu gibi İzmir bu konuda da geç kalmasın. Biz, burada halen sen ben kavgası yaparsak yine biz kaybederiz.

“EVİMİZDE KİRACI OLMAYALIM”

Bu projelerle kentimize daha fazla turist gelecektir. İstanbul ve Ankara'da hayat zorlaştı. Dolayısıyla belirli bir kesim İzmir'e yerleşmek isteyecektir. İzmir'de gelecek birkaç yıl içerisinde çok şey değişecek demektir. Ama hangi açıdan değişeceğini doğrusu ben de bilemiyorum. İzmir şu anda yatırıma muhtaç. Her türlü yatırımın yapılabileceği bir kent. Ama biz İzmir'de İstanbulluların kiracısı ve taşeronu olmayalım. Birbirimizi kıskanmadan güçlerimizi birleştirelim ve kentin geleceğini düşünelim. Önümüzdeki 10 yılın planını ortaya koyalım. Bu noktada üniversitelerden faydalanılmalı. Üniversiteler proje üretmeli. Bilime ve teknolojiye çok önem vermeliyiz.

Hazır beton ve demir fiyatları el yakıyor

İnşaat sektörünün en büyük sıkıntılarından birisi hazır beton ve inşaat demiri fiyatlarındaki anormal artıştır. İnşaat demirinin tonu yaklaşık 2 bin lira. 1 yıl önce bu fiyat 1100 lira civarındaydı. Yüzde 100'e yakın bir zam söz konusu. Aynı şekilde hazır betona yapılan zamlar inşaat sektörünü olumsuz etkiliyor. İnşaat sektörü 300 yan sektörü yakından ilgilendiriyor. İnşaat sektöründe yaşanacak olan bir tıkanmadan 300 sektör etkilenir. İnşaat sektörü istihdamın en önemli lokomotifidir. Bu lokomotifin süratle kendisini yenilemesi gerekiyor.

“TOPLU KONUT ÖZENDİRİLMELİ”

Bankalar çok zor şartlarda konut kredisi veriyor. Hatta bazı bankalar şu anda konut kredisi vermiyor. Bunu görmezden gelemeyiz. Devletin bu noktada vereceği destekler çok önemli. Belediyeler inşaat ruhsatı bedellerini gözden geçirmeli. Eğer toplu konut özendirilmezse kentin sorununu çözemediğimiz gibi inşaat sektörüne de katkı sağlayamayız. Sonuç olarak bu hazır beton ve demir fiyatlarıyla birlikte konut fiyatları da artacak. Bu yine vatandaşın zararına olacak.

İzmir Körfezi Evleri Projesi

Çiğli ilçesinde 55 bin metrekarelik inşaat alanında hayata geçecek, 8 bloktan oluşan 400 konutluk 13. Onur Projesi olarak adlandırılan ‘İzmir Körfezi Evleri Projesi, zemin katın bile deniz gördüğü çok değerli bir proje. Ege–Koop orada yepyeni bir kent yapısını sıfırdan hayata geçirecek.

Fiyatları emsallerinden yüzde 50 daha düşük olacak. Lansmana özel 250 bin liradan başlayacak konutlarımızla aynı nitelikteki konutlar şu anda İzmir’de 400 bin liradan satılıyor.

Projemizdeki 2+1 dairelerimiz 50-60-70 metrekare değil, neti 97 metrekare brütü 121 metrekaredir. 3+1 olarak sunduğumuz projemiz ise 128 metrekare neti, 168 metrekare brütü ve 3+1 dubleks 161 metrekare neti, 203 metrekare brütü olarak projelendirildi. 3+1’den oluşan projemizin bir başka önemli özelliği yazı başka kışı başka güzellikte değerlendirilecek olan 4 metrekarelik kış bahçesi ile aslında bu proje 4+1 olarak değerlendirilmelidir.

Ege-Koop İzmir Körfezi Evleri Projesi de, 150 bin kişinin yaşam sürdürdüğü 25-30 yıldır, hiçbir altyapı sorunu ve deprem korkusu yaşamayan, belediyelerin altyapı bağlamında tek bir çivi bile çakma ihtiyacı duymadığı bir yer olacak. 12 ilçedeki 12 ayrı modern kent parçası projelerinde olduğu gibi bu özgün ve özel projesinde de üst yapıya paralel olarak altyapı ve çevre düzenlemesi öncelikli olacaktır. Ege-Koop İzmir Körfezi Evleri Projesi, özgün tasarımı, insan odaklı, çevre dokusu ve sosyal donanımıyla İzmir’in yeni çehresi olacaktır.

“İZMİR DIŞINA AÇILIYORUZ”

Ege-Koop’un 14. Projesi Turgutlu Prestij Evleri olacak. İlk defa İzmir dışında bir projeye imza atıyoruz. Böylece Ege–Koop'u İzmir dışına taşıyoruz. Bu projeyi de 2019 yılında tamamlamayı hedefliyoruz.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Merve Boluğur’a ayrılık yaramadı!
Merve Boluğur’a ayrılık yaramadı!
MARMARİS’İN UĞUR BÖCEKLERİ PİŞİRDİ VELİLER YEDİ
MARMARİS’İN UĞUR BÖCEKLERİ PİŞİRDİ VELİLER YEDİ