“Eğitim, devlet politikası olmalı”

“Eğitim, devlet politikası olmalı”

Yenigün'e özel açıklamalarda bulunan Türk Eğitim - Sen İzmir 3 Nolu Şube Başkanı Adnan Sarısayın eğitimin bir devlet politikası olması gerektiğini savundu.

05 Ekim 2017 - 09:59

 

 

Sarısayın, “Eğitimde hata yapma lüksümüz yok. Eğitim sisteminde yapılan her şey toplumun tamamını ilgilendiriyor” dedi

 

Yeni eğitim öğretim döneminin açılmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Türk Eğitim - Sen İzmir 3 Nolu Şube Başkanı Adnan Sarısayın, “Eğitimi eğitimciler konuşmalı. Son dönemde çok önemli sistem değişiklikleri gündeme geldi. Ülkemizde 200 civarında üniversitemiz var ve bu üniversitelerin yarısında eğitim fakültelerimiz var. Maalesef buralardaki akademisyenlerimizden bu konularda ses seda yok. Böylesine köklü değişikliklerin yapıldığı bu dönemde konuşmayacaksınız da ne zaman konuşacaksınız diye bu akademisyenlere soruyoruz.

Eğitim Atatürk’ün dediği gibi ‘Eğitim bir milleti bağımsız, hür, şanlı bir topluluk olarak yaşatır ve eğitim ki toplumu esarete sevk edebilir.’ Onun için Atatürk Ben cumhurbaşkanı olmasaydım Milli Eğitim Bakanı olurdum’ demesi çok önemli. Milli Eğitim Bakanlarının da bu bilinçte olması gerekiyor. 18 milyon öğrencimiz var. Bunun 36 milyon velisi var. 1 milyon eğitim çalışanı var. Eğitim, toplamda 55 milyon kişiyi doğrudan ilgilendiriyor. Toplumun tamamını ilgilendiriyor bu nedenle bizim eğitimde hata yapmamamız gerekiyor. Eğitim şarttır. Yaz-boz tahtası olmadı sil baştan yapamayız. 15 yıllık dönemde aslında iktidarlar değiştiğinde eğitim politikaları değişiyordu. Ancak bu bile doğru değil. Eğitimin bir devlet politikası olarak yürütülmesi gereken bir husus. Siyasi iktidarlar, bakanlar değişse de bu eğitim politikasının değişmemesi gerekiyor. Siyasi kurumların eğitim kurumlarından elini çekmesi gerekiyor. Hiçbir cemaat cemiyet eğitime yaklaştırılmaması gerekiyor. Sağlık, güvenlik gibi eğitimde devletin asli görevi. Eğitimde süreklilik esas ama müfredat tabi ki değişmez değil. Milletin ve çağın ihtiyaçlarına göre çağı yakalamak için değişir. Ancak bunu yaparken de uzmanlık, tarafsızlık ölçüleri esas alınır” dedi.

 

“TEKLİ EĞİTİME GEÇİLİYOR”

 

Yeni eğitim öğretim sistemi bazı sorunlarla başladığını dile getiren Sarısayın, “Bu sorunlardan bir tanesi kitapların toplatılmasıydı. 6’ncı sınıf Türkçe kitaplarının bazı sayfaları yırtıldı. Orada bir karikatür vardı. Bu karikatür o yaşta bir çocuğa uygun değildi. Bu karikatür nasıl konulabilir. Bu kitap hazırlanırken inceleme yapılmamış. Yaklaşık 1 buçuk milyon Sosyal Bilgiler Kitabı toplatıldı. Bu kitapların tanesi 5 liraya mal olsa 7.5 trilyon gibi bir paraya mal oluyor. Bu da vatandaşın cebinden çıkıyor. Bu kitapların toplatılması ayrı bir sorundu. Birde ikili eğitimden tekli eğitime geçildi. 14 saat ortaokullarda ders var. Çocuklarımız akşam karanlığında okullarından çıkıyor. Evlerine gelinceye kadar saat 8.30-9 oluyor. bu da aileleriyle geçirecekleri zamanın azalmasına neden oluyor. Tekli eğitime geçilmesi elbette en iyisi. Ancak bunun içinde altyapısını hazırlamadan fiziki şartlarını hazırlamadan bu sisteme geçmenin sıkıntıları var. 40-45 kişilik sınıflar oluyor. Ayrıca öğle saatlerinde bu çocuklarımızın beslenme ihtiyaçlarını karşılamaları gerekiyor. Okullarımızda personel yetersizliği var. 1500 çocuğumuzun okuduğu okullarda bir ya da iki tane ancak kadrolu personel bulunuyor. Bu personel yeterli gelmiyor. Tekli eğitim şu anda tüm okullarda başlamadı” diye konuştu.

OKUL POLİSİ

Okullarda güvenlik konusuna da değinen Sarısayın, “Biz bu konuda İzmir Emniyeti'ne teşekkür etmek istiyoruz. Okul polisi uygulaması ile okul idarecilerimiz herhangi bir durum yaşandığında bir telefonla hemen geliyorlar. Bu bizler için çok önemli bir konu” şeklinde konuştu.

NE OLACAK?

Sistem değişikliğinin velilerde ve öğrencilerde büyük bir endişe ve tedirginlik yarattığını söyleyen Sarısayın, “Teog sistemi kaldırılıyor ancak alternatifi ne olacak sunulmuyor. Bu büyük bir belirsizliğe yol açıyor. Bu konuda yetkililerin kapsamlı bir açıklama yapması gerekiyor. Teog yerine nasıl bir sistem geleceği nasıl seçme yapılacak henüz belli değil. Dolayısıyla bizi bile dışarıda gören vatandaşlarımızı öğrencilerimiz ne olacağını bize soruyor” dedi.

 

“REHBERLİK YÖNETMELİĞİ DEĞİŞİYOR”

Okullarda bulunan psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölümlerinin öğrencilere sınav stresini azaltma ve motivasyon konusunda yardımcı olduğunu dile getiren Sarısayın, “Bu öğrencilerimizi sınav stresini, kaygısını nasıl minimalize edeceğini bilen arkadaşlarımız. Bu öğretmenlerimiz bu vazifelerini yapıyorlardı. Müsteşar Yusuf Tekin bir açıklama yaptı. Okullarda diğer öğretmenlerin rehber öğretmenlerin çalışma şartlarından duydukları rahatsızlıkların okullardaki barış ortamını bozduğu için biz yönetmelikte değişikli yapıyoruz dedi. Biz bunu anlamakta zorlanıyoruz. Okullarda böyle bir çatışma yok, çünkü onların görevi bu. Özel rehberlik yönetmeliği değişiyor. Bu öğretmenlerimize etüt ve nöbet tutma görevi geliyor. Ders tamamlama görevi geliyor. Yani joker öğretmen gibi oluyorlar. Hâlbuki bu öğretmenlerin görevi psikolojik danışmanlık yapmak. Bu arkadaşların nöbet görevi yapması istenerek öğrenciler uygunsuz bir davranış yaptığında bu öğrencilere nasıl danışmanlık yapacak. Çünkü nöbet görevi otoriter bir görevdir. Öğrencinin, velinin rehber öğretmenin yanına giderken koşulsuz, kaygısız bir şekilde sevgi ve güven ile yanına gitmesi gerekiyor. Ancak bu ortam ortadan kaldırılarak çok sık rastlanan madde bağımlılığı, cinsel taciz, sınav ve başarı kaygısı, dikkat eksikliği, hiperaktivite, akran baskısı, stresle başa çıkma gibi sorunların sağlıklı bir şekilde tespit edilip soruna uygun şekilde ortaya konması mümkün olamaz” diye konuştu.

 

“YAZ- BOZ TAHTASI GİBİ”

 

Sarısayın, “‘Bizim doğalgazımız, petrolümüz, elmas madenimiz yok. Ancak daha değerli eğitimimiz var. Biz eğitimde Türkiye’ye çağ atlattık’ diye bakanımızın bir açıklaması var. Biz uluslar arası eğitimde 70 ülke arasında 48,49’uncu sıralardayız. Çocuklarımız bireysel olarak yarışmalarda dereceler alıyorlar ve başarılılar. Bireyselde başaramayacakları hiçbir şey yok. Ancak üniversitelere baktığımızda en iyi 500 üniversite arasında bizim 5 üniversitemiz yer alıyon ancak bu üniversitelerimi 441, 450 gibi sıralarda yer alıyor. Bunlarında 3 tanesi özel üniversite. Keşke çağı yakalayabilsek. Bunun içinde sistem üzerinde yaz-boz tahtası gibi değişikler yapılıyor. Teog sınavlarının tarihi belirlenmiş ve biz oyun başlamışken değişiklik yapıyoruz. Bu iktidar döneminde öğrencilerimiz üzerinde uygulanan 4 farklı sistem olmuş. Her gelen bakan sistemi değiştiriyor. Ancak bu konuda önce altyapının hazırlanması gerekiyor. Sistemin değiştirilmesinden ziyade iyileştirilmesi yoluna gidilir. Kaybeden ülkenin geleceği oluyor. Eğitimle biz milletimizin geleceğini karartıyoruz” ifadelerini kullandı.

“DENETLEME AZALIYOR”

Türk Eğitim - Sen İzmir 3 Nolu Şube Yönetim Kurulu Üyesi Taha Tezcan İnam ise, “22 yıllık rehber öğretmenim. Ülkemizin çeşitli yerlerinde görev yaptım. Uzun süredir sivil toplum örgütlerinde çeşitli görevlerim var. 12 yıldır da Eğitim Sen’de yönetim kurulu üyesiyim. Milli eğitim Bakanlığı’nın çeşitli birimlerinde de görev aldım. Son dönemde toplatılan ve bazı sayfaları yırtılan kitaplar özel yayın evlerine ait olan kitaplar. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan kitaplarla ilgili böyle bir durum yaşamadık. Temel sebep daha önceki kitaplarda program geliştirme ve rehberlik uzmanı ve ölçme değerlendirme uzmanı kitap yazma komisyonlarında olmazsa olmazlardandır. Fakat son 5 yılda Milli Eğitim Bakanlığı bu üç branşın zorunluluğunu kaldırdı. Denetleme ve kontrol azaldığı için gözden kaçmalar yaşanmış olabilir” diye konuştu.

“OKULLARIN MİHENK TAŞIDIR”

Taha Tezcan İnam, Müsteşar Yusuf Tekin’in rehber öğretmenlerle ilgili açıklamalarıyla ilgili konuştu. İnam, “ Öğretmenler üzerinde toptancı bir zihniyet var. Bu zihniyette herkes her işi yapar gibi bir düşünce var. Bütün öğretmenlerin çalışma şekilleri farklı. Herkes her şeyi yapar gibi bir düşünce sistemi zedeleyen bir durum. Psikolojik danışmanlar okulların mihenk taşıdır ve son 20 yılda okullarda pek çok problemin çözülmesinde ana rolü oynamışlardır. Bazı yerlerde eksiklikler var. Ancak bu eksiklikler nedeniyle bir sistemi tamamen kaldırmak mı yoksa güçlendirmek mi bir çözüm olur. Burada buna bakmalıyız. Rehber öğretmenler bu açıklama karşısında tepkili. Bu tepki görev tanımı değişecek diye değil, aldıkları eğitimin karşılığında verecekleri bir şey kalmıyor”

Teog sınavının kaldırılması konusunda da açıklamalarda bulunan İnam, “Milli Eğitim Bakanlığı 2017-2018 eğitim öğretim yılı çalışma takvimini açıkladı. Teog sınavlarının ve üniversite sınavlarının tarihleri belliydi ve Teog kaldırıldı. Ağustos ayından itibaren evlerinde dershanelerde ve etüt merkezlerinde tatillerine bölerek çalışan öğrenciler ve veliler var. bu kişiler şu anda ne yapacaklarını bilmiyorlar. Ciddi bir motivasyon kaybı var. Yerine hangi sistemin konulacağı ve nasıl başarı elde edileceği de belli değil. Bu öğrencilerin hangi okullara gidebileceği de belli değil. Burada 4+4+4’ e geçerken yapılan acelecilik tekrar ediliyor” diye konuştu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Beşiktaş evinde Başakşehir ile berabere kaldı
Beşiktaş evinde Başakşehir ile berabere kaldı
Melih Gökçek istifa tarihini açıkladı!
Melih Gökçek istifa tarihini açıkladı!