17 Mayıs 2012 Perşembe
Ege Bölgesi'nin ikinci büyük kenti olan Denizli, antik dönemden beri kavşak noktası ve ticaret merkezi olma özelliğini koruyor.
Coğrafi konumu, iklimi, doğal ve turistik yönden önemli özelliklere sahip Denizli, yılın 12 ayı turizme hizmet verebilen bir kent olmasının yanında geçiş noktasında bulunması nedeniyle, tatil döneminin başladığı yaz aylarında büyük ziyaretçi çeken bir il.
Pamukkalesi, horozu ve tekstiliyle akıllarda yer edinen Denizli, antik şehirleri ve termal kaynaklarıyla tatile çıkanların önemli uğrak yerlerinden biri.
Beyaz cennet Pamukkale'siyle dünyaca tanınan Denizli, aslında turistlere birçok güzelliği tek bir yerde sunuyor.
Denizli'nin en önemli turizm destinasyonu olan Pamukkale, bir taraftan sahip olduğu termal kaynağıyla, diğer taraftan Hierapolis antik kentiyle Roma döneminin en ünlü tedavi merkezi olma özelliğini koruyor.
UNESCO Dünya Miras Listesinde yer alan Pamukkale, şifalı suları ve travertenleriyle, Türkiye'nin turizm cennetlerinden biri. Pamukkale'de binlerce yıldır şifa veren termal su, bölgenin dünyaca ünlü beyaz travertenlerinin de hayat kaynağı.
Çeşitli nedenlere ve ortamlara bağlı olarak, kimyasal reaksiyon sonucu çökelmeyle oluşan bir kaya çeşidi olan traverten, bölgede sıcaklıkları 35-100 C arasında değişen su kaynaklarından çıkan suların çökelmesiyle oluşmakta. İçinde yüksek miktarda Kalsiyum Hidro Karbonat bulunan suyun havadaki oksijen ile olan teması sırasında Karbondioksit ve Karbon monoksit uçarak, kalsiyum karbonat çökelmekte ve traverten oluşumuna sebep olmakta.
Roma döneminde kaplıcaları sayesinde önemli bir tıbbi merkez haline gelen Pamukkale, şifa bulmak niyetiyle Anadolu'nun birçok yerinden gelen hastalara yurt olmuş, yaşamlarının sonuna kadar kalmışlardır. Roma Nekropolü, çoklukla bu hastaların mezarlarından oluşmakta ve kültürel çeşitlilik içermekte. Hierapolis'teki Nimfeum (Antik Çeşme) ve Roma Hamamları, kentin bu özelliği nedeniyle inşa edilmiş ve bu yapılar, günümüze kadar gelmiştir.
Bembeyaz travertenleriyle dünyada eşsiz olan Pamukkale, antik dünyadaki sağlık merkezi olma özelliğini tescilliyor. Pamukkale'deki antik havuz, yaz-kış ısısı değişmeyen 35 derecelik suyuyla bölgeye gelen turistlerin keyifli zaman geçirmesine imkan sağlıyor.
Termal suyunun tedavi edici özelliği çok eski çağlarda keşfedilen Pamukkale'de, turistler kendini denizde hissederek, mayolarıyla suya girip uzanmayı tercih ediyor.
Denizli denince ilk akla gelen Pamukkale travertenleri. Tarihi ve doğal güzellikleriyle ünlü Denizli'nin en önemli turizm bölgesi olan Pamukkale, çeşitli nedenlere ve ortamlara bağlı, kimyasal reaksiyon sonucu çökelme ile oluşan travertenlerden oluşuyor.
Hierapolis Arkeoloji Müzesi'ne de ev sahipliği yapan Pamukkale ören yerini, tüm güzellikleriyle keşfedebilmek için ziyaretçilerin en az yarım günlerini ayırması gerekiyor. Geniş bir alana yayılan ören yerinde ulaşım zaman zaman nostaljik motorlu araçlarla sağlansa da müze, antik tiyatro ve tarihi yapılarının hepsini görmek için bol zaman gerekiyor.
İnsanları güzelleştirdiğine inanılan antik havuzdan hakkıyla yararlanmak için ise 10 günlük bir küre ihtiyaç var.
Karahayıt mucizesi
Pamukkale'den 5 kilometre sonra ulaşılabilen Karahayıt, termal tesisleriyle her yıl binlerce yerli ve yabancı turiste ev sahipliği yapan bir sağlık turizmi merkezi.
Kırmızı renkteki Karahayıt'taki termal su kaynağı, Pamukkale'deki su kaynağına benzer bir yapıya sahip olmasına rağmen, aktığı yeri kırmızımsı bir renge bürüyerek süslemiş.
Pamukkale termal kaplıcalarının bir kolu sayılan bu kaplıcaların, kalp, damar sertliği, yüksek tansiyon, romatizma-siyatik, deri sinir, lumbago gibi hastalıklarla uyuz, sivilce, kaşıntı gibi deri hastalıklarına iyi geldiği biliniyor. Aralarında Hollywood yıldızlarının da konakladığı 5 yıldızlı otellerin yer aldığı büyüklü küçüklü çok sayıda konaklama tesisi bulunan bölge, önemli termal turizm merkezlerinden.
Karahayıt'ta dinlendikten sonra Denizli'nin batısından geziye devam etmek isteyenler, İzmir yolundaki Sarayköy ilçesindeki termal merkezleri ziyaret edebilir.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da tercih ettiği Sarayköy'deki kaplıcalar da hem tatil yapıp, hem de şifa bulmak isteyenlerin tercih edeceği yerlerden. Sarayköy-Tekke Kaplıcaları olarak anılan bölgede antik dönemden beri sağlık ve tedavi uygulamaları devam etmekte.
Kaklık Mağarası
Ankara, İzmir ve Antalya gibi şehirlerin kavşak noktası olan Denizli'nin Çardak ilçesiyle il merkez arasındaki Kaklık Mağarası, doğal sit alanı olarak belirlenmiştir.
''Yer altındaki Pamukkale'' diye adlandırılan mağara, basamaklar halinde havuzları bulunan ve tavanın çökmesi sonucu meydana gelen bloklar üzerinde gelişen beyaz renkli travertenleriyle Pamukkale'nin küçük bir benzeri. Bol miktarda termal suyun bulunduğu mağaranın berrak, renksiz ve kükürt kokulu suyunun bazı cilt hastalıklarına iyi geldiği belirtiliyor.
Sarayköy ilçesindeki kaplıcalar da hem tatil yapıp, hem de şifa bulmak isteyenlerin tercih edeceği yerlerden.
Tripolis Antik Kenti ise Denizli merkezine 40 kilometre uzaklıktaki Buldan ilçesi, Yenicekent beldesiyle Menderes Nehri arasındaki yamaç üzerinde kurulu. Tripolis, batıya ve kuzeye açılan vadilerle Ege'ye, güneydoğusundaki Çürüksu Ovası ve vadileri ile de İç Anadolu ve Akdeniz'e ulaşımı bulunan antik kentlerden birisi.
Denizli'ye 70 kilometre, Güney ilçesine ise 20 kilometre uzaklıktaki Güney Şelalesi de birinci derecede sit alanı ve genel sıralamada Türkiye'nin 23'üncü doğa harikası. Büyük Menderes'e yaklaşık 20 metre yüksekten dökülen şelalenin kireçli suyu sayesinde şelale yatağında oluşan kalker basamaklar da görülmesi gereken yerlerden.
Denizli şehir merkezine gelirken Denizli?Afyon kara yolunun 7. kilometresinde bulunan han, aynı adı taşıyan köyün hemen girişinde yer alır. Anadolu Selçukluları'nın batıdaki son kervansaraylarından olan ve iki kitabesi bulunan Akhan, sultan hanları şemasına uymakla beraber, oldukça küçük bir han.
Laodikya antik kenti
Pamukkale yakınlarında yer alan Laodikya, Denizli-Pamukkale yolu üzerinde olup şehir merkezinden 4 kilometre uzaklıklıktadır. Helenistik dönemde Suriye kralı Antiochus tarafından karısı için kurulan şehir kurulan şehir bu güzel kadının adını taşır. Laodikya, bütün ticari yolların kesiştiği noktada olması ve ünlü Menderes nehri ve kollarının suladığı çok verimli topraklara sahip olması ve gelişmiş tekstil ve sağlık olanakları nedeni ile kısa surede Anadolu'daki en zengin ve gelişmiş şehirlerden birisi olmuştur.
Antik çağ kaynaklarında Laodikya, Batı Anadolu'da para işlerini ve ekonomiyi kontrol eden şehirlerden biri olarak nakledilmektedir. İncil'deki mektup yazılan 7 kiliseden birisine sahip olan Laodikya günümüzde birçok Hristiyan grupları tarafından ziyaret edilmektedir.
Zenginlikleriyle meşhur Laodikyalılların yaşadığı antik kentte bazı yapıların yerleri tespit edilmiş ve gün ışığına çıkarılmıştır. 12 bin kişilik stadyumu, iki tiyatrosu ile göze çarpan Laodikya'nın çok büyük bir merkez olduğu görülüyor.
Denizli'nin kuzeyinde yer alan Antik Laodikeia Kenti de Pamukkale'ye giderken mutlaka gezilmesi gereken tarihi yerlerden. Afyonkarahisar-Denizli kara yolundaki Pamukkale sapağına döndükten sonra 1 kilometre ileride bulunan Laodikya, Efes'ten sonra 2. büyük antik kent olma özelliği taşıyor. Kazı çalışmaları devam eden antik kent, İncil'de 7 kiliseden birine ev sahipliği yapması dolayısıyla her sene birçok yabancı turisti ağırlıyor.
Güney Şelalesi
Güney Şelalesi, Güney ilçesindeki Cindere köyü sınırları içinde yer almaktadır. Güney ilçesinin yaklaşık 4 kilometre güneyinden geçen Menderes Nehri'nin kenarındadır. Şelale doğal güzelliği bakımından görülmeye değer yerlerdendir.
Denizli'ye 70 kilometre uzaklıktaki gizli cennet, doğa tapınağı olan Güney Şelalesi, birinci derecede sit alanı ve genel sıralamada Türkiye'nin 23. doğa harikası. Güney ilçe merkezinin 3 km uzağında Cindere dağı yamaçlarından çıkan sularla oluşuyor.
Büyük Menderes nehrine yaklaşık 20 m yüksekten dökülen şelale suyu kireçli, bunun sonucu olarak da şelale yatağında kalker basamaklar ve çeşitli oluşumlar meydana getiriyor.
Gün doğumundan akşama dek izlenmesi gereken Güney Şelalesi gelin duvağı tül perde, yelpaze biçiminde zümrüt yeşili kadife görünümlü yosunlar üzerinde süzülen su damlaları yıllarca süren akışıyla sarkıt ve dikitleri olan Damlataş Mağarası oluşturmuş, şelale akış seti içinde oluşan mağara içinde yüzülebilen derinlikte bir de göl saklıyor.
Yayla turizminde de önemli bir potansiyel barındıran Denizli, Serinhisar'ın Yatağan beldesindeki Kefe Yaylası, Beyağaç'taki Topuklu Yaylası ile bozulmamış doğal yapısı ile ziyaretçilerini bekliyor. İlçe merkezine 20 kilometre uzaklıkta yaklaşık 1700 rakımlı Topuklu Yaylası'nın batısındaki tepelerden Gökova körfezini izlemek mümkün.
Yayla turizmi için kamp yapmaya müsait olan Topuklu ve Kefe yaylası belediyenin kontrolünde hizmet veriyor. Her türlü ihtiyaca cevap verecek şekilde düzenlenen yaylalarda ahşap ve kıl çadırlarda geceleme imkanı var.
Göztepe kısa kesecek
Bank Asya 1. Lig'de önümüzdeki sezon oluşturacağı kadroyla taraftarlarını ...
Bakan Yıldırım: İzmir LOJİSTİK ÜS OLUYOR
KEMALPAŞA DEMİRYOLU BAĞLANTISI 9 EYLÜL 2012'DE AÇILIYOR
Kemalpaşa Lojistik Köyü'nü ...
‘Kemalpaşa'da her şey ücretsiz’
İzmir'in şirin ilçesi Kemalpaşa'da belediye hizmetlerinin neredeyse tamamı ücretsiz ...