17 Mayıs 2012 Perşembe

Piyasalar:   USD: 1,8175up  |  EURO: 2,3165down  |  İMKB: 58.101up
  

Burada, nefessiz bile yaşanır

 

Türkiye'nin turizm başkenti Antalya, her yıl dinlenmek, yeni yerler keşfetmek, farklı heyecanlar yaşamak ve yeni insanlarla tanışmak isteyen 10 milyonun üzerinde turisti ağırlıyor.

Sahip olduğu arkeolojik ve doğal güzelliklerle ''Türk Rivierası'' olarak adlandırılan Antalya, güneş, deniz ve tarihin sihirli bir uyum içinde bütünleştiği, Akdeniz'in en güzel ve temiz kıyılarına sahip kentlerinden biri.

Gazipaşa'dan Kaş'a uzanan 647 kilometrelik sahili boyunca Antalya, antik kentler, antik limanlar, anıt mezarlar, dantel gibi koylar, kumsallar, yemyeşil ormanlar ve müzeleriyle konuklarına unutulmaz bir tatil vaadediyor.

Antalya kent merkezinde, Konyaltı ya da Lara-Kundu sahilinde konaklayan tatilciler, otellerdeki etkinliklerin yanı sıra, şehir merkezinde de dolu dolu bir gün geçirebiliyorlar. İşte tatilini kent merkezinde geçireceklere bazı öneriler:

Tarihi Kaleiçi semti, etrafı surlarla çevrili bir açık hava müzesi adeta. Antalya insanının geçmişte nasıl yaşadığını anlamak isteyenler için tatilcilere Kaleiçi'nin dar sokaklarında bir tur önerilebilir. Kaleiçi'ne, Kalekapısı'ndan giren gezginler, Yivli Minare'yi görerek başlayacakları Kaleiçi turunda, Kesik Minare, Surlar, Hadrianus Kapısı (Üçkapılar), Osmanlı, Selçuklu ve Rum mimarisinin izlerini taşıyan, bir çoğu restore edilmiş evleri görebilirler.

Kaleiçi Yat Limanı da, hem deniz kıyısında kısa bir mola vermek, hem de Antalya'nın ünlü falezlerini denizden görmek isteyenler için olanaklar sunuyor. Yat Limanı'ndan Şelaleler mevkisine her gün teknelerle turlar düzenleniyor. Yat Limanı'nın Mermerli Plajı'ndaki merdivenlerini tırmananlar da Karaalioğlu Parkı'ndan şehrin panoramik görüntüsünü izleyerek, hatıra fotoğraf çektirebiliyorlar.

Antalya kent merkezinde gece hayatını sevenler için, çeşitli seçenekler bulunuyor. Konyaaltı Beach Park, Lara Beach Park, Şirinyalı ve Kaleiçi'ndeki eğlence merkezleri, günün ilk ışıklarına kadar hizmet veriyor.

Arkeoloji meraklılarının mutlaka ziyaret etmesi gereken yerlerden biri de Antalya Müzesi. Dünyanın en zengin arkeolojik müzeleri arasında gösterilen Antalya Müzesi'ni gezebilmek için en az 2 saat ayırmak gerekiyor.

Antalya'nın Aksu ilçesindeki Perge, Serik ilçesindeki Aspendos ve Manavgat ilçesindeki Side antik kentleri de tatilcilerin görmesi gereken yerlerden. Korkuteli Karayolundaki Termessos Antik Kenti ile şehir merkezine 27 kilometre mesafedeki Karain Mağarası da tarih meraklılarını bekliyor.

Tatilde spor yapmayı tercih edenler için sınırsız olanak bulunan Antalya'da, su sporlarının yanı sıra, kışın Saklıkent'te kayak, tüm yıl boyunca günübirlik yürüyüş (trekking), kanyon geçişleri, kaya tırmanışı, dağcılık sporları yapılabiliyor.

Av turizmi denince; Akseki

Antalya-Konya karayolundaki Akseki, kent merkezine yaklaşık 2,5 saat uzaklıkta. Ankara'dan Antalya'ya otomobiliyle gelenler için bu ilçeye Konya-Seydişehir üzerinden ulaşmak da mümkün.

Akseki, Türkiye'nin önemli av sahalarına da ev sahipliği yapıyor. Gidengelmez Dağları'ndaki dağ keçisi koruma ve av sahası, avcılara ücretli hizmet sunuyor. Burada, giriş ücretinin yanı sıra, avlanan dağ keçisinin boynuz uzunluğuna göre ayrı bir ücret de ödemek gerekiyor.

İlçe, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya bulunan ve koruma altına alınan Kardelen çiçeğinin de anavatanı sayılıyor. Kardelen çiçeğini, karların erimeye başladığı Nisan ayı başında görebilirsiniz.

Bölgedeki Göktepe Yaylası, Çimi Yaylası, Irmak Vadisi son aylarda keşfedilen 340 metre derinliğindeki Bucakalan Mağarası, ilçe merkezindeki Ulu Camii ve Medresesi görülmeye değer yerlerden.

İbradı ilçesindeki Altınbeşik Mağarası da, dünyanın en ilginç mağaralarından birisi olarak biliniyor. Altınbeşik Düdeni ve Mağarası'na ulaşmak için Antalya-Alanya karayolunda Manavgat'tan sonra kuzeye Akseki yönüne 70 kilometre gidilip, İbradı'ya ulaşıldıktan sonra 23 kilometre daha devam edip Ürünlü köyüne gitmek gerekiyor. Mağarayı görmek isteyenlerin köyden bir rehber almaları ve mutlaka araziye uygun ayakkabı giymeleri öneriliyor.

Almanların tercihi; Alanya

Antalya'nın en önemli ilçelerinden Alanya, başta Almanlar olmak üzere her yıl binlerce turisti ağırlıyor. Alanya, sadece tatil için değil, yaşamak için de yabancıların tercih ettiği yerlerden. İlçede 10 binden fazla yabancı yerleşik olarak yaşıyor ve çoğunluğunu Almanlar oluşturuyor.

Geniş plajları, tarihi yerleri, modern turistik tesisleri ve eğlence mekanlarıyla Alanya, konuklarına unutulmaz bir tatil vaadediyor. Alanya Yarımadası'nın üzerinde kurulmuş 13. yüzyıldan kalma Selçuklu Kalesi, sekizgen Kızıl Kule ve ilçe merkezindeki Damlataş Mağarası, mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerden.

Tekneyle yapılacak bir gezintiyle Fosforlu Mağara, korsanların kadın esirleri tuttukları Kızlar Mağarası ve Aşıklar Mağarası da ilgi çeken yerlerden.

Alanya'nın 15 kilometre kuzey doğusunda yer alan Dim Çayı Vadisi, gölgelerin serinliğinde dinlenmek ve alabalık yemek için gözde bir yer. Tüm sahillerinden denize girilebilen Alanya, tam bir güneş, deniz, kum cenneti olarak gösteriliyor.

Saklı cennet; Gazipaşa

Antalya'nın doğu ilçesi Gazipaşa ise, kent merkezine yaklaşık 2,5 saat uzaklıkta.

Yaklaşık 10 kilometrelik kumsalı, turkuaz mavisi koyları ve bozulmamış doğasıyla şirin ilçe Gazipaşa, şehrin gürültüsünden kaçıp, doğayla içiçe bir tatil yapmak isteyenlere, yılın tüm stresini atabilmeleri için olanak sağlıyor.

Gazipaşa'daki Koru Plajı ise, konuklarına doğal jakuzi keyfi yaşatıyor. Koru Plajı'ndaki 3 büyük ve onlarca küçük doğal havuz, deniz canlılarını yakından izlemek isteyenlere imkan sağlarken, muhteşem manzarasıyla da büyülüyor.

Yamaçlardan denize; Kaş

Antalya'nın en batısındaki Kaş ilçesine kent merkezinden karayoluyla 2 saat 45 dakikada ulaşılabilir. Antik çağlardan günümüze sürekli yerleşim görmüş Kaş, doğal güzelliklerinin yanı sıra, tarihi varlıklarıyla da görülmesi gereken yerlerden.

Kaş'a gideceklere önerimiz, ilçe merkezine yaklaşık yarım saat uzaklıktaki Patara Antik Kenti'ni görmeleri. Çünkü Patara, dünyanın ilk demokratik parlamentosunu bünyesinde barındırıyor. Buradaki tarihi meclis binası TBMM Başkanlığı'nın da destekleriyle restore ediliyor. ABD'nin bugünkü parlamenter sistemini de Patara'dan örnek aldığı belirtiliyor.

Şirin ilçe Kaş, sadece tarih meraklılarına değil, adrenalin meraklılarına da zengin olanaklar sunuyor. Bunlar arasında ilk sırada dalış turları geliyor. Kaş Limanı'ndan teknelerle yola çıkanlar, rehberler eşliğinde dalış yaparak, caretta carettaları su altında da görme imkanını yakalayabiliyorlar.

Türkiye'deki alternatif turizmin en önemli merkezlerinden biri olma yolunda ilerleyen Kaş'ta, tarih ve doğa turlarının yanı sıra yamaç paraşütüyle de tatilcilere farklı bir seçenek sunuluyor.

Kamyonetlerle yamaç paraşütünün başlangıç noktası olan Kırdavlı Tepesi'ne giden gökyüzü tutkunları, kısa bir ders ve hazırlığın ardından kendilerini gökyüzüne bırakıyorlar. Uygun rüzgar bulununca, usta bir pilotla birlikte yaklaşık 45 dakikalık yolculuk başlıyor. 650 metre yükseklikteki tepeden başlayan yolculukta, masmavi Akdeniz, karşıda Yunanistan'ın Meis Adası, makilikler içindeki Çukurbağ Yarımadası muhteşem bir görüntü oluşturuyor. Yolculuk, Kaş Limanı'nda sona eriyor.

Kaş'ta turizmciler, alternatif turizmi çeşitlendirmek amacıyla kanyon yürüyüşü de düzenliyorlar. Sütleğen Köyü yakınlarında, 13 kilometre uzunluğundaki Kıbrıs Kanyonu'nda düzenlenen kanyon safari turlarıyla turistler, doğa ve macerayla buluşuyorlar. Yaban keçilerinin Türkiye'deki doğal yaşam alanları arasında yer alan, zengin bitki örtüsüne sahip Kıbrıs Kanyonu, zorlu etabı aşan turistlerin, eşsiz doğal güzellikleri görme ve tanımasına da imkan sağlıyor.

Gecelerin durağı; Kemer

Antalya'nın batısındaki turistik Kemer ilçesi, özellikle Rus turistlerin tercih ettiği yerlerden. İlçede Göynük'ten Tekirova'ya kadarki sahil şeridinde çok sayıda lüks turistik tesis bulunuyor. Kemer, gece eğlencelerinin ünlü olduğu bir ilçe.

Türkiye'nin en uzun teleferiği olan Tahtalı Teleferiği de bu ilçede bulunuyor. Teleferikle 2365 metrelik Tahtalı Dağı'nın zirvesine çıkıp, Akdeniz'in maviliklerini izleyip, oksijen depolayabilirsiniz.

Kemer'e yaklaşık 10 kilometre mesafedeki Phaselis Antik Kenti de görülmesi gereken yerlerden. Milli Park statüsündeki Phaselis koyunda antik kenti gezerek, çam ormanının hemen önünde denize girebilirsiniz.

Tapınakta klasik müzik

Antalya'nın Manavgat ilçesi, daha çok Side beldesiyle tanınıyor. Ünlü Manavgat Şelalesi'nin adını taşıyan ilçe, Side'den sonra sahiline yapılan çok sayıda konaklama tesisiyle, turizmde söz sahibi haline geldi.

Manavgat, Side, Çolaklı, Titreyengöl, Kızılot, Kızılağaç bölgesindeki tesislerde konaklayanlar, Manavgat'ın 4 kilometre doğusundaki Manavgat Şelalesi'ni mutlaka görmeli. Manavgat Irmağı'nda, günübirlik tekne gezilerine de katılmak mümkün. Side Antik Kenti'ni ve Side Tiyatrosu'nu görmeden Manavgat'tan dönmek eksiklik olacaktır.

Side'de tatil yapıp da, Apollon Tapınağı'nda mini bir klasik müzik konseri dinleyip, güneşin batışını izlememek de olmaz.

Olimpos’suz tatil olmaz

Alakır Çayı ile Gavur Deresi'nin dağlardan sürükleyip getirdiği alüvyonlu bir ovada yer alan Kumluca, Rhodiapolis ve Olympos antik kentlerine evsahipliği yapıyor. Kumluca, en çok turistik Olimpos beldesindeki ağaç evleriyle tanınıyor.

Kumluca sınırları içindeki 2200 yıllık liman şehri Olimpos, bugün adını turizmle duyuruyor. Resmi adı Yazır Köyü olmasına rağmen, antik çağlardaki ismiyle anılan Olimpos, tatilini doğa ve tarih içinde geçirmek isteyenler için keyifli seçenekler sunuyor. Yurtiçi ve yurtdışından her yıl binlerce turisti ağırlayan Olimpos'ta, Milli Park içinde yer alması nedeniyle betonlaşmaya izin verilmiyor.

Olimpos'ta tatilciler, ağaçların üzerinde kurulan ahşap bungalovlarda konaklayabiliyor. Turistik tesislerin işletmecileri tatil için Olimpos'u tercih edenlere, kaya tırmanışı, doğa yürüyüşü, dalış gibi alternatif sporları yapma şansı sunarken, özellikle genç tatilciler, yöredeki bazı tesisler içindeki eğlence yerlerinde keyifli zaman geçirebiliyorlar.

Olimpos'a gelen tatilciler, denize girmek için diğer tatil merkezlerinden farklı olarak antik şehrin kalıntılarının arasından geçiyor. Sık ağaçlar ve sarmaşıklarla gökyüzünün neredeyse görünmez hale geldiği antik kentin içinden geçerek ulaşılan Olimpos Plajı, kısa ve keyifli yürüyüşün ardından Akdeniz'de serinleme imkanı veriyor. Antik kentin içinden geçen Akçay da, balık tutmak isteyenler ve deniz yerine tatlı suda yüzmek isteyenler için seçenek oluşturuyor.

Olimpos'a Antalya'dan kalkan minibüslerle ulaşılabilirken, özel araçlarıyla gelmek isteyenler, Antalya-Kumluca karayolundan Olimpos'a ayrılan 7 kilometrelik yolu takip ederek tatil mekanına ulaşabiliyorlar.

Gençlerin tercihi Olimpos'tan yana olurken, aileler ise Olimpos'un hemen komşu koyu Adrasan'da konaklamayı tercih ediyor. Adrasan koyunda daha çok ev pansiyonu şeklinde hizmet verilirken, bakir koy Adrasan, Akdeniz'in tadını çıkarmak isteyenlere muhteşem bir tatil imkanı sağlıyor.

Noel Baba’nın hediyesi; Demre

Antalya'nın Demre ilçesi, dünya çocuklarının ''Noel Baba'' olarak tanıdığı Aziz Nikolaus'un yaşamının büyük bölümünü geçirdiği ve mezarının bulunduğu yer. Özellikle Ortodoks turistlerin hac merkezlerinden Noel Baba Kilisesi, her yıl binlerce turisti ağırlıyor. Myra Antik Kenti ve Andriake Limanı da, ziyaretçilerini geçmişten günümüze bir yolculuğa çıkarıyor.

Deprem nedeniyle sular altında kalan Kekova Antik Kenti de Demre'de görülmesi gereken yerlerden. İlçe merkezinden 25 kilometrelik bir yolla ulaşılan Kekova koyunda, tabanı camla kaplı teknelerle yapılacak turlarda, Kekova antik kentinin kalıntılarını ve su altında yatan amforaları izlemek, tatilcilere ayrı bir heyecan veriyor.

Kekova turunda isteyenler dalış turlarına katılarak, Akdeniz'in berrak sularında mavi derinliklerle de tanışabiliyorlar. Demre'de resmi 32 noktada dalış gerçekleştirilirken, dalışa katılacaklara önce teorik eğitim veriliyor. Güvenli bir dalış için gerekli bilgileri rehberlerden alan dalış tutkunları, daha sonra maviliklere doğru yola çıkıyor.

Demre ilçesine bağlı Üçağız Köyü'nden de kano turları düzenleniyor. Beş saat süren tur boyunca turistler, Kekova'daki batık kentin üzerinden geçiyor, yüzme ve doğa ile baş başa kalma imkanı buluyor. Özellikle Avrupalı turistlerin büyük ilgi gösterdiği turlarda, Üçağız Köyü'ne gelen turistler, önce uzman rehberler eşliğinde malzemeler, tur elbiseleri, kano kullanımı konusunda bilgilendiriliyorlar. Ardından özel elbiseleri giyen turistlerin, kano ile yolculukları başlıyor.

Profesyonel rehberler eşliğinde yapılan turlarda, kanolara tekli veya çift olarak binen turistler, tarihin ve doğanın içinden geçerek bir saat kürek salladıktan sonra Tersane Koyu'na varıyor. Yolda yorulanların imdadına onları takip eden tekne yetişiyor ve kano tekneye bağlanarak çekiliyor. Burada verilen yemek ve yüzme molasının ardından tekrar kanolara biniliyor ve Batık Kent'e geliniyor.

Batık Kent'te denizde kano üzerinde verilen molada, Batık Kent'in öyküsü dinleniyor. Daha sonraki mola ise Simena Antik Kenti'nde veriliyor. Simena Antik Kenti'ndeki molada, isteyenler Siemana Kalesi'ne çıkıyor, isteyenler yüzüyor. Ardından kanolara binilerek tarihi kalıntıların bulunduğu küçük adacıkların arasından geçilerek, tekrar Üçağız Köyü'ne ulaşılıyor. Molalarla birlikte beş saat süren kano turlarında, yaklaşık 9 kilometre kürek sallanıyor.


Geri
1/5
İleri

Olimpos / Burada, nefessiz bile yaşanır

Olimpos

 

Olimpos'ta tatilciler, ağaçların üzerinde kurulan ahşap bungalovlarda konaklayabiliyor. Turistik tesislerin işletmecileri tatil için Olimpos'u tercih edenlere, kaya tırmanışı, doğa yürüyüşü, dalış gibi alternatif sporları yapma şansı sunarken, özellikle genç tatilciler, yöredeki bazı tesisler içindeki eğlence yerlerinde keyifli zaman geçirebiliyorlar.

Tük Kızılayı
En Çok Okunan Haberler
MEVSİM Marketler Zinciri