“Gündelik yaşamda ısrarcı olun”

“Gündelik yaşamda ısrarcı olun”

Terör olaylarının toplum üzerindeki etkilerini konuştuğumuz Uzman Psikiyatrist Şahut Duran, “Toplumsal ve bireysel travmanın etkisini azaltmak için gündelik yaşamda ısrarcı olmalıyız vurgusunda bulunarak “ Panik ve travma yaratacak görüntüler için yayın yasağı getirilmesinin doğru buluyorum” dedi.

10 Ocak 2017 - 10:27

 Türkiye Psikiyatri Derneği Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Şahut Duran, terör olaylarının topluma etkisini değerlendirdi. Uzman Psikiyatrist Duran, toplumun gündelik yaşamda ısrarcı olması gerektiğini ancak olaylara karşı da kendisini korumayı bilmesi gerektiğini söyledi. Dr. Duran, gazetemiz Yenigün’e yaptığı değerlendirmede toplumsal duyarlılığa da dikkat çekti.

Terör olayları topluma etkisi nedir ?

Terörün amacı toplumdaki sosyal hareketliliği azaltmak ve insanların sosyal hayattan kaçınmasını sağlamaktır. Terör kelime anlamı olarak , dehşete düşürme, caydırma ve korkutma gibi anlamlarla karşımıza çıkıyor. Bu tanıma göre en fazla yaşanılan duygu, korku, kaçınma, kaygı ve dehşete düşme gibi sıralayabiliriz.

Günlük yaşama adapte olabilmek için ne yapılmalı?

Terör olaylarının insanlarda yarattığı olumsuz etkilerden birisi de kaçınma ve toplu alanlara çıkamama durumudur. Kaygı bozukluğunun yaşandığı zamanlarda, terapi öneriyoruz. Kaygılar terör olaylarından sonra geliştiği için durum ilerleyen zamanlarda ağır etkiler gösterebilir. Birebir bu tür durumları yaşayan kişileri yalnız bırakmamak gerekiyor. Şok etkisinin ardından kişilerin yanında olmak gerekiyor. Anında sokağa çıkmasını beklemek doğru değil. Profosyenel yardım ve desteğe başvurmaları için yardımcı olunmalı.

Terör eyleminden etkilenenlere nasıl yardımcı olunabilir?

Terör eylemi ile birebir karşılaşan insanlar yaşadığı olayı, kimsenin onu anlamayacağını düşünerek pek anlatmaz. Bu durum da travmanın devam etmesini sağar. Bu kişilerin yanında iken onları anlamaya çalışmak ve sabırla dinlemek gerekiyor. Nasihat yerine sabırla o kişiyi dinlemek gereklidir. Yalnız olmadıklarını hissetmeleri önemlidir. Sabırlı olmak gerektiğinin altını çizmede fayda var. Nasıl oldun, nasılsın, ne yaşadın, ne hissediyorsun gibi sorulardan kaçınmak gerekiyor. Onun verdiği kararları desteklemek gerekiyor.

Saldırılardan kurtulan insanlar nasıl etkileniyor?

Saldırının ardından şok dönemi yaşanıyor. Bu süreci anlamlandıramama durumu ortaya çıkıyor. Durum netleşmeye  başladığında ise üzüntü, hüzün veya depresyon başlıyor. Durum ile karşı karşıya İnsanlar hiç bir şey olmamış gibi davranamaz. Kişisel yapı ve sosyal desteğe bağlı olarak bazı insanların bu etkiyi atlatması daha kolay olabilir. Kaçınma,, korku veya durumun tekrar yaşanacağını düşünmek gibi kaygılar hayatını etkilemeye devam ederse  destek gerekiyor.

Tarvmayı yaşayan her insanın sorun yaşamadığını iddia etsede bir yardım alması gerektiğini söyleyebiliriz. Tarvma ile ilgilenen kurumlar ve kişilerden yardım almaları doğru olur. Türkiye Psikiyatri Derneği , Psikologlar Derneği ve Tabib Odalarının  içinde olduğu ‘Psikososyal Dayanışma’ adında bir yapı mevcut. Bu konuda bu kurumlara ulaşılabilir.

Diğer yandan çevre ne yapabilir ?

Yalnız bırakmama ve yanında  olma en başta yapılacak şey. İş hayatı etkilenebilir, performansı etkilenebilir. Bu durumda da iş veren ve mesai arkadaşlarının anlayışlı ve sabırlı olması gerekiyor.

Yakınını kaybetmiş çocuklar ile nasıl konuşmalı?

Çocukların yetişkinlere göre olaylar kavrama yetileri daha zayıftır. Bu durumdan olumsuz etkileniyorlar. Yakınlarının kaybını tam olarak anlayabilmesi , buna yönelik  bir savunma geliştirmesi zordur. Çocukları travmatik ortamdan uzak tutmak gereklidir. Olayı anımsatan kötü fotoğraf, yayın ve görüntülerden uzak kalması gerekiyor.

Travmaya neden olan haber şekilleri nelerdir?

Kişisel bilgiler yorumlar, bilgi kirliliği, propoganda amaçlı yapılan ve travmatize eden yayınlardan  uzak durulmalı. Panik ve travma yaratacak görüntüler için yayın yasağı getirilmesini doğru buluyorum. Bu görüntülerin yayılması hoş değil. Ancak bilgi edinmemin de sağlanması gerekiyor. Sağlıklı bilgi almanın travmaya olumlu etkisinin olduğunu biliyoruz. Sağlıklı bilginin verilmesi çok daha doğru. Dolayısı ile bunu verecek olan medyanın güvenirliği de önemli. Medyanın güvenirliği azalıyor.Güven azaldıkça toplum travmaya dönük oluyor.

Olayalara ilk tanık olan meslek grupları travmadan nasıl korunabilir ?

Plis ,asker  ve itfaiyeci gibi meslek gruplarının olaylara daha fazla tanık olduğunu ancak aldıkları eğitimler ile de daha hazırlıklı olduklarını görüyoruz.Dönem dönem kontrolden geçirilmesi ve destek sunulması gerekiyor.  Ama gazeteciler  için aynı durum söz konusu değil. Özellikle gazetecilerin bir desteğe ihtiyacı var.  Toplumsal olarak gündelik yaşama önem vermeliyiz. Toplumsal ve bireysel travmanın etkisini azaltmak için gündelik yaşamda ısrarcı olmalıyız.  Ayşe YILMAZ

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Ezgi Mola'dan büyük tepki
Ezgi Mola'dan büyük tepki
Cem Yılmaz’ın yeni aşkı
Cem Yılmaz’ın yeni aşkı