21 Mayıs 2012 Pazartesi

“Biz enerjimizi zaten ucuz kullanıyoruz ama daha da ucuzlatılabilir. Bunun da oranının yüzde 10 civarında olacağını tahmin ediyorum”
Geçtiğimiz yıl İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) seçimlerinde de aday olan Bayram Talay, yapılacak Outlet AVM için bölgedeki sanayicilerin de fikrinin alınması gerektiğini belirtti. Ayrıca bölgede acilen bir MOBESE sistemine de ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Talay ile İAOSB'nin güvenliği, ulaşımı, katı atık yönetimi, enerji temini gibi konuları ve yapılması gerekenleri konuştuk.
Önce okuyucularımıza kendinizi tanıtır mısınız?
Sahibi olduğum ve Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Meba Reklamcılık şirketimizle 35 yıldır açık hava reklam sektöründeyiz. Aralarında Turkcell, Arçelik, Mercedes, Seramiksan, İpragaz, Aras Kargo gibi birçok ulusal firmaya hizmet vermekteyiz. Bu kapsamda firmaların açık hava reklamlarını, fuar stantlarını ve dijital baskı işlemlerini yapıyoruz. Atatürk Organize Bölgesi’nde ise 1993 yılından beri hizmet veriyoruz. Bölgeye ilk fabrikayı yapan işletmelerden biriyiz. Bu süreçte teknolojiye yatırım yaparak, CNC ve dijital baskı sistemlerini getiren, flotter sistemlerini İzmir’e kazandıran firmaların başındayız. Kendi sektörümüzde lideriz.
Seçim zamanı bastırdığınız proje kitapçığında yer alan Outlet AVM’nin bugün OSB yönetimi tarafından hayata geçirilmeye çalışıldığını görüyoruz. Bu konuda ne söylemek istersiniz?
Aslında ben bu projeyi ilk açıkladığımda ‘Sanayi bölgesinde böyle bir şey olur mu?’ diye bir sürü olumsuz tepki aldım. Bugün ise bizim Outlet AVM projemizin hayata geçirileceğini duymamız sevindirici. Tabii ki projeyle burası cazibe merkezi haline gelecek. Ama sanayicilerimizin görüş ve desteğini alarak bunu yapmak lazım. Bölge sanayicimizle bunu masaya yatırıp, artılarını eksilerini değerlendirerek çalışma yapmak lazım. Bu arada gururla duyduğum bir konu da Folkart’ın bu konuya el atması. Folkart gerçekten İzmir’de bir marka; böyle bir projeye destek olduğunu duymak mutluluk verici. Buraya da yakışacak bir şey yapacaklarını tahmin ediyorum.
Her yerde güvenlik var ama güvenlik noktalarında bu görevliler duruyor. Ben seçim döneminde de MOBESE sistemi ve güvenlik merkezinin kurulmasını istiyordum. Ana arterlere yerleştirilecek kameralarla belli bir merkezden giriş, çıkışların kontrol altına alınmasını istemiştik. En yakın dönemde ise bizim hemen en yakınımızdaki bir fabrikada soygun oldu ve çok büyük zarar gördü. Hala hırsızlar bulunamadı. Bundan sonra yönetimin ne yaptığı önemli. Ben güvenlik firmasının sahibiyle görüştüğümde soygundan sonra bir toplantı yapılmadığını söyledi ve açıkçası bu duruma üzüldüm. O güvenlik firmasının görevlilerini çağırıp, ‘Artılarımız, eksilerimiz nedir, bir eksikliğimiz mi var. Nasıl görmediniz?’ diye konuşulmasını beklerdim. Konu basına da yansımadı ve sanki böyle bir olay olmamış; üstü de örtülmüş gibi. Bölgemize yakışır bir güvenlik sisteminin kurulması lazım. Bakın her noktada bir adamın olması şart değil. Sistemi kurarsınız, insanlar bugün şehirleri bile Mobese sistemiyle koruyup, arananları da bu sistem üzerinden buluyor.
Sistemin kurulmaması bütçenin yetersizliğinden kaynaklanıyor olabilir mi?
Hayır, hayır; bütçe yeterli. Buranın bütçesi Türkiye’deki sanayi bölgeleri içindeki en iyi bütçeye sahip. Şu an bu AVM’yi konuştuğumuz 430 dönümlük arazide bu proje hayata geçtiğinde oldukça iyi geliri olacak buranın. Yani bütçeyle ilgili hiçbir sorun yok. En rahat ve paralı bölge burası.
Bütçe sorun değilse, enerji konusunda İASOB niye alternatif enerjilere yönelmiyor?
Burada doğalgaz ile kendi enerjimizi kendimiz üretiyoruz ama alternatif enerjilere mutlaka yönelmeliyiz. Şu an Ataer Enerji Santralimizde doğalgazdan enerji üretiliyor. Diğer alternatif enerji sistemlerine yönelmeliyiz.
Şu an yönetimin projelerinde böyle bir çalışma var mı?
Onu bilemiyoruz tabii ama seçim sürecinde söylediğimiz şey, enerji fiyatlarının minimuma düşürülmesi için çalışmaların yapılmasıydı. Bunu da alternatif enerji kaynaklarıyla başarabileceğimizi söylemiştik. Hem rüzgar hem güneş enerji sistemleri kurulmasını planlıyorduk.
Biz enerjimizi zaten ucuz kullanıyoruz ama daha da ucuzlatılabilir. Bunun da oranının yüzde 10 civarında olacağını tahmin ediyorum.
Rusya ve İran’la yaşanan sıkıntılar malum. Gaz akışının kısılması durumunda ne olur?
Kontak kapatacak duruma geliriz. Alternatif enerji kaynakları buranın kurtuluş umududur. Bugün için dediğiniz gibi belki sıkıntı aşılmıştır ama yarın ne olacağı belli değil. Bizim sürekli üzerinde durduğumuz en büyük projelerimizden biri de çevreyle ilgili Çevre Atık Yönetim Sistemi’nin ve lisanslı bir Ara Atık Toplama Merkezi’nin kurulmasıydı. Hatta bu merkeze bir de atık toplama aracı alınmasıydı. Böylece bölgede atıklarla ilgili sorunu olan sanayiciye destek olunacaktı. Seçim sürecinde de bunu savunduk ama hala bununla ilgili bir şey yapıldığını görmüyoruz. Seçimler biteli bir yıl oldu. Bizler bu konuda oldukça emek verip, çalışmalar yapmıştık fakat sağolsun şimdiki Yönetim Kurulumuz bu konularda bizimle şimdiye kadar bir kere bile görüşmedi.
Bir sanayicinin belediyeye ödeyeceği katı atık bedelinin yaklaşık tutarı nedir ve bu sistem hayata geçmiş olsaydı tasarruf oranı ne olurdu?
Şunu kesin ve net söyleyebilirim ki, sanayicilerin bu konudaki harcamaları yarı yarıya inecekti. Belediyeler katı atıklarla, ilan reklam vergileriyle kendilerine gelir kapısı elde etti. İnanın Çiğli Belediyesi burayı bir gelir kapısı gibi görüyor. Katı atıklarla ilgili de kesin ve çizgileri net olarak en yüksek baremi alıyorlar. Bu ilan-reklam vergisinde de böyle. Biz bunu defalarca hem bölge yönetimine hem de belediyeye ilettik. Çiğli’nin içindeki esnaftan metrekarede 20 lira alıyorlarsa, bizden 150 lira alıyorlar. Aslında organizelerin daha çok korunması ve teşvik edilmesi lazım. Ama bizim burada tam tersi oluyor. Hele hele önümüzdeki süreçte yeni çevre yasası çıktığında, sanayicimizin katı ve tehlikeli atıklarla ilgili işi daha da zorlaşacak. Bölge yönetiminin bir, iki firmayı hedef gösterip, ‘Katı ve tehlikeli atıklarla şu firmalarla anlaşın’ demesi, iş değil. Bununla ilgili projelerini hayata geçirmeliler.
Sanayicilerin OSB yönetimine belediyeyle görüşülmesi konusunda bir baskısı, talebi yok mu?
Yönetimle ne konuşulduğunu bilemiyorum ama bize oy vermiş veya vermemiş tüm insanların haklarını savunmak zorundayız. Biz zaten bu işlerinin takipçisiyiz ve yakinen süreci izliyoruz. Mutlaka sanayicilerin böyle bir beklentisi var. Bu süreç sıkıntılı bir süreç. Türk Ticaret Kanunu değişikliği de gündemde. İnsanlar onlarla mı uğraşsınlar, çevre atık konusuyla mı uğraşsınlar? Sanayicimiz 10-15 kulvarda mücadele ediyor. En azından bu mücadelede yöneticilerimizin sanayicinin yanında olması, yükünü hafifletmesi gerekir.
Karayolu açısından bir sorununuz yok gibi gözüküyor.
Aslında bizim en büyük avantajımız otoban bağlantımızın OSB içine kadar girmesi. Bu bölgeyi rahatlatıyor ama ayrı sorumluluklar da getiriyor. Buraya yoncalı viyadükler yapılması gerekir. Bu da Karayolları ve hükümetle yapılacak işler. Tahmin ediyorum ki, yönetim kurulumuz bu konuda çalışma yapıyordur. Çünkü köprülerin yeterli olmadığı görülüyor.
Son olarak, seçimlerde tekrar aday olmayı düşünüyor musunuz?
Adaylık konusunu bugün konuşmak için henüz çok erken. Biz sanayici olarak bölge sorunlarına kayıtsız kalamayız. Ben de bölgemizdeki her türlü sorunun çözümü konusunda elimden gelen her şeyi yapıyorum. Burada aday olacak arkadaşlara destek olacağız. Ama ben şu an adaylık konusunda herhangi bir şey söylemek istemiyorum.
Murat Ervin
En güçlü aday Karamustafaoğlu
Yenigün Gazetesi okurları tarafından gerçekleştirilen 'CHP İzmir İl Başkanı ...
Körfez’deki balıklar rahat nefes alacak
İzmir Körfezi'ne balık girişini ve su sirkülasyonunu önleyen Ragıp ...
İşte seyyarın akıl oyunu!
İzmir'de nüfusu yüksek ilçelerin bölünerek yeni belediyelerin kurulması, seyyar ...