Kelimelere Fısıldayan Adam: Ali İhsan Varol

Kelimelere Fısıldayan Adam: Ali İhsan Varol

24 Aralık 2017 - 09:17 - Güncelleme: 24 Aralık 2017 - 13:46

Kelimelere fısıldayan adam: Ali İhsan Varol

Varol, İşin içine yok yüksek bir para girmediği için, samimi bir ortam oluştu. Diğer yarışmalardan bu noktada biraz daha farklı bir yarışmaydı" dedi

 

 

 

 

Kelime Oyunu yarışması ile tanıdığımız, usta sunucu ve televizyoncu Ali İhsan Varol, başarısının sırrını arkadaşımız Volkan Çelik ile paylaştı. Kelime Oyunu yarışmasında samimi bir ortam oluştuğuna dikkat çeken Varol, “Biz çok büyük bir ödül vermiyorduk. Onun için küçük ipuçları vermem, rakipleri tarafından hoş görülüyordu. Hiçbir yarışmada, kaybedenin kazananı bu kadar içten tebrik ettiğini görmedim. Dostluklar kuranlar oldu, evlendirdiğimiz yarışmacılarımız bile oldu. İşin içine yok yüksek bir para girmediği için, samimi bir ortam oluştu” dedi.


KELİME OYUNU NASIL BAŞLADI?

Kelime Oyunu yaklaşık 7 yıl sürdü. İlk olarak Kelime Oyunu'nun sorularını yazarak işe başladım. Tamamen ek iş olarak yapacağım bir şeydi. Mesleğim zaten soru yazarlığıydı. Soruları yazdım, birkaç bölüm gönderdim. Daha sonra akış provasına çağrıldım. Henüz yarışmanın sunucusu belli değildi. Soruları bildiğim için, ister istemez sunucu olmak durumunda kaldım. O bir bölüm prova olarak çekildi. Kaydı izleyen kanal yöneticileri, benim sunucu olmamı istemişler. Sonra böyle bir teklifte bulundular. Kamera önünde olmak istemiyordum ama 'elimize mi yapışacak deneyelim' dedim, keza elime yapıştı. 7 yıl boyunca devam etti. İlk bölümler benim açımdan çok zorluydu. Alışmakta sıkıntı çektim. Haftada 5 gün çekim yaptığımız için, zamanla soğukluğu üzerimden attım. Kendimi geliştirme fırsatı buldum. Yarışmacılarla iyi iletişim kurmaya çalıştım.

DOSTLUKLAR KURDUK

Biz çok büyük bir ödül vermiyorduk. İnsanlar yarışmaya katılıp ödül kazandıklarında hayatları değişmiyordu. Onun için küçük ipuçları vermem, rakipleri tarafından hoş görülüyordu. Hiçbir yarışmada, kaybedenin kazananı bu kadar içten tebrik ettiğini görmedim. Dostluklar kuranlar oldu, evlendirdiğimiz yarışmacılarımız bile oldu. İşin içine yok yüksek bir para girmediği için, samimi bir ortam oluştu. Diğer yarışmalardan bu noktada biraz daha farklı bir yarışmaydı. Bizim halkımız bulmaca çözmeyi çok seviyor, onun için formatımız tuttu.

GÖSTERİN ÇOK SEVİLDİ

Etimolojik Cahil Cesareti gösterisi, bir cahil cesareti ile başladı aslında. Pek yapabileceğimi düşündüğüm bir şey değildi. İlk provalara başladıktan sonra fark ettim ki; sahnede olmaktan büyük keyif alıyorum. Kendimle ilgili hikayeler anlatıyorum, kelimelerin kökenleriyle ilgili hikayeler anlatıyorum, kelimelerin dilimize nasıl girdiğini, nasıl bir macerası olduğunu aktarıyorum. Bazen de fonetiklerinden bahsediyorum. Bu gösterinin hazırlanmasına zemin hazırlayan; Kelime Oyunu yarışmasıydı. Bu süreçte kelimelerin çok ilginç hikayelerinin olduğunu öğrendim. Sonuç olarak bunu bir gösteri haline getirdim.

ZENGİN BİR DİL

İlk olarak İstanbul'da başladım. Daha sonra İzmit, Mersin, İzmir, Bodrum gibi yerlere gittim. Hep güzel karşılandım. İnsanlar düşündükleri kişiden farklı bir kişiyle karşılaştıklarını söylediler. Ben, didaktik, insanlara bir şey öğretmeye çalışan bir yapının içerisine girmek istemedim. Fakat gördüm ki; insanlar gerçekten o beklenti ile geliyorlarmış. Benim yapmak istediğim şey ise hoşça vakit geçirmeleriydi. Mümkün olduğunca insanları güldürmeye çalışıyorum. 40 kapının ipini çekmiş bir dil bizim dilimiz. Çok hoş, çok güzel bir dil. Zenginliği de bundan kaynaklanıyor. İşin içine girince koca bir derya ile karşılaşıyorsunuz.


İZMİR'İ SEVİYORUM

İzmir, gösterimin çok önemli noktalarından biriydi. Her şeyden önce İzmir içinde bulunduğum zaman çok mutlu olduğum bir şehir. İnsanları eğlendirmek istediğim için, İzmir ilk gelmek istediğim yerdi. Biraz daha gösterinin tozunu üzerimden atmak istedim, 6-7 gösterinin ardından İzmir'e geldim. Çok güzel karşılıklar aldım. Muhtemelen yine geleceğim.


ÇOK KEYİFLİ

Ahmet Kural, Murat Cemcir ve Yönetmenimiz Selçuk Aydemir hayran olduğum kişiler. İşler Güçler dizisini severek izliyordum. Komedi anlayışını belirli oranda değiştiren bir diziydi. Sonra onları yarışmama davet ettim, sağolsunlar geldiler. O gün çok keyifli vakit geçirdik. Yeni bir projeye başladıklarında akıllarına gelmişim. Prova çekimlerine gittim, bana çok yardımcı oldular. Başka türlü cesaret edebileceğim bir iş değildi. Arkadaşlarımın rollerine nasıl hazırlandıklarını görünce şaşkınlık içinde kaldım. Bir anda inanılmaz komik bir şeyi ortaya koyabiliyorlar. İkinci sezondan itibaren senaryo grubunda ben de yer aldım. Her cümlede bir espri vardı, çok hızlı bir komediydi. Diziyi asla yavaşlatmadılar. Çok keyifli bir projeydi.


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Hilton’dan mesaj var
Hilton’dan mesaj var
Bisiklet turu
Bisiklet turu