Değerli trafik dostları, ülkemizde bayramların çokluğu bilinen bir gerçek olup tatil günlerini de
arttırmaktadır. Bunun yanı sıra azalan çalışma süresi ve artan tatil nedeniyle
çıkılan seyahatlerde meydana gelen trafik
kazalarındaki can kayıpları ve bunun sayısal maddi ve manevi değer
sonuçları nedense dikkate alınmıyor.
Oysa İçişleri Bakanımız Beşir Atalayın göreve
başladığı ilk günden itibaren trafik konusundaki duyarlılığı bilinen bir gerçek olup, yayınlanan genelgeler ise trafik konusundaki duyarlılığının en
güzel örneğidir.
İşte bayramların çokluğu ile bilinen ülkemizde, trafik
polisi alarm durumuna geçiyor ve
tatil süresince görevler ile görevliler arttırılıyor.
Peki böylesi özverili çalışmalar yeterli olacak kadar bir
sonuç veriyor ve ölümlü trafik kazaları
sayısında azalma oluyor mu? Bence hayır
Diğer taraftan bizde trafik kazalarında ölenlerin
sayılarındaki gerçek payı azdır çünkü bu sayı sadece kaza yerinde tespit edilen sayı olup, yaralı olarak
hastaneye kaldırılırken yolda veya hastanede kaybedilen kazazedeler
yetkililerce tespit edilmediklerinden bu
sayıya ilave edilmemişlerdir. Bu nedenle yılda ortalama on bine yakın
vatandaşımızı trafik kazalarında kaybettiğimiz gerçeği ise resmi kayıtlarda neredeyse bunun sadece yarısı olarak
belirtilmektedir.
Bu nedenle medeni ülkelerde olduğu gibi basit bir uygulama
ile gerçek değerlerin tespiti sayesinde daha köklü çözümler alınacağı kanısındayım. Ülkemizde bir Trafik Terörü
gerçeği olduğu ve bu nedenle birçok suçsuz vatandaşımızın trafik şehidi olduğu
bir gerçektir. Sadece bayramların ilk ve son günlerinde sadece trafik
polislerinin katılımıyla alınacak yetersiz
tedbirlerin bir sonuç vermediği görülmektedir.
Çünkü trafikte eğitim yok denecek kadar az olup, denetimlerin
ise bazı yerlerde yeterli ve tarafsız olduğu söylenemez. Trafik polisi atandığı
görevde ve yerde yıllarca kalıp dostlukları etkinliğini azaltırken, şimdi de
zaten dokunulmazlığı olan Milletvekillerine kırmızı plaka uygulaması çıkacağı söylenirken ve daha niceleri!
Bunun yanı sıra ülkemizde sürücü belgesi alımının ne kadar ucuz ve eğitim gerekmediği bilinirken, sürücü özel kursu denilen
ticarethanelerin İçişleri Bakanlığınca denetlenmediği sürede ülkemizde trafik terörünün önüne geçilemez. Oysa
ülkemizde yollarda gördüğümüz trafik polisi kadar hiçbir ülkede görmek mümkün değildir. Çünkü her vatandaş bu görevi
kendi üstlenmiş olup; önce kendini sonra etrafını denetler ve gördüğü aksaklıkları ise gerek uyarı
ile gerek polisi aramakla yerine getirirken bunun bir vatandaşlık görevi olduğunu bilir. İşte ülkemizi
yönetenlerin bu bilinci ise yapacakları yeni
uygulamalar ile vatandaşa aşılamaları gerekir, yoksa buna en güzel örnek Fahri Trafik Müfettişlerinin yok
edilmesi şeklindeki duyarsızlık ve bazı uygulamalar ile değil.
Oysa hepimiz ülkemiz için her konuda Fahri Müfettiş olalım
ve kendi kendimizi yönetelim, işte Cumhuriyet
ve Cumhuriyetin çocukları böyle olunur.
Atatürk ün bizlere gösterdiği hedefler doğrultusunda
ilerleyeceğimize inancım sonsuz olup, kardeşlik ve dostluğa esas olan Ramazan
Bayramı nedeniyle en iyi dileklerimi sunuyor, trafik kazalarından uzak bir bayram diliyorum.