21 Mayıs 2012 Pazartesi

Piyasalar:   USD: 1,8295down  |  EURO: 2,3365down  |  İMKB: 57.231up
  
DÜNYANIN EN YEŞİL KANYONU: ŞAHİN DERESİ  - Özdener GÜLERYÜZ

Özdener GÜLERYÜZ

28 Mayıs 2011 Cumartesi

DÜNYANIN EN YEŞİL KANYONU: ŞAHİN DERESİ

Yazar Arşivi   /   Bu sayfayi yazdir

Facebook'da Paylaş

Balıkesir Altınoluk’u oksijen çadırına dönüştüren etkenlerin başında Şahin Deresi Kanyonu, U şekilli Aralığı 700metre civarında

 

Balıkesir Altınoluk’u oksijen çadırına dönüştüren etkenlerin başında Şahin Deresi Kanyonu geliyor. Dağdan çektiği çam kokulu havayı ovaya dağıtırken, denizden aldığı

İyot kokusunu da dağa çıkartarak bir çeşit baca görevi görüyor.

Karşılıklı hava sirkülasyonunu sağlayan 27 kilometre uzunluğundaki kanyonun yüksekliği 600metre. Açık U şekilli Aralığı 700metre civarında.

Çevresi şifalı bitki ve otlarla bezeli olan Şahin deresi Kanyonu’na Orman İşletme Müdürlüğü’nden izin alınarak giriliyor. Rehbersiz gezmenin oldukça zor olduğu Şahin deresi Kanyonu’nda 25kilometrelik bozuk yol daha ziyade Jeep türü araçlara geçit veriyor.

258 bin hektarlık bir alana yayılmış olan Kaz dağlarındaki ormanlar fotosentez işlevini yerine getirirken her yıl ortalama 516.380 ton CO2 kullanarak yaklaşık 375.400 ton Oksijen üretirler.

 

Oksijen bolluğu

Kaz dağlarının ormanları üzerinde araştırmaları olan Prof. Dr. Osman Demir can’ın verdiği bu rakamlara göre, söz konusu oksijen konsantrasyonu bölgede küresel ısınmanın olumsuz etkilerini büyük ölçüde azalttığı gibi, yöreyi de oksijen bolluğu açısından dünyanın en zengin yerlerinden biri yapıyor.

Kaz dağları kimilerine göre, Alp Dağlarından sonra dünyanın oksijen yoğunlaşması en zengin bölge. Bölge bu özelliğini de, denizden gelen iyot kokulu havayı, dağa taşımakta bir baca işlevini gören, irili ufaklı kanyonlarına borçlu.

Mekanizma şöyle işliyor; dağın yüksek kesimlerinde karaçam, kızılçam, be Kazdağlarına endemik (yeryüzünde sadece bir bölgeye özgü bitki ve canlı türü) Kazdağı Köknar’ı gibi ağaç türleri bulunuyor. Bu Floranın ürettiği oksijen, denizden gelen iyotlu hava ile Altın Oluk yakınlarındaki Şahin deresi Kanyonu civarında karşılaşıyor. 27 kilometre uzunluğundaki Şahin deresi, Kazdağları’nda denize dik uzanan kanyonların en önemlisi. Yüzde 21’i aşan yüksek oksijen yoğunluğuna sahip bu kanyon bir tür ‘’oksijen çadırı’’ işlevi görüyor. Yüksek oksijen yoğunluğu, Şahin deresi Kanyonu ve çevresini, dünyanın birçok yerinde yetişmeyen ve Kaz dağlarına özgü, endemik, şifalı bitki ve otlarla bezemiş.

 

Ağaçlar ve pınarlar

Dağın 800mt’sine kadar kızılçam, 800-1400mt kuşağında ise karaçam ormanları bulunuyor.

Ayrıca Gürgen, Kayın, Ceviz, Çınar, Meşe, Ihlamur, Kestane ve Fındık ağaçlarına da rastlanıyor. 800 Civarında bitki çeşidi tespit edilmiş. Bu bitki türlerinin 77’si yalnızca Türkiye’de bulunurken 29’u dünyada yalnız Kaz dağı Milli Park’ında bulunan endemik türler. Dolayısı ile Şahin Deresi Kanyonu için ‘’Dünyanın en yeşil Kanyonu’’ dersek pek de yanlış bir ifade kullanmamış oluruz.

Avcılar köyünden orman yoluna girdiğinizde, Orman giriş izninizi görevli bekçiye gösterip köprübaşından Kışla Dağına varılıyor.

Yol üzerinde çok soğuk, kireçsiz suya sahip gölcükler bulunuyor. Bunlardan biri olan Dere çatı mevkiinde yüzebilirsiniz. Bu nedenle yola çıkmadan önce mayo ve havlunuzu yanınızda bulundurun. Su ve kuş sesinden başka ses duyulmuyor. Pınar suları hayli bol olarak görülüyor. ‘’Dere çatı suyu’’ çiçek ve kekik kokularını da beraberinde getirip, yosunlu kayaların kalbinden akıyor. Biraz ilerdeki pınar ise nane otları arasından aktığı için ‘’Naneli Pınar’’ ismiyle anılıyor. Kanyonda ilerleyen Gücük Burun, Ağlayan Çam, Kestane Deresi,

Yörük Pınarı, Selvili Mezarlık, Ayı Kapıları, Damla isimli etapları geçip Artan bir iştahla Altınoluk’a dönebilirsiniz.

 

Dağdaki şifalı otlar

Birçok hastalığın tedavisinde başrolü üstlenen otların tüm çeşitlerini Kaz dağında bulmak mümkün. Dağın otları arasında en başta çarpıntıyı önleyen Melisa geliyor.

Stresi yok edip, kalbe ve tansiyona iyi geldiği söylenenler arasında.

Kandil çayı, Bademcik ve boğaz hastalığına, papatya, nane, nezle ve sinüzite

Isırgan otu, Çay olarak ve tohumları havanda dövülüp bal ile karışımlarda kullanılarak tüketiliyor. Karabaldır otu, prostat’a iyi geldiği söyleniyor.

Üç çeşidi bulunan kekik otu şeker hastalığına ve her derde deva olduğuna inanılıyor.

Milli park sınırları içinde her türlü ot ve bitki toplamak yasaklandığı için meraklılar sadece fotoğraf çekmekle yetiniyorlar.

Değerli Egeliler, Türkiye’nin batı sahillerinde daha yüzlerce kıyı, koy ve yöre işte böylesine değerli hazinelere sahip. Bu sahillere yalnızca tutkun olmakla kalmayıp yıllarca kararlı bir şekilde kendi gücümüz çerçevesinde kararlı bir çevrecilik mücadelesi vermemiz gerekiyor.

Kısaca isimsiz birer doğa koruma görevlisi olmamız.

 


Önceki Yazıları

28 Mayıs 2011 CumartesiDÜNYANIN EN YEŞİL KANYONU: ŞAHİN DERESİ

21 Mayıs 2011 CumartesiÇok çehreli sokaklar

14 Mayıs 2011 CumartesiESKİ İZMİR ÇARŞILARI

08 Mayıs 2011 PazarNazilli fısıldamaları

01 Mayıs 2011 PazarBOZCAADA

24 Nisan 2011 PazarASIL EFENDİLER

17 Nisan 2011 PazarSTRUMA FACİASI

10 Nisan 2011 PazariL POSTİNO- (THE POSTMAN) NERUDA

03 Nisan 2011 PazarPANAİT İSTRATİ (1884- 1935)

27 Mart 2011 Pazar“SERENAD”-ZÜLFÜ LİVANELİ

20 Mart 2011 PazarSavaşçı mitolojik kadınlar

13 Mart 2011 PazarAĞLASUN’UN SAGALASSOS’U

06 Mart 2011 PazarTUFANLAR VE POMPEİ

26 Şubat 2011 CumartesiKARADENİZ 1926

19 Şubat 2011 CumartesiTURNALAR

12 Şubat 2011 CumartesiAYTMATOV, ASYA VE İLYAS

05 Şubat 2011 CumartesiSİMURG EFSANESİ

29 Ocak 2011 CumartesiUnutuş Irmağı “Lethe”

22 Ocak 2011 CumartesiTELDEKİ ADAM

15 Ocak 2011 CumartesiTRAPEZE

Tük Kızılayı
En Çok Okunan Haberler
MEVSİM Marketler Zinciri