21 Mayıs 2012 Pazartesi

Piyasalar:   USD: 1,8295down  |  EURO: 2,3355down  |  İMKB: 57.231up
  
Yürüyen tekere çomak sokmayın - Nedim Tübcel

Nedim Tübcel

16 Kasım 2011 Çarşamba

Yürüyen tekere çomak sokmayın

Yazar Arşivi   /   Bu sayfayi yazdir

Facebook'da Paylaş

İzmir'de %17 ile başlayan Ak Parti macerası bilindiği üzere geçtiğimiz seçimlerde %37'e kadar dayandı. Peki, bu nasıl oldu?

Yenigün Gazetesi'nde yazmaya başladığım ilk yazımda ‘Ak Parti İzmir'de neden yeterli başarıya ulaşamıyor’ diye bir başlık altında gerekçeleri sıralamıştım.

En önemlisi Ak Parti'nin başta İzmir olmak üzere kıyı bölgelerinde yeni bir seçmen açılım projesi ile seçmenin büyüteç altına alınması gerektiğini İl teşkilatlarının konservatif yapıdan çıkıp tüm eğilimlere kucak açan vizyon, güven, bağlılık ve hizmet noktasında yerel önderlerin direksiyon başında olmaları gerektiğini uzun uzun yazmıştım.

Şimdi gelinen noktaya bakarsak, Sayın Başbakan'ın özellikle İzmir Ak Parti teşkilatının başında görmek istediği ve bunu atama şeklinde hayata soktuğu, bu ısrarında da % 37 oy oranı ile ne kadar haklı olduğunun göstergesi Ömer Cihat Akay ve vizyon adayları Sayın Ulaştırma Bakanımız Binali Yıldırım ve Sayın Turizm Bakanımız Ertuğrul Günay'ın İzmir'de görevlendirilmesi sizce bir tesadüf mü?

Herkes hesabını, planını, hamlelerini buna göre yapıyor, lakin şunu da unutmamak gerekir, Sayın Başbakan'ın İzmir için düşündükleri ve arzuladıklarını tesadüflere bağlayarak yapacağına ihtimal vermek ne kadar aptallıksa şu an %37 oy kesabetini yakalamış bir yönetimin altını kazıp çıkar beklemekte o kadar aptallıktır.

Değerli okuyucularım, aslında ben olaya yaklaşan yerel seçimlere kendini hazırlayan CHP'ye kızgın ve “artık hizmet istiyoruz” diye sesini yükselten ve hizmete susamış İzmirli'nin bu seçimde Ak Parti belediye başkanlarını deneyeceklerini düşünerek yaklaşıyorum.

Çünkü gelişen şartlar CHP belediyelerinin her ne sebepten olursa olsun yetersiz kaldığı ve kendisine oy veren seçmene layık olmadığı, aldığımız duyumlar ve gözlemlerle ortadadır.

İzmir sağduyu sahibidir, laiktir, liberaldir, muhafazakardır, hizmete itibar eder, hizmet etmeyene de dersini verir.

Alternatifi de Ak Parti'dir. Ak Parti alternatif olacağı unsurları da ortaya koymalıdır. Bu da öncelikle il yönetim yapısının İzmir'in dokusuna, hassasiyetlerine, beklentilerine uygun olması ile kaimdir.

Bu da sosyal, siyasal ve ekonomik olarak ehliyetli ve becerikli yöneticiler ve doğru bir başkan tercihi ile mümkündür.

Şimdiden İzmir'de kapalı kapılar ardında teşkilatın ve halkın tercihlerini dikkate almadan kulis faaliyetleri ile oluşturulmak istenen başkan ve yönetim listelerinden çok İzmir'in ve İzmir halkının geleceğini düşünerek yapacağı değerlendirmeler, daha değerli, anlamlı ve akılcı olacaktır.

İzmir'de yeni bir açılım projesine ihtiyaç vardı. Nitekim genel seçim öncesinde Ömer Cihat Akay başkanlığındaki il yönetimi yeni baştan sosyal projelerin hayata geçirilmesi, yeni aktörlerin devreye sokularak tüm eğilimleri laik, demokrat ve muhafazakar çizgide Ak Parti kavşağında buluşma seferberliği yaratılması olayını bir orkestra şefi gibi organize ederek özlenen bir yapı oluşturulmuştur.

Sayın Cihat Akay ve bakanlarımız da güncel siyaset konularını ve felsefesini, bölge sorunlarını, halkla ilişkilerini, iletişim tekniklerini, demokratik siyasi mücadelenin tek yolunu ikna uzlaşma ve fikre hürmet olarak gören, görev ve sorumluluktan kaçmayan, sabır ve sükunet zengini ve demokrat yapısı olan, kentin siyasal manzarasının profilini ve konjonktörel sorunlarını yakından takip ve tahlil ediyorlar.

Sayın Cihat Akay'ın saygı, sevgi, uzlaşmacı ve babacan tavrı, liyakatı aynı zamanda temsil kabiliyeti ile yöresinde her eğilimle kucaklaşma çabası takdire şayandır. Bu çizgide Ak Parti'ye hizmet etmekten başka bence hiçbir beklentisi yoktur.

Ve buradan da anlaşılıyor ki partisinde iktidar olmak isteyen partili görüntüsünden keza partisini iktidar yapmak isteyen bir görüntü ortaya koymuştur.

Sayın Akay'ı muhalefet yapmamakla suçlayan bir takım odakları fikir ve hizmet yerine entrika, yalan, iftira ve dedikodu üretenler Ak Parti'nin İzmir'de büyümesine zaman kaybettirmeye çalışan bezirgan odaklarıdır.

Bu bezirganlar, zihinleri bulandırmaya, doğruları saptırmaya yönelik entrikalar olarak görülmektedir.

Kötü ve yanlış empozelerle kendilerine pay çıkarma dönemi bitmiştir. Herkesin bu saatten sonra kendisi ile ilgili özeleştiri ve ihtiras muhasebesi yapma zamanı gelmiştir. Artık yürüyen tekere çomak sokmamak gerekir. Meydanlara 200 bin kişi toplamak, % 37 oy kesabetini yakalamak, partiyi konservatif yapıdan çıkarmak başarı değil midir ve bu başarıda il başkanın payı yok mudur?

Bu istikrarı bozmaya kimsenin hakkı olmadığına inanıyorum. İstikrar sürsün Türkiye büyüsün diyen Ak Parti'nin de İzmir'de istikrarı sürdürüp Türkiye ile paralel İzmir'i büyüteceğinden de şüphem yoktur.

 

 

 

 


Önceki Yazıları

16 Kasım 2011 ÇarşambaYürüyen tekere çomak sokmayın

09 Kasım 2011 Çarşamba9 yıldır bir başka oluyor bayramlar

02 Kasım 2011 ÇarşambaDost düşman belli olsun…

26 Ekim 2011 ÇarşambaBAYRAĞIMIZA RENK KATTINIZ RUHUNUZ ŞAD OLSUN

19 Ekim 2011 ÇarşambaYerel medya ayakta kalmalı

12 Ekim 2011 Çarşambaİstikrar sürsün İzmir büyüsün

28 Eylül 2011 ÇarşambaAK Parti atağı

14 Eylül 2011 ÇarşambaErdoğan ve Ortadoğu

07 Eylül 2011 ÇarşambaNükhet Hotar ve Somali ziyareti

17 Ağustos 2011 ÇarşambaDünyanın en zengin ülkesi Türkiye

03 Ağustos 2011 Çarşambaİzmir'de belediyecilik anlayışı

27 Temmuz 2011 ÇarşambaYerel yönetimlerde halkla ilişkilerin önemi

13 Temmuz 2011 ÇarşambaAlın size havuzlu villanın ağababası

06 Temmuz 2011 ÇarşambaMahalli idareler ve yerel yönetimler

29 Haziran 2011 ÇarşambaOktay Ekşi - Kılıçdaroğlu ortak yapım

22 Haziran 2011 ÇarşambaKılıçdaroğlu’nun kimyası fena bozuldu…

15 Haziran 2011 ÇarşambaKılıçdaroğlu’nun başarısızlığı,rakibinin Erdoğan oluşundandır…

08 Haziran 2011 ÇarşambaİZMİR HİZMETİN KALESİ OLMA YOLUNDA

01 Haziran 2011 ÇarşambaMuhalefete talip bir Kılıçdaroğlu

18 Mayıs 2011 ÇarşambaBirileri tutsun şu Kılıçdaroğlu’nu!

Tük Kızılayı
En Çok Okunan Haberler
MEVSİM Marketler Zinciri