21 Mayıs 2012 Pazartesi

Piyasalar:   USD: 1,8295down  |  EURO: 2,3365down  |  İMKB: 57.231up
  
Kartal ve aslan - Metin ERTEN

Metin ERTEN

metin.erten@ttnet.net.tr

12 Şubat 2012 Pazar

Kartal ve aslan

Yazar Arşivi   /   Bu sayfayi yazdir

Facebook'da Paylaş

Hemen söyleyeyim. Bu, Beşiktaş ve Galatasaray yazısı değildir. Ama işin ucu oralara kadar gitmektedir.

Kendimi tarihçi olarak nitelendirmesem de üniversitede 4 yıl tarih okudum. Orada, Osmanlı’nın son dönemlerinde “Yıldız” sözcüğünün edebiyatta ya da sokakta kullanımının yasak olduğunu öğretmişlerdi. Efendim, “Yıldız” demek, “Yıldız sarayı” demekmiş, o da “padişah” demekmiş. Padişah için laf üretmek de kimsenin haddi değilmiş o zamanlar.

O zamanlar öyleydi de şimdi çok mu farklı?

Üniversite deyince, aklımıza neyin gelmesini bekleriz. Hür tür önyargıdan uzak, her tür siyasal ve bilimsel düşünceye açık, her şeyin tartışılabildiği, konuşulabildiği, özetle bilim üretilen yer değil mi?

Değilmiş demek ki. Ben üniversitede öğretim üyeliği yapmış biri olarak bunu çok önceden biliyordum ama her gün yeniden karşımıza çıkarıyorlar.

***

İsterseniz konuya geleyim.

Kütahya’daki üniversitenin bahçesinde birbirine bakan bir aslan ve kartal heykeli yapılır. Kendisi de akademisyen olan heykeltıraş, aslan ve kartal ile öğrencilere gelirken ve mezun olurken mesaj vermek ister. Bir muhbir vatandaş (ki muhbir vatandaşlığı seven çoktur bu memlekette) üniversiteye yazı yazarak, aslan ve kartal sembollerinin Ermenistan’ın sembolleri olduğunu söyler ve Ermenistan devlet armasının üniversitenin bahçesinden kaldırılmasını ister.

Bilim üretmesi gereken üniversitenin yönetimi de “evet haklısınız” der. Demekle kalmaz koca koca hocalar toplanıp heykelin kaldırılmasına karar verirler.

Şimdi… Konunun neresinden tutsak elimizde kalıyor.

Üniversitenin başındaki profesörlerin dünyaya, bilime, kendilerine nasıl baktıklarını yazsak yerimiz dar, sığmaz.

Hocaları dinleyip, memleketteki tüm aslan ve kartal resimlerini, heykellerini kaldıracağız desek. Yok, bu mantığı anlatmak için sayfa değil, kitaplar yetmez.

Bu kafayla işin ucunun nerelere gideceğini söylesek…

Örneğin Ermenistan devlet armasında aslan ve kartal olduğundan yola çıkarak, “Beşiktaş ve Galatasaray’ın armalarının da değiştirilmesi gerekir” desek.

Bugüne dek kaçımız bu hayvanların Ermenistan’ın armasında olduğunu biliyorduk ki? Ama artık biliyoruz. Bundan sonra nerede bu iki hayvanı görsek Ermenistan aklımıza gelecek. Olmaz!

Beşiktaş ve Galatasaray her maça çıktığında, gazetelerde onlarla ilgili her fotoğraf yayınlandığında, yurtdışına her gittiklerinde, aslında Ermenistan devlet armasını taşıyorlar. Vay canına!

Tez zamanda yasaklayalım aslan ve kartalı.

Başka şeyler de yapalım. Hayvanat bahçesindeki aslan ve kartalları telef edelim.

Hatta zaten olur olmaz nedenlerle İzmir Büyükşehir Belediyesine dava açıyoruz. Bir de buradan açalım.

Diyelim ki, “sen Sasalı doğal yaşam parkında aslan besliyorsun, sen nasıl Ermenistan devlet armasındaki bir hayvanı insanlara gösterirsin”.

Bizim gözümüz her aslan ya da kartal gördüğünde, aklımıza Ermenistan devlet arması gelecekse, yapılacak daha çok işimiz var. Örneğin televizyonlarda aslan ve kartallı belgeselleri, haberleri yasaklayalım. Okul kitaplarından bu iki hayvanı çıkaralım.

Uzatmayayım… Bu nasıl bir bakış açısıdır? Bu nasıl bir Ermenistan çekingenliğidir? Anlamıyorum.

 


Önceki Yazıları

16 Mayıs 2012 Çarşambaİyimser bir yazı

13 Mayıs 2012 Pazarİzmir’den Kızıltepe’ye

02 Mayıs 2012 Çarşamba1 Mayıs'ın iki yüzü

25 Nisan 2012 ÇarşambaÇernobil. Bir daha asla

14 Nisan 2012 CumartesiMuhtarlık tarih oluyor

04 Nisan 2012 ÇarşambaKazım Kurt sorar...

28 Mart 2012 ÇarşambaDönmenin 10 kuralı

21 Mart 2012 ÇarşambaTürkiye Kent Konseyleri Platformu Didim'deydi

08 Mart 2012 Perşembe“Anayasa platformu”

29 Şubat 2012 Çarşambaİhsan Alyanak anılıyor

22 Şubat 2012 ÇarşambaKarabağlar'da çayın taşıyla çayın kuşu

12 Şubat 2012 PazarKartal ve aslan

01 Şubat 2012 ÇarşambaSosyal belediyecilik

25 Ocak 2012 ÇarşambaBÜYÜKŞEHİR İÇİN SENARYO YAZSAK…

18 Ocak 2012 ÇarşambaMüzeler kenti olmak

11 Ocak 2012 ÇarşambaFındıklı derelerindeki ateş sönmüyor

29 Aralık 2011 PerşembeGidenin ardından

21 Aralık 2011 ÇarşambaKent Konseyleri Platformu Gerze’deydi

14 Aralık 2011 ÇarşambaBiz de varız

02 Aralık 2011 CumaCHP, tartışma kültürü ve belediyeler

Tük Kızılayı
En Çok Okunan Haberler
MEVSİM Marketler Zinciri