21 Mayıs 2012 Pazartesi
Pazar anayazı, 2 yazı, dip not, fıkra, günün sözü...
Söyler misiniz biz hangi zamandayız?
Zaman değişti mi ki? 1936-2012…
Neden mi tarihlere taktım?
Şundan... Türk Sineması’nın önemli kilometre taşlarından olan yönetmen Ali Özgentürk’ün hem yönetmenliğini hem de senaristliğini üstlendiği ‘Görünmeyen’ isimli son filminin İzmir galası Konak Sineması’nda geçtiğimiz hafta yapılmıştı bildiğiniz gibi...
Ve İzmirliler yoğun ilgisi oldukça takdire şayandı... İki salonu da kapatmışlardı tabiri caizse... İki yıllık aradan sonra İzmir Sinema ve Görsel Sanatlar Derneği’nin (İZSGD) yürüttüğü tadilat çalışmaları sonucunda kapılarını tekrardan sinemaseverlere açan Konak Sineması, sinema izleyicisine nitelikli filmler sunmaya devam etsin ki tadımız yerine gelsin...
Her neyse; Filmin hikâyesi Recep ile nişanlısı Ebru'nun çıktıkları yolculukta dedelerinin tanıştığı ve eşlik ettiği ünlü Macar besteci Bela Bartok'un Nazilerden kaçmak için Türkiye'ye gelmesi ile başlıyor...
Filmin içindeki ‘Görünmeyen'in derin anlamı ise, dikkat çeken 'Nazi Türkler'...
Altı çizilen konu, 1936’da Türkiye'ye gelen Bela Bartok'un, devlet koridorlarında ‘görünmeyenleri’ görmesi ile yaşadığı hayal kırıklığı...
Evlenmek isteyen bir çiftin ortak geçmişleri ile yüzleşmesi ise ayrı bir hayal kırıklığı...
Bu nedenle 'Görünmeyen', oldukça özellikli bir film...
*
Ve Udo Kier... İzmir’e, doğamıza, Gödence Köyü’ne, sevgisini ifade ederken duygulandım...
Ah be Nazım... Ne hoş yazmışsın selviliklerini...
Ah be İzmir’im...
Ne hoş selviliklerin.... Ne hoş çehren, ne hoş sevdaların...
Bir başkasın İzmir’im... Nasıl sevdalanılmaz ki sana... Bir başka yaşanır sanat kollarında...
Evet gelelim ‘Görünmeyen’lere...
‘Bu dünyada kim olacağına önceden mi karar veriyorlar?
Nedir ‘görünmeyen’ yasaklar?
Nedir görünmeyen eller?
Nedir görünmeyen fikirler?
Fısıltılar...
Bilinmezler...
Dedikodular...
Ve gürünmeyende tek görünen müzik, aşk ve sanat...
*
Güzel İzmir’imin güzel insanları tabii ki yine farkını gösterdi ve filme hak ettiği değeri gala gecesi verdi...
Benim buradaki ana konum her yerde her zaman görünmeyenlerin hüküm sürdüğünü bilenlere...
Her türlü görünmeyene...
Her türlü görünen, ama görünmeyen diye gizlenmelere...
Gizlenenlere...
Bilinenlere ve bilinmeyenlere...
Sırlara... Sırların içinde kaybolanlara...
Kendi sırlarında yaşayanlara...
Görünmeyenin her zaman kapımızı çaldığı gerçeğine...
Zaman...1936...
Şimdiki zaman...2012... Değişenler görünenler ve görünmeyenler...
Asıl konu zaman değil... Asıl konu ‘Hangi zamanda’ takılıp kaldığımız...
İnsanlığımız...
;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;
Herkese yeter dünya
Dünya herkese yeter... Herkese yeter ekmek...
Yorgunuz belki... O yorgunluk içinde farklılıkları aradık hep...
Yoğurduk yaşamımızı gözyaşlarımızla...
Ama yine de yoğuralım düşlerin ressamı ile hayatımızı...
Bu dünya herkese yeter...
İnsan... Doğa...
Her şey yeterki insanca olsun...
"Yeter ki; gün eksilmesin penceremizden…”
Ortaklık ve paylaşım kazanı burası...
Ufak da katkı sizden olsun...
Her bir birey yeteneği ve imkanları ölçüsünde bu dünyaya katkı sunmakta...
Dünyamızın görünen adı doğa ise görünmeyen adı olan sevgiyi katkı olarak sunalım ellerine...
Emek... Sevgi ve insanlar...
Sevgi hakim olsun bu yeryüzü cennetinde...
Daha ne istenir bilmem ki...
İşte güzel dünyamız için, güzel geleceğimiz için, sevgimizi sunalım en içten, en kalpten, en saf halimizle...
Mutlu kalın...
;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;
‘Kalsiyum’larım nerde?
Hayat damarlarımızdan biri...
Bedenimiz için çok önemli...
İleride kemik erimesi, kas ağrıları, eklem ağrıları gibi bir sürü sorunla karşılaşmak istemiyorsanız bedeninize aldığınız kalsiyumun büyük önemi var...
Ayrıca erken yaşlarda başlayan diş çürümelerinin ana nedenlerinden biridir kalsiyum eksikliği...
Aklınıza gelmeyebilir ama uyku sorunları yaşanmasına da sebep olmaktadır...
Kaliteli yaşlılık açısından büyük önem arz eden kalsiyumun günlük alınması gereken besinlerde ne kadar bulunduğunu kısaca aktarmak istedim...
"kalsiyum kaynağı, kemik güçlendirici " olarak bilinen ürünler aslında düşük kalsiyum içerirken, bazı besin maddelerimiz ise yüksek oranda hayat kurtarıcı denebilecek oranda kalsiyum içermektedir...
Örneğin pekmez, susam gibi...
Oysa biz süt olarak düşünürüz sadece kalsiyumu...
Günlük yaşantımızda aldığımız çeşitli besinlerin kalsiyum içerikleri; (100 gram içindeki kalsiyum-miligram olarak)
Kaşar peyniri: 700
Çökelek: 505
İnek sütü: 120...Yoğurt: 120
Beyaz peynir (yağlı): 162...Beyaz peynir(yağsız): 96
Pekmez: 400... Susam: 1200...
Soya Fasulyesi: 226... Taze fasulye: 55...
Bakla: 77... Barbunya: 128
Fasulye: 86... Nohut: 134...
Lahana: 43... Ispanak: 80...
Semizotu: 79... Marul: 79...
Mercimek: 68... Bezelye: 64...
Badem içi: 254... Fındık: 209...
Yeşil fıstık: 140...Ceviz içi: 84...
Siyah zeytin: 77...Yeşil zeytin: 90,
Tahin helva: 91...Bal: 15
Tereyağı: 19... Margarin: 4,
Dip not;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;
Bulutlarda yürümek...
Nasıl bir duygu acaba...
Ve bulutlarda yürümek ister misiniz ?
O zaman tatile çıkacağınız zaman, çantanızı topluyor ve Bolivya’daki “Salar de Uyuni”ye yola çıkıyorsunuz!
Salar de Uyuni dünyanın en büyük tuz gölüdür...
Ancak yağmurlu sezonda aynı zamanda dünyanın en büyük aynasına dönüşür...
Yani göl bir ayna görevi gördüğü için adı da “Cennetin aynası”dır...
Aslında, “Cennetle dünya arasındaki sınır”, “Cennete en yakın yer” olarak da bilinen bu muhteşem yer deniz seviyesinden 3,65 km yüksekte...
Salar de Uyani’nin büyüklüğü ise 4,086 m2...Ve ulaşım sadece balonlarla sağlanıyor...
Yansıyan bulutlar adeta sonsuzluğu çağrıştırmakta... Bulutların üzerinde yürüyormuş gibi bir hise kapılacağınız cennetin aynası dünyamızın ne kadar güzel, ne kadar özel ve harika bir yer olduğunu bir kez daha hatırlatmakta...
Sonsuzluk hissinizle beraber birleşen sevgi, size harika dakikalar yaşatacaktır emin olun...
Fıkra;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;
Dünya Genetik Projeler Yarışması yapılıyormuş. Tüm ülkelerden genetik profesörleri yarışmaya çalışmaları ile katılmış. İlk Fransız profesörün çalışmasının başına gelmişler. Jüri başkanı çalışmasının ne olduğunu sormuş.
Fransız profesör başlamış anlatmaya;
- Ben inek genleri ile tavuk genlerini birleştirdim, Ortaya çıkan mahlukatın eti kırmızı et kadar lezzetli, beyaz et kadar sağlıklı oldu
Demiş…
Ardından diğer çalışmaları ülke ülke gezmeye başlamışlar. Sıra gelmiş Türkiye'den bizim Laz profesöre, Jüri başkanı:
- Sizin çalışmanız nedir?
diye sormuş.
Laz profesör anlatmış:
- Ben demiş, karpuz genleri ile hamamböceği genlerini birleştirdim!
Birden tüm jüri üyelerinden bir kahkaha kopmuş ve başkan Laz profesöre
- Bu çalışma ne işe yarar?
diye sormuş.
Laz profesör:
- Çok işe yarıyor, karpuzu kesiyosun, çekirdekleri kaçışıyor...
Günün sözü;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;;
Kararlı bir biçimde- doğaya dönmemiz gerekir…
Samuel Beckett.
19 Mayıs 2012 CumartesiENGELLERİ KALDIRALIM....
12 Mayıs 2012 CumartesiKadın olmak..Anne olmak...
05 Mayıs 2012 CumartesiToplumsal cinsiyet eşitliği
04 Mayıs 2012 CumaGeniz eti- bademcik ve çocuk ilişkisi...
28 Nisan 2012 CumartesiAh depresyon...
27 Nisan 2012 CumaSAĞLIKLI KEMİKLER...
21 Nisan 2012 CumartesiBağımlılıklar...
14 Nisan 2012 CumartesiEski ‘KOCAKARILAR’ aranıyor!...
13 Nisan 2012 Cuma‘VİRÜS’ kaynaklı hastalıklara dikkat!...
07 Nisan 2012 CumartesiBİR HEDEF BİR AMAÇ...
06 Nisan 2012 CumaALERJİ...
31 Mart 2012 CumartesiDİYABET ‘Salgın’ gibi...
30 Mart 2012 Cuma“Mobbing”
24 Mart 2012 Cumartesi‘ALDATMA’ süreci
23 Mart 2012 CumaTüketim çılgınlığı...
17 Mart 2012 Cumartesi‘ÇOCUK YOGOSU’YLA TANIŞALIM MI?
16 Mart 2012 CumaKadınlarımız...
10 Mart 2012 CumartesiKADINLARIMIZ...-2-
03 Mart 2012 CumartesiAH... İLİŞKİLER...
02 Mart 2012 CumaÖzel dış görüntü arayışı...
En güçlü aday Karamustafaoğlu
Yenigün Gazetesi okurları tarafından gerçekleştirilen 'CHP İzmir İl Başkanı ...
Körfez’deki balıklar rahat nefes alacak
İzmir Körfezi'ne balık girişini ve su sirkülasyonunu önleyen Ragıp ...
İşte seyyarın akıl oyunu!
İzmir'de nüfusu yüksek ilçelerin bölünerek yeni belediyelerin kurulması, seyyar ...