21 Mayıs 2012 Pazartesi
Dünyanın en gelişmiş ülkelerinden herhangi birinde yaşıyor olsanız bile sizin için zor ve kolay olan şeyler kesinlikle vardır. Eğer gelişmekte olan bir ülkede yaşıyorsanız yaşamınızı zorlaştıran ve sizi üzen şeylerin oranı biraz daha fazladır. Patron da olsanız, başbakan da olsanız, Cumhurbaşkanı da olsanız benzeri sıkıntıları yaşamanız kaçınılmazdır. Siyaset piramidinin tepesinde oturanlar eğer oldukları yerde uzun süreli kalmak istiyorlarsa, kendilerini oraya oturtanlara karşı her konuda minimumdan maksimuma kadar ödün vermek zorundadırlar. İlkeler bazında da olsa bu kaçınılmazdır. Ticaret yaşamında, spor yaşamında, kültür, sanat işlerinde, tıp alanında, kısacası yaşamın her alanında ve dalında kültürünüz, klasınız, niteliğiniz ölçüsünde ilkelerinizden ödün vermeden yaşamanız olası değildir. Yalnızca sanat yapıyorsanız ve başlı başına bir fenomenseniz ilkelerinizden ödün vermeden yaşayabilirsiniz. Özel sektöre ait bir işyerinde çalışıyorsanız, müdürünüze karşı daha yumuşak davranmak ve onun dümen suyunda gitmek zorunda kalabilirsiniz. Hayır, benim ilkelerim var diyorsanız siz yerinizde sayarken bir arkadaşınız sizden önce daha iyi bir konuma gelebilir. Resmi dairelerde de aynı alışkanlıklar vardır. Müdürünün illegal isteklerine olumlu cevap vermeyen birisinin terfi alma şansı oldukça azalır. Eğer holding sahibi, gazete patronu, devlete iş yapan ve bir ilişkisi olan biriyseniz sadece işinizi iyi yapmanız devletle olan işlerinizin iyi gitmesini, olan diyaloglarınızın devamını sağlar.
“Mühür kimdeyse Süleyman odur” gerçeğini unutmamanız gerekir. Örneğin; gazete patronuysanız hem iktidar partisiyle hem de muhalefetle iyi geçinmek ve onları derinden sarsacak haberler yapmamanız gerekir. Bütün dünyada iktidarla ters düşen gazetelerin ve gazetecilerin başına gelenleri hep birlikte izliyor ve biliyoruz. Durum sadece siyasi açıdan böyle değil. Spor adamıysanız ve prensiplerinizden ödün vermiyorsanız iş bulmanız artık çok zor. Sporun her dalında durum aynı. Futbol takımlarımızın başındaki antrenörlere bakıldığında hep aynı isimleri görüyoruz. Oysa ülkede binlerce lisanslı antrenör var. İş bulabilmeniz ve iyi para kazanabilmeniz için sadece yetenekli olmanız, işinizi çok iyi yapıyor olmanız yetmez. Siyasi bir kimliğinizin olması ve siyasi arenadan önemli dostlarınızın sizin için verecekleri referanslar çok önemli. Gelişmekte olan ülkelerde düşündüğünüz her şeyi söylemeniz veya yazmanız başınıza büyük işler aşabilir. Sadece siyasilerin düşündükleri her şeyi söylemeleri mümkündür ve onlar makamlarını kaybedinceye kadar bu özgürlüğün tadını en uç noktasına varıncaya kadar yaşarlar. Yasalarca suç unsuru olmayan şeyleri dahi söylemeniz ve yazmanız gelişmekte olan ülkelerde çok zor hatta imkansızdır. Umarım ve dilerim, kendilerine her türlü özgürlüğü hak olarak görenler, başkalarının da aynı haklara sahip olduklarını düşünürler ve onları kendi egolarını tatmin etmek adına cezalandırmaktan vazgeçerler! Zor olan şey düşünceleri hapsetmek, kolay olan şey ise...
19 Mayıs 2012 CumartesiKöpeksiz köyde değneksiz dolaşmak
12 Mayıs 2012 CumartesiHangi annenin günü!
05 Mayıs 2012 Cumartesiİhanet
28 Nisan 2012 CumartesiBahar aşkı
21 Nisan 2012 CumartesiKoltuk
14 Nisan 2012 CumartesiNeden Türk erkeği?
07 Nisan 2012 CumartesiEtme, bulma dünyası
31 Mart 2012 CumartesiŞüphe aşkı, aşk şüpheyi öldürür
17 Mart 2012 CumartesiEngellinin mektubu
10 Mart 2012 CumartesiAşk güzeldir
03 Mart 2012 CumartesiDil tutulması
18 Şubat 2012 CumartesiZor & kolay
04 Şubat 2012 CumartesiKazı- kazan
28 Ocak 2012 CumartesiMüslüman kime denir?
21 Ocak 2012 CumartesiBugün ne giysem?
14 Ocak 2012 CumartesiDostluğa dair…
01 Ocak 2012 Pazarİyinin kıymetini bilmek
24 Aralık 2011 CumartesiÖlmüşüz ağlayanımız yok!
17 Aralık 2011 CumartesiKadınlar arası karşılaştırmalar
10 Aralık 2011 CumartesiEmrinize amade olurum!
En güçlü aday Karamustafaoğlu
Yenigün Gazetesi okurları tarafından gerçekleştirilen 'CHP İzmir İl Başkanı ...
Körfez’deki balıklar rahat nefes alacak
İzmir Körfezi'ne balık girişini ve su sirkülasyonunu önleyen Ragıp ...
İşte seyyarın akıl oyunu!
İzmir'de nüfusu yüksek ilçelerin bölünerek yeni belediyelerin kurulması, seyyar ...