21 Mayıs 2012 Pazartesi
Bunun adı ne demokrasi, ne özgürlük, ne de sanat. Muhteşem bir yüzyılı araştırmadan, emek vermeden, düşünmeden, akıllarına geldiği gibi tasarlayıp yayınladıkları Muhteşem Yüzyıl dizisinden bahsediyorum. Bu diziyi izlerken ister istemez düşünüyorum. Hiç zahmetsiz hayatı haremde geçen, saray entrikalarının ön planda olduğu bir zihniyet nasıl oldu da doğuda koca İran'ı, batıda Avrupa'yı, kuzeyde Rusya'yı, güneyde Memlükler’i dize getirdi ve vatan topraklarını ikiye katladı. Nasıl oldu da Akdeniz’i, bir Osmanlı gölü Kızıl Denizi sınırları içine aldı. Uçakla bile üzerinde uçmaktan yorulduğumuz Arap Yarımadası'nı ve Kuzey Afrika’yı Atlas Okyanusu'na kadar sınırlarına nasıl dahil etti?..
Kanuni Sultan Süleyman… Dünyanın süper gücü. Osmanlı İmparatorluğu'nun altın çağının hükümdarı. Avrupa’nın asil diye geçinen krallarına taç giydirir, dünyanın çeşitli ülkelerinde adına hutbe okutulur, kurduğu istihbarat ağıyla doğudan batıya, güneyden kuzeye her şeyden haberdar olurdu. Savaşçılığının yanı sıra yetenekli bir kuyumcu, aynı zamanda iyi bir şairdi. Devrinde yetişen sanatkarları, alimleri saymakla bitiremeyiz. En ünlülerinden biri Ebussud Efendi'dir. Padişahın önemli kararlarına fetvasıyla ün yapmıştır. Bir diğer deha ise dünyanın tanıdığı Mimar Sinan’dır.
Kanuni’nin ölümüyle Avrupa rahat bir nefes alır ve bayram eder. İran Türkiye sınırı onun ve babası Yavuz Sultan Selim Han'ın çizmiş olduğu sınır ve antlaşmayla bu güne kadar gelir ve en eski sınırımız diyebiliriz. Onu anlatmakla, yazmakla ifade etmek çok zor gerçekten. Bir zaman tünelinde o devri yaşama imkanımız olsaydı belki o zaman kendimize gelirdik. Bu nesil neden ecdadına bu kadar antipatik oldu anlamış değilim. Bu kadar güzellikler, başarılar varken neden koca bir başarının en üst noktası bir hareme sığdırılır? İnanın Alman İmparatoru Şarlken, Fransa Kralı François'in torunları bizi anlatan bir dizi çekselerdi bence daha gerçekçi, daha duyarlı ve daha bilimsel bir dizi çekerlerdi.
46 yıllık padişahlık hayatının 44 yılını savaş meydanlarında yaşayan, gelecek nesillere daha güzel ve yaşanır bir hayat çabası içinde olan müstesna bir devlet adamının hayatını hareme ve saray entrikalarına indirgeyen bir zihniyete zavallı diyorum. Neyse ki önemli bir mesnedi olmayan bu tür çekimler üç gün sonra unutulur. Güneş balçıkla sıvanmaz ne de olsa… Kalın sağlıcakla....
12 Mayıs 2012 CumartesiFenerbahçe’yi ele mi geçirecekler?
05 Mayıs 2012 CumartesiFutbolda İstanbul'a hizmet
28 Nisan 2012 CumartesiKürt Reşo'nun bayrağı
21 Nisan 2012 Cumartesiİhsan Bey'den inciler
14 Nisan 2012 CumartesiPlaketler
31 Mart 2012 CumartesiTürk-Yunan dostluğu
24 Mart 2012 CumartesiSosyologlara danıştınız mı?
10 Mart 2012 Cumartesi28 Şubat’ın ardından
03 Mart 2012 CumartesiYüzer gezerler
25 Şubat 2012 CumartesiArka sokaklar
18 Şubat 2012 CumartesiMuhteşem...(!)
04 Şubat 2012 CumartesiEdep Ya Hu
28 Ocak 2012 CumartesiDeğişim rüzgarları
21 Ocak 2012 CumartesiKadına şiddet
14 Ocak 2012 CumartesiBöyle bankacılık olur mu?
01 Ocak 2012 PazarAVM çılgınlığı
24 Aralık 2011 CumartesiO bir kahramandı
17 Aralık 2011 Cumartesiİzmir’in unutulan ilkleri
10 Aralık 2011 CumartesiEXPO
03 Aralık 2011 CumartesiOdlar Yurdu
En güçlü aday Karamustafaoğlu
Yenigün Gazetesi okurları tarafından gerçekleştirilen 'CHP İzmir İl Başkanı ...
Körfez’deki balıklar rahat nefes alacak
İzmir Körfezi'ne balık girişini ve su sirkülasyonunu önleyen Ragıp ...
İşte seyyarın akıl oyunu!
İzmir'de nüfusu yüksek ilçelerin bölünerek yeni belediyelerin kurulması, seyyar ...