21 Mayıs 2012 Pazartesi
Sosyal devlet, sosyolojinin konu edindiği bağlamda kapitalizm, ulus devlet, küreselleşme olgularının bileşenlerinden oluşmaktadır. Sosyal devlet günümüzde küreselleşme bağlamının dışında konu edilemeyen bir olguyu da içermektedir. Tarihin sosyal devlet politikalarının ana belirleyicisini “kriz” veya “kopuş nosyonu” belirler.
Sosyal devlet; ulus devlet, kapitalizm ve küreselleşme eksenli konumdadır. Küreselleşme ise bu anlamda mevcut sosyal devlet yapısını aşındıran bir süreci ifade eder. Sosyal devlet ise bu bağlamda bir refah devletidir.
Batı dünyasında tarihi süreçte ortaya çıkan refah devleti, klasik kapitalizmin olumsuz sonuçlarının denetim altına alınabilmesi için geliştirilmiş bir sistem haline gelmiştir. Refah devleti Marksizm’den kısmen de olsa esinlenerek kapitalizmin bir takım yanlış sonuçlarının telafi edilmesine dayanır.
Geleneksel sosyal politikalarının temel amacı, değişik risklere karşı toplumda zayıf kesimlerin güvenceye almaktır. Bundan dolayı oluşturulan sosyal koruma sistemleri ile halkın sosyal ve ekonomik yaşama katılımı sağlanırken, toplumun ekonomik ve kültürel kaynaklarının adil dağılımı da sağlanılmaya çalışılır. Nüfusun yaşlanması ve iş piyasasından dışlanma gibi yeni sorunlar karşısında bu durum yetersiz kalmıştır.
Eşit olmayan gelir dağılımını düzeltmek ve yoksulluğu önlemek için geçmişte uygulanan sosyal politikaların başvurduğu temel araç, zenginlerin ve ekonomik büyümeden en fazla pay alanların gelirlerinden kesilen vergilerin hastalık, yaşlılık ve mesleki vasıf yetersizliği gibi herhangi bir nedenle ücretli bir işte çalışamayan kişilere transfer edilmesi idi.
Günümüzde sayıları gittikçe artan emeklilerin ve sağlık hizmetlerine ihtiyacı olan kişilerin giderleri, sayısı gittikçe azalan çalışan nüfus tarafından üstlenilmektedir. Kitlesel işsizlik ve erken emeklilik olguları, demografik etkenlerin etkisini artırarak sosyal güvenlik sistemlerinin sürekliliğini zora sokmaktadır.
Bu hizmetlerin sunumundaki etkinlik ve verimlilik, hizmetleri kimin sağladığı, hizmet sağlayanların kime karşı sorumlu olduğu, sosyal politikaların başlıca unsurları olmalıdır.
Sosyal devlet, kapitalizmin ortaya çıkardığı sorunlara bir çözüm getirme gayreti olarak karşımızdadır ve kapitalizmin seyrine bağımlı olarak şekillenmektedir. Diğer halde ulus devlet mekanizmasının bir parçası olarak kurumsallaşması beklenir. Böyle bir durum ise günümüze kadar henüz tam olarak belirginleşmemiştir.
Neden?
Sosyal devlet anlayışı ve sosyal adalet ilkesi çerçevesinde Anayasa’da dile getirilen düzenlemelerin, sosyal hakları mutlak anlamlarıyla değil, bir ideolojik pencereden tanımlanan ve yorumlanan biçimiyle düzenlediğini ifade etmek gerekir. Belki daha da ileri giderek, Anayasa’da düzenlenen sosyal hakların, temel ideolojik çerçeveyi gerçekleştirmede bir araç olarak algılandığını ve bu sebeple ayrıntılı olarak düzenlendiğini belirtebiliriz.
Anayasa’nın 65. maddesi sosyal hakların sağlanması ve gerçekleştirilmesi bakımından bir sınır öngörmektedir. Buna göre, devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa’da belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun bir öncelik sıralamasıyla, ancak mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirecektir. Bu bakımdan, sosyal haklarla ilgili çizilen çerçeveyi mutlak kabul etmemek, bunun bir ideal çerçeve olduğunu düşünmek gerekir. Kişiler için devletten talepte bulunma imkânı veren bu haklar 65. maddedeki sınır dikkate alınarak değerlendirildiğinde, bir teorik söylemden ibaret sayılabilir.
Sonuç olarak ‘sosyal devlet ve politikaları’ sosyal hakların temel ideolojik çerçeveyi gerçekleştirmesinde bir araç olmaktan çıkarak, haklar konusunda Anayasa’da çizilen çerçeveyi dikkate almak zorundadır…
19 Mayıs 2012 CumartesiPes doğrusu!..
12 Mayıs 2012 Cumartesi‘EX’- PO
05 Mayıs 2012 Cumartesi“İyi de biz kimiz?..”
28 Nisan 2012 CumartesiHak ettiğini yaşarsın!
22 Nisan 2012 PazarZombi tavuklar!
14 Nisan 2012 Cumartesiİzmir’in kadınlarında çiçekler açar!
07 Nisan 2012 CumartesiTaksiciler Tarzan mı?
31 Mart 2012 CumartesiEğitimde deprem var!
17 Mart 2012 CumartesiT.C. kimlik numarası ayağa düştü!
10 Mart 2012 CumartesiYerel yönetimler ve sosyal politikalar… (3)
03 Mart 2012 CumartesiSosyal belediyeciliğin işlevleri ve hizmetleri
25 Şubat 2012 CumartesiYerel yönetimler ve sosyal politikaları ( 1 )
18 Şubat 2012 CumartesiSosyal devletin politikası
11 Şubat 2012 CumartesiDindar olmak ya da olmamak!
04 Şubat 2012 CumartesiEyvah çocuğum uyuşturucu kullanıyor!
28 Ocak 2012 CumartesiYaş kesen baş keser (2)
21 Ocak 2012 CumartesiYAŞ KESEN BAŞ KESER…
14 Ocak 2012 CumartesiŞeytan üçgeni ve şu çılgın Türkler!
07 Ocak 2012 CumartesiDemokrasi kılıfı!
01 Ocak 2012 PazarHo ho ho...
En güçlü aday Karamustafaoğlu
Yenigün Gazetesi okurları tarafından gerçekleştirilen 'CHP İzmir İl Başkanı ...
Körfez’deki balıklar rahat nefes alacak
İzmir Körfezi'ne balık girişini ve su sirkülasyonunu önleyen Ragıp ...
İşte seyyarın akıl oyunu!
İzmir'de nüfusu yüksek ilçelerin bölünerek yeni belediyelerin kurulması, seyyar ...