21 Mayıs 2012 Pazartesi
İnsanoğlu, inşa edip koruyup güzelleştirirken bir taraftan da çevreyi hızla yok ediyor.
İleri ülkelerde bu bozulma kısmen yavaş sürerken Türkiye gibi sömürüye açık ülkelerde, çevre hızla yok olmaktadır.
Hemen hergün çevre katliam haberleri ülkemizin her bir köşesinden gelmektedir.
Çevre bozulmaya başlamışsa yok oluş da o kadar hız kazanmaktadır.
Bozulan çevrede önce insan ve hayvan sağlığı bitmekte ve hastalıklar hızla artmaktadır.
Çevre katliamları yani doğanın bozulması olan yerlerde rant savaşları zirve yapmakta ve bu çıkarcılara karşı gizli eller yardımcı olmaya doğanın yok edilmesine çalışılmaktadır.
Çok dikkatli baktığınızda bu çevre rantçıları yine aldıkları desteklerle çevrenin altını üstüne getirmekte ve yöre halkının yaşam kaynaklarını bir bir yok edince, o bölgelerden göçler başlamaktadır.
Gözünü para hırsı bürümüş çevre katliamcılarının önlerine kim çıkarsa çıksın ezip geçmeye devam etmektedirler.
Hatta bu eylemlerinde kanun ve mahkeme kararlarını dinlemeyenlerin sayısı hızla artmaktadır. (AİHM'e gidecek çevre davaları yüzünden devletimiz çok büyük tazminatlar ödeyecektir. Bu davalarda kayıpları devlet yerine o katliamlara göz yuman ve izin veren insanların ödeme yapması sağlanmalıdır.)
Dahası yaptıkları bu çevre katliamlarına kılıf uydurdukları gibi masum çevrecilere dahi iftira, hakaret hatta küfür etmektedirler.
Peki, bu çevre katliamcılarına kim dur diyecek?
İşte sorun burada...
Herhangi bir insana sorsanız "erken yaşta ölmek istiyor musunuz?" deseniz alacağınız cevap "asla" olacaktır.
Ama birileri geliyor ve senin "asla" dediğin çevrene ölümcül tesisler kuruyor, kirletiyor.
İşte bu uluslararası rantçı sömürgecilerle uğraşacak insanlar çevrecilerdir.
Çevreciler ne kadar çoğalırsa ve mücadele başlarsa, o kadar çevre katliamlarına geçit verilmez.
Biz çevreciler, "rüzgar, güneş ve jeotermal" bize yeter diyoruz.
Ancak destek verdiğimiz RES yani Rüzgar Enerji Santrallerinin son olarak kurulduğu Karaburun İlçe Yayla Köyü'nde daha önce izin verilen "Hazine arazilerine zeytin teşviği" ile dikilen 15 bin zeytin fidanının 2 bin 500'ini kökleyip kuruttukları iddiaları tüylerimizi diken diken yapmaktadır.
Başlıyoruz sormaya "bu nasıl rüzgar santralleri ki yeşili yok ediyor?"
Karaburun Yayla Köyü ayakta ve insanlar "6 bin keçi koyunumuzun meraları yok ediliyor biz bu RES'leri istemiyoruz" diyorlar.
Ayrıca yerleşim yerlerinden uzağa kurulması gereken RES'lerin neredeyse Yayla Köyü'ne bitişik yerlere kurulduğu ihbarları geliyor.
Sonuç olarak devletin binlerce lira teşviği ile kurulmuş zeytin fidanları projeleri tam meyve verecekken bir el bu zeytin fidanlarını köklüyor. (Hazine teşviğe, teşvik zeytinler köklenmeye! Yazık değil mi bu masum halkın vergilerine?)
RES çevre katliamı konusu Yarımada'yı çoktan aştı ve CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu olaya el koydu, TBMM'ye taşıyor.
Yayla Köyü Çevre ve Keçi Platformu Sözcüsü Sayın Mustafa Şenbahar'ın bize aktardığına göre hemen hergün 3-5 CHP milletvekili kendisini arayıp konu hakkında bilgi alıyorlarmış.
Yarımada'da bir başka sorun, Özbek Köyü Taş Ocakları!
Özbek Köyü halkı bu taş ocaklarını kurdurtmamakta kararlılar.
Özbek Araştırma Geliştirme ve Girişimciler Derneği Başkanı Sayın Çiğdem Akar bizi aradı ve 4 Mart 2012 günü 'taş ocaklarını köyümüzde istemiyoruz' eylemi başlatacaklarını açıkladı.
Bir başka konu Küçükbahçe Köyü deniz sahilinde çok büyük ihtiyaç olan büfe ve tuvalet için izin veren resmi yetkililerin şimdi de "yıkım" emri çıkarmalarını anlamak mümkün değil.
Karaburun Kaymakamımız Sayın Fatih Aksoy'a köşemden sesleniyorum!
Sayın Kaymakamım "Küçükbahçe Köyü sahili yazın insan kalabalıklarını ağırlayacak ve geçici büfe ile tuvaletler yıkılırsa insanlar ihtiyaçlarını çıplak arazide nasıl görecekler?
Lütfen bu yıkımı durdurun hatta daha iyi imkanlarla hijyen tesislere izin verin ki insanlar hastalanmasınlar, ihtiyaçlarını görsünler.
Saygılarımla...
16 Mayıs 2012 ÇarşambaModa "Dağ keçisi sütü"
09 Mayıs 2012 Çarşamba"Elazığspor Şampiyon oldu"
02 Mayıs 2012 ÇarşambaMezarda boşanma başladı!
25 Nisan 2012 Çarşamba"Kıyı balıkçıları"
18 Nisan 2012 Çarşamba"Sağlıklı yaşamın sonuna geldik"
11 Nisan 2012 Çarşamba"Alaçatı'nın otları çok güzeldi"
04 Nisan 2012 Çarşamba"Neyi yiyeceğiz?"
28 Mart 2012 Çarşamba"Gıdalarda denetim başlayamadı"
21 Mart 2012 ÇarşambaKaraburun Yarımadası balık çiftliklerine 'hayır' dedi
14 Mart 2012 ÇarşambaYunanlı şirketlerin Yarımada'da ne işleri var?
07 Mart 2012 ÇarşambaAliağa ve Özbek çevre katliamları!
29 Şubat 2012 ÇarşambaDurak'ın Karşıyaka'sı göz kamaştırıyor
22 Şubat 2012 ÇarşambaÇevre bozulması devam ediyor
15 Şubat 2012 Çarşamba"Hayvan hastalıkları yayılıyor mu?"
08 Şubat 2012 Çarşamba"Yenigün TV'de Çevre Proğramlarımız başlıyor"
02 Şubat 2012 Perşembe"Türkiye'de Hayvancılık nasıl bitti ve Vefat"
25 Ocak 2012 Çarşamba"2012 gıda denetimsizliği neticesi kanser vakaları katlanıyor"
18 Ocak 2012 Çarşamba"Akıllı evler ve kanser yaygınlaşıyor"
11 Ocak 2012 ÇarşambaProf. Dr. Kenan Demirkol "Zeytinyağını mutlaka yiyin" dedi
04 Ocak 2012 ÇarşambaHalkın ekonomisi çöktü
En güçlü aday Karamustafaoğlu
Yenigün Gazetesi okurları tarafından gerçekleştirilen 'CHP İzmir İl Başkanı ...
Körfez’deki balıklar rahat nefes alacak
İzmir Körfezi'ne balık girişini ve su sirkülasyonunu önleyen Ragıp ...
İşte seyyarın akıl oyunu!
İzmir'de nüfusu yüksek ilçelerin bölünerek yeni belediyelerin kurulması, seyyar ...