21 Mayıs 2012 Pazartesi
Sert rüzgarlarla savrulup duruyoruz bir o yana bir bu yana. İki bin on iki hiç de iyi başlamadı bu ülkede. Önce Uludere, ardından şike davalarıyla ilintili karmaşa, KCK tutuklamaları derken MİT. Sorunlar üst üste biniyor ama çözüm belirtileri hala yok. Tıpkı Balyoz, Ergenekon davalarında olduğu gibi.
MİT rüzgarı çok sert oldu.
Devletin tüm kurumlarını vurdu diyebiliriz.
Başbakan Erdoğan da rüzgarın etkileyebileceklerini fark edip hemen el koydu gidişe.
“Kimse fitne, fesat tohumlarının yeşereceği umuduna kapılmasın” dedi.
MİT Kanununda yapılan değişikliklerle ilintili yapılan eleştirilere de çok sert mesajlar verdi.
“Biz bu ülkede gayrimeşruluğa izin vermeyiz, hiçbir zaman seçilmişleri atanmışlara kurban etmeyiz.”
Elbette bu söylemler sonrası da yaylım ateşi durmadı. Söylemin Hakan Fidan'ı koruma amaçlı olduğunu düşünenler, kendilerince alay ettiler dile getirilen sözlere karşı.
Oysa bu söylemde işaret edilen kişinin Sayın Hakan Fidan olmadığını, onun atanmış biri olduğunu herhalde Sayın Erdoğan’dan daha iyi bilecek birisi yoktur.
İşin en ilginç yanı ise düne değin Erdoğan’ı diktatör olmakla suçlayıp, ülkeyi şeriata, faşizme götürdüğünü söyleyenlerin MİT krizinde neredeyse başbakanı korur hale gelmeleri. Elbette net olmayan düşünceler her yöne savrulmaya da mahkum olur.
MİT’çiler suç işlemiş, yanlış yapmış olabilirler. Bunun için, yanlış yapanın yakasına yapışırsınız hatta Sayın Fidan dahi bu konuda yardımcı olur kesinlikle. Özellikle KCK içerisine sızmış elemanlarla ilgili bir bilgiye gereksiniminiz varsa, Sayın Fidan’ı davet ederseniz ne bir gürültü çıkar ne de birileri bu daveti farklı yerlere çekebilir.
Ama Fidan kanalıyla iktidarın Kürt politikasına darbe vurmak, onun yönlendiricisi olduğu söylenen bir bakanı yerinden kaydırmak amacınız varsa; ancak böyle bir işlem yapılabilir. Başka yolu da yoktur. Böylesine bir eyleme karşı da elbette iktidar, dolayısıyla Sayın Başbakan da çıkar, “kurban etmem kimseyi” der.
Cemaatin bu konuda yaptıklarını bilemem ama yaklaşık bir hafta cemaat - iktidar kapışması söylemleriyle geçti. Hemen herkes bir yığın laflar etti bu konuda. Hemen hiç kimsenin kesin bilgi sahibi olmadığı cemaat üzerine fikirler ileri sürüldü. Fettullah Gülen “Tayyip Erdoğan bu ülkenin başından eksik olmasın diye her secdeye varışımda dua ediyorum” derken, tartışmaların odağına cemaat oturtuldu. Bazı kalemler de tartışmayı yurt dışına çekmeye çalıştılar.
MİT müsteşarı ve Oslo görüşmelerine katılan ekibi sorgulamaya çağıranlar bu işlemin iktidara dek uzanacağını biliyorlardı elbette. Bilmeden yaptılarsa o daha da vahim. Böyle bir iktidara kafa tutmak, bulunulan mevzileri de kaybetmeyi getireceğini düşünememek, sanırım akıl karı değil. Kaldı ki hiçbir iktidar tehditlere boyun eğmez, hele %50'lik bir oy tabanı varsa.
Gönül ister ki, tüm bu kargaşa içerisinde süregiden (Ergenekon, Balyoz) davaları güme gitmesin. Bu doğrultuda iyi işler başarmış olan görevliler de hışma uğramasın.
09 Mayıs 2012 ÇarşambaSorunlar ve küçük bir anımsatma
04 Mayıs 2012 Cuma1 Mayıs ve değişim
27 Nisan 2012 CumaÇağdaşlık, sanat ve muhafazakarlık
25 Nisan 2012 ÇarşambaMeclis’teki kutlama
21 Nisan 2012 Cumartesi28 Şubat zeka ürünü imiş
18 Nisan 2012 ÇarşambaBağımsızlığımız
13 Nisan 2012 CumaKaranlık bir tarih yargılanabilecek mi?
11 Nisan 2012 ÇarşambaSuriye'de kaos
06 Nisan 2012 Cuma12 Eylül yargılaması militarizmin sonu mu?
04 Nisan 2012 Çarşamba12 Eylül yargılanıyor
30 Mart 2012 CumaYeni Kürt sorunu stratejisi 2
28 Mart 2012 ÇarşambaYeni Kürt Sorunu Planı
23 Mart 2012 CumaNetekim haklıdır o kurucu iktidardır
21 Mart 2012 ÇarşambaNevruz veya Newroz
14 Mart 2012 ÇarşambaŞiddet
11 Mart 2012 Pazar28 Şubat’tan derlemeler
07 Mart 2012 ÇarşambaEmekçi Kadınlar Günü
05 Mart 2012 PazartesiHocalı katliamı protestosunun düşündürdükleri
29 Şubat 2012 ÇarşambaYeni CHP
24 Şubat 2012 CumaCHP kurultaya giderken
En güçlü aday Karamustafaoğlu
Yenigün Gazetesi okurları tarafından gerçekleştirilen 'CHP İzmir İl Başkanı ...
Körfez’deki balıklar rahat nefes alacak
İzmir Körfezi'ne balık girişini ve su sirkülasyonunu önleyen Ragıp ...
İşte seyyarın akıl oyunu!
İzmir'de nüfusu yüksek ilçelerin bölünerek yeni belediyelerin kurulması, seyyar ...