22 Mayıs 2012 Salı

Piyasalar:   USD: 1,8245down  |  EURO: 2,3295down  |  İMKB: 57.079up
  

Urla'nın göçmen köyü: Yağcılar

15 Şubat 2012 Çarşamba

İzmir'e yaklaşık 50 km uzaklıktaki Urla'nın göçmen köyü Yağcılar, sakin yaşamı, doğa sporlarındaki gelişimi, turizmden pay alma isteği, Çeşme yarımadasındaki en yeşil alanlarıyla dikkat çekiyor


Urla'nın göçmen köyü: Yağcılar


İzmir'e yaklaşık 50 km uzaklıktaki Urla'nın göçmen köyü Yağcılar, sakin yaşamı, doğa sporlarındaki gelişimi, turizmden pay alma isteği, Çeşme yarımadasındaki en yeşil alanlarıyla dikkat çekiyor

Urla'nın Yağcılar Köyü, 180 hanesi, 556 kişilik nüfusu ile tarım ve hayvancılığın, yeni yeni de turizmin geçim kaynağı haline geldiği bir orman köyü. Köyün bilinen kuruluş tarihi 1924 ancak köylülere göre Yunanlılar tarafından kurulan Yağcılar'ın tarihi daha eski. Köyde bazı aileler ise yaşamlarını sürdürmek için yaptıkları hayvancılık ile yerleşim yerlerini birleştirmiş durumda. Yani hayvanlarının bulunduğu ahır ile kendilerinin yaşadıkları evler aynı binada yer alıyor. Birçok köyde olduğu gibi Yağcılar'da da 50'den fazla evin tuvaleti binanın dışında bulunuyor. Göçmen köyü Yağcılar'da vatandaşların çoğu, kış aylarında hala üzerinde kestanelerin kavrulduğu, içinde patateslerin közde pişirildiği kuzine sobaları kullanarak ısınıyor. Meydandaki köy kahvesi köy erkeklerinin uğrak yeri olurken, yine aynı meydanda bulunan bakkal ise alışveriş yapılabilecek tek dükkân özelliği taşıyor.

Köy tarihinde bir ilk

Tarım ve hayvancılık ile uğraşan köylüler, sabahları tarlalarında, bağ veya bahçelerinde çalışırken, öğrenciler de İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu tarafından 60 orman köyüne başlatılan otobüs seferleri ile ilçeye giderek eğitimlerini sürdürüyor. Köyün öğrenci olmayan ve Urla'da çalışan yetişkinleri de otobüs ringlerinin hayatlarını kolaylaştırmasından çok memnun olduğunu belirtiyor. Bugüne kadar tarihlerinde ilk kez köylerine otobüs geldiğini söyleyerek, sevinçlerini dile getiren köy muhtarı Çetin Balkan, “Köyümüze artık otobüs ile de ulaşmak mümkün. Böylece hedeflediğimiz turizm atağına kalkmak, hem köyümüzü, hem ilçemiz Urla'yı hem İzmir'imizi hem de ülkemizi tanıtmak için bölgeyi cazibe merkezi haline getirebiliriz” dedi. Balkan, “Yağcılar köyünün turizm potansiyeli çok yüksek. Butik otelimiz de yapıldı. Doğa sporlarına elverişli. Sahile 6 km mesafede. Doğa ile iç içe, tabiatın ortasında yürüyüş yapmak isteyen İzmirli doğa tutkunları ile sporcular her hafta ortalama 100 kişilik gruplar halinde köyümüze geliyor. Ormanın içinden denize ulaşıyor. Patika yollardan köy kahvesine gelip, çayını kahvesini içip, yeniden geri dönüyorlar. Fotoğraf severler köyümüzün fotoğraflarını çekmek için geliyor. İzmir Üçkuyular'dan Urla otobüsleri ile ilçe merkezimize ulaşan vatandaşlar, otobüs ringleri veya dolmuşlarla köyümüze gelerek, gün boy doğa ile iç içe bir gün yaşıyor” diye konuştu.

Projemiz var

 Köyün kalkınması ve tanınırlığının artırılması için turizm odaklı projeleri olduğunu belirten 2 dönemdir köy muhtarlığı yapan Balkan, “Yağcılar, Yunanlılar tarafından eski tarihlerde kurulan ve yoğun olarak Selanik göçmenlerinin yaşadığı orman köyü olarak biliniyor. Köyümüzün büyük bölümü arkeolojik SİT alanlarıyla çevrili. Hemen yanı başında da sahili var. Organik tarıma önem veren köylülerimiz de egenin önemli sebze ve meyvelerini üretmeye başladı. Domatesimiz çok ünlü. Ornaik olarak üretilen ürünler ülkenin her yerine dağılıyor. Üzümlerimiz lezzetli ve şarap yapımı için de elverişli. Bu anlamda verimli topraklarımızdan da faydalanıyoruz. Projelerimiz dahilinde ormana yürüyüş yolları yapıp, günlük pansiyonculuğu geliştirmek istiyoruz. Ürettiğimizi satıp köyümüzün ve Urla'nın da tanıtımına katkı sağlamayı planlıyoruz. Halk pazarı kurmaya çalışıyoruz. Dolayısıyla tüm özelliklerimizi ve gücümüzü bir noktada toplayarak, turizmde atağa kalkabiliriz. Örneğin, köyümüze açılan bir butik otelimiz var ancak bizim projemiz içinde yeni oteller, lokantalar, sahil düzenlemesi, meydan yenilenmesi, doğa sporları için köyümüzü tercih eden misafirlerimiz için bir köy pazarı hatta panayırı gibi düşüncelerimiz var. Böylece köylü de yağ, yumurta süt gibi ürettiği ürünleri satarak, kazanç elde etmiş olacak. Köyümüz canlanacak, hareketlenecek, tanınacak ve gelişecek” diye kaydetti.

Köyümüz koruma altına alınmalı

Köyün kanalizasyon problemi olduğunu ifade eden ve köylülerin bu yöndeki isteklerine çözüm bekleyen muhtar Çetin Balkan, bu konuda Büyükşehir yetkililerinin çalıştıklarını bildiğini ancak bir de fosseptik yapılması durumunda altyapı sorunlarının giderileceğini kaydetti. Yeşil alanlarla çevrili köyün Çeşme'ye kadar gidilirken Gülbahçe'den itibaren en fazla yeşil alanların bulunduğu tek köy olduğunu ileri süren köylüler, Yağcılar'ın koruma altına alınması gerektiğini belirtti. Zeytin ve çam ağaçlarıyla kaplı Urla köylerinden olan Yağcılar'da ormanların korunması istenirken, taş ocakları veya mıcır kırma tesislerine de bundan sonra izin verilmemesi bekleniyor. Çünkü daha önce aynı konuda yaşanan tecrübe köylüleri tedirgin etmeye yetiyor. 2 yıl önce kurulan taş ocağı tesisine karşı direnen köylüler, muhtar Çetin Balkan önderliğinde adlarına açılan davayı kazanarak, tesisin kapatılmasını sağladı. Çevresel Etki Denetim (ÇED), raporunun yeniden düzenlenmesini isteyen köylüler, davalarının arkasında durarak, haklı olduğunu ispat etti. Aynı konu hakkında günlerdir konuşulan bir başka benzer olay da Urla'nın Özbek köyünde meydana gelmiş ve tüm onayları alınarak, kurulmak istenen taşocağı tesisine karşı köylüler isyan ederek, dava açmıştı. Önceki gün de İl genel meclisi çevre komisyonu üyeleri Özbek köyünde inceleme yaparak, vatandaşlara destek sözü vermişti. Yargıya taşınan konu hakkında ÇED raporu istenmesi halinde köylülerin zaferi ile sonuçlanması beklentisi de köylülerin ortak dileği haline geldi.

 


Tük Kızılayı
En Çok Okunan Haberler
MEVSİM Marketler Zinciri