22 Mayıs 2012 Salı
21 Ağustos 2011 Pazar

Çağlar İşgören’in “Sahne Tozu Tiyatrosu” yeni sezonu 9 yeni oyunla başlıyor… “Sahne Tozu”nda tiyatro aşkı, disiplini, keyfi her şey tamam da ah şu İzmir’in vurdum duymazlığı yok mu? Genç oyuncular destek bekliyor beyler… Nerede İzmirliler?
Sadece Büyükşehir Belediyesi sahiplenmiş 4 milyonluk İzmir’in tek profesyonel tiyatrosunu… İçleri tiyatro dolu gençler yeni sezon başlarken yeni oyunlarını hazırlamışlar. Şaşarsınız… Yine gözler Başkan Aziz Kocaoğlu’nda…
Önce gözlerime inanamadım… Sahnede süper bir tiyatro topluluğu vardı. Disiplinli, mum gibi söz dinleyen, öğrendiğini mükemmel uygulayan gençler vardı “Sahne Tozu Tiyatrosu”nun sahnesinde. Sokakta görseniz hiç birinde böyle bir yetenek olduğunu tahmin edemezsiniz. Boşta gezen biri dersiniz, mahalle maçına gidiyor dersiniz. Kızlara da süslü püslü gençlik işte dersiniz. Bir şeye benzetemediğiniz o gençler ise sahnede devleşiyorlardı… Bir oyun gücü, bir sahne bilgisi “Pes” dersiniz. Tabi işin bir sırrı vardı; o da o gençlerin “Sahne Tozu Tiyatrosu”nun eğitiminden geçmiş olmalarıydı. Ama bu yerinde duramayan tiyatroyu taparcasına seven oyuncuların yüzünde puslu bir İzmir yalnızlığı vardı…
“Sahne Tozu”nda eğitimi 1999’dan beri sahnede olan Çağlar İşgören ve Haldun Dormen vermiş. Çağlar aslında tiyatronun da kurucusu. Varı yoğu tiyatro… Çağlar, oyunculuğu ve yöneticiliğinin yanında üstün idarecilik yeteneği ile neler neler başarmış. “Sahne Tozu”nda disiplin var demiştim, bu prensip olmasa olmaz zaten… Çağlar’ın önce yıllardır beraber olduğu, onunla birlikte bu yola çıkmış, her şeye dayanmış bir “Ana kadro”su var… 16 tiyatrocu gerçekten onlar kardeşcesine arkadaş olmuşlar. Geçenlerde askere giden Çağlar boşluğunu kimseye hissettirmeden tiyatroyu tıkır tıkır yürütmüşler. O, askerden döndüğünde de bıraktığı gibi teslim etmişler…
İzmir yalnızlığının hissedildiği “Sahne Tozu”nun kulisinde Çağlar İşgören’den eğitim alan ikinci bir kadro daha vardı… Onların da yüzünde tiyatro maskeleri vardı… Kimi ağlatan, kimi güldüren… Onlara da “Mask kadro” demişler… Çağlar’ın yöneticiliğinde düşündüğü “Ana kadro”nun bire bir, yüzde yüz sanatla ilgilenmesiymiş. Yıllardır “Ana kadro”nun yaptığı idari işleri yine de sanatı bir kenara bırakmadan 12 kişilik “Mask kadro”nun yapmasıymış. Onlar da böylece tiyatronun koltukları arasında, sahnenin üzerinde, perdenin arkasında yaşadıklarıyla tecrübe kazanmış… Ama ah bir şu İzmir’in puslu yalnızlığı “Sahne Tozu”nun üzerinden geçiverse.
Çağlar’ın tatlı-sert yönetiminde eğitim gören kim olsa genel olarak iki yıl süren eğitimden sonra bir türlü “Sahne Tozu”nu terk edemiyormuş. Küçükler veya ergenler diyeceğimiz son öğrenciler de bir türlü o tiyatro ortamından ayrılamayınca; hadi demiş Çağlar İşgören bu grup da aramızda kalsın onlara da “Teen kadro” diyelim diye karar vermiş. “Teen kadro”yu salonda gördüm. Gözleri fıldır fıldır bakınıyordu. Havada uçan bir repliği kapıyorlar, sahneden gelen ayak seslerini yakalıyorlar, o güzelim nostaljik salonun kokusunu içlerine çekiyorlardı… Belli ki onlar da o sahnede harikalar yaratacaktı… Ben öyle gördüm, öyle de olacağına inanıyorum.
Her şey çok güzel olacak bu tabloda. Ne renkler parlayacak o tabloda. Başarılar, alkışlar patlayacak o tabloda. Ama şu İzmir’in yalnızlığı olmasa… İzmir’in tek böyle ciddi bir başka tiyatrosu daha yok. Bu bir gerçek… Hele eğitim veren hiç yok. Türk tiyatrosu’nun duayeni büyük usta Haldun Dormen hangi tiyatro için kalkar İstanbullardan gelip onların eğitimine katılır. Haldun Dormen onun adı, erişilmez bir oyuncu. Bu usta “Sahne Tozu”na destek veriyorsa, onların hep yanındaysa bu tiyatroda iş var demektir. Ama onlar koca İzmir’de kimseden destek görmüyor… Bu şehrin “oda”ları var, büyük kuruluşları var, işadamları var. Hiçbirinden “tık” yok…
“Sahne Tozu” bir tek Büyükşehir Belediye’sinden yardım görmüş. Geçen yıl her ay belli bir paraya bilet almış Aziz Kocaoğlu. Yine para bekliyor bizim İzmir’in gönüllü tiyatrocular. Para alalım ama geçen yıl olduğu gibi onun karşılığını da verelim diyorlar. Geçen yıl Büyükşehir Belediyesi için 5 oyun oynamışlar İsmet İnönü sahnesinde Belediye adına ücretsizmiş giriş 6 bin seyirci gelmiş, ortalık dolmuş taşmış. Bu 5 oyunun karşılığını almışlar. Yine sezon başlıyor, yine kira zamanı geliyor, yine masraflar ödenecek… İşte bu dertlerden dolayı puslu İzmir yalnızlığı korkutuyor “Sahne Tozu”nun cefakâr elemanlarını.
İzmir’de bu garip yalnızlığı şu bir avuç tiyatrocu değil, ressamı da, şarkıcısı da, heykeltıraşı da yaşıyor. Sanat yalnız bırakılmış İzmir’de… Ama İzmir sanatın beşiğidir, İzmir medeniyetin merkezidir, İzmir gönlüboldur falan filan diye İzmir hamaseti yapanlar, sanat için elinizi cebinize atın dendiği zaman kaçacak yer ararlar…
Geceleri uykusu kaçan Çağlar İşgören’in gönlüne sadece Aziz Başkan biraz su serpiyor… Tek yardımı ondan görüyor… Bürokratik zorluklara rağmen yaşamaları için bir umut oluyor… “Sahne Tozu”nda aslında kimse yoksulluk edebiyatı yapmıyor. Evet, paraları çok çok kısıtlı ama onlar aslanlar gibi sahneye çıkıp çatır çatır oyunların oynuyorlar, alkışlarını alıyorlar, mutlu oluyorlar. Sahnenin heyecanını yaşamak onlara bütün olumsuzlukları unutturuyor.
Önümüzdeki aylarda yeni sezon başlayacak. Bakar mısınız şu repertuara yürek dayanmaz, cep dayanmaz. Moliérre’den “Hastalık Hastası” ve “Cimri”, Ray Conney’den “Kaç Baba Kaç”, Phlip King’den “Papaz Kaçtı”, Turgut Özakman’dan iki oyun “Fehim Paşa Konağı” ve “Bir Şehnaz Oyun”, Sadık Şendil’den “Yedi Kocalı Hürmüz”, Shakespeare’in “Bahar Noktası” Can Yücel tercümesiyle ve Çağlar İşgören’in büyük ilgi gören kendi oyunu “Yıl 2033”… Bu oyunlar sezon boyunca her cumartesi ve perşembe Konak’ta Gümrük otobüslerinin kalktığı yerde Karacan Dershanesi’nin oradaki “Sahne Tozu”nun 250 kişilik salonunda İzmirlilere sunulacak. Bence bir gelen bir daha gelmek isteyecek… Geçen yıl bu salona 11610 kişi gelmiş… Örnek olacak bir rakam… Ben kısa kısa izlediğim iki parça provanın bitmesini istemedim, keşke devam etse dedim içimden… İnsanı öylesine etkiliyorlar, sarıyorlar.
Bu kadar uğraşın, provanın, para bulma çabasının arasında eğitim çalışması da baş işlerden biri. O kesinlikle ciddi ciddi yapılıyor… 15 Ağustos’ta başlayan kayıtlar devam ediyormuş. Dersler sezonla birlikte Konak’taki sahnede ve Buca’daki şubede başlayacakmış. Geçen yıl 300 genç eğitim almış, içleri tiyatro dolmuş. Bu kadar samimi gencin arasına katılıp ben de tiyatroya adım atsam mı dedim ama olmazdı… Daha uzun yıllar yaşayacağına inandığım Çağlar İşgören’in “Sahne Tozu Tiyatrosu”nun eğitim çalışmasına içimden şimdi 4 yaşında olan torunum Duru’yu da zamanı gelince yazdırmak geçti… Duru da tiyatrocu olur inşallah.
Büyükşehir Belediyesi’nin parasal, dev sanatçı Haldun Dormen’in verdiği moralle “Sahne Tozu Tiyatrosu” önlerindeki puslu İzmir yalnızlığını hele sezon başlasın alkışlarla, alkışlarla, alkışlarla atacaktır mutlaka… Ben şimdiden sezon açılırken sevgili Başkan Aziz Kocaoğlu’nu birlikte gidip ilk oyunu izlemeye davet ediyorum… Aziz Bey dünyayı unutacaktır “Sahne Tozu” oyuncularını seyrederken…
Gümüldür ilçe olmak için müjde bekliyor
Kente yeni ilçe kazandırmak için kolları sıvayan Gümüldür Turizm ...
Koalisyon hükümetlerini mumla arar hale geldik
Kamu çalışanları konfederasyonları aldıkları kararla bugün çalışmayacak. Hükümetin memuru ...
Online alışverişe “Hollanda” sistemi
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek hükümetin kayıtdışı ekonomi ile mücadelede ...