SÜREKLİ NAFAKANIN SONUÇLARI KABUS GİBİ, DİKKAT NAFAKANIZ...

SÜREKLİ NAFAKANIN SONUÇLARI KABUS GİBİ, DİKKAT NAFAKANIZ KESİLEBİLİR

Dünkü yazımı okuyunca kimilerinin yüreğine su serpildi kimilerinin yüreğine de ateş düştü. Halkın Sözcüsü olarak kimsenin üzülmesini istemem elbette...

17 Kasım 2017 - 12:33

SÜREKLİ NAFAKANIN SONUÇLARI KABUS GİBİ

DİKKAT NAFAKANIZ KESİLEBİLİR


Dünkü yazımı okuyunca kimilerinin yüreğine su serpildi kimilerinin yüreğine de ateş düştü. Halkın Sözcüsü olarak kimsenin üzülmesini istemem elbette, ancak boşanma sonrası hak ve hakkaniyetli sonuçlardan yanayım bende. Devletimiz bu konuda kadın ve erkeğin mağdur olmayacağı bir düzenlemeyi acilen yapmalı diye düşünüyorum. Olaya her hangi bir yorum getirmeden röportajımın kalan kısmını aktarıyorum sizlere.

 

Dünkü yazımda iki hatırlatmayla başlamak istiyorum. İlknur Birsel 2014 yılında “Boşanmış İnsanlar ve Aile Platformu” adında şu an  4 Bin’den fazla üyesi olan Sosyal Medya Farkındalık Grubu kurmuştu. Bu platform şu anda Boşanma Hukukunda Adil Denge oluşabilmesi için çalışmalar yapıyordu. Hükümetin bu yöndeki çalışmaları yürüten komisyonu platformu dikkate almıştı.

 

İlknur Birsel’e sorularım devam ediyor:

 

Halkın Sözcüsü: Bir erkeğin nafaka vermesi bu kadar büyütülecek bir olay mıdır? Geleneksel yapımızda kadın sürekli korunması gereken bir bireydir, öyleyse sorun ne?

 

İlknur Birsel: Bir erkek hakkaniyetin dışında sürekli nafaka öderse buna olay demek küçük kalır, bence kabustur. Bakın şimdi süresiz nafaka ödeyen erkek için bu ne demek bir sıralayalım:  Yeniden evlenip yuva kurması, mutlu olmasının önünde büyük engeldir. Çocuksuz boşananın yeniden evlenip baba olmasına engeldir. Erkeği resmi nikahtan soğutan nedendir. Tüm hayatına, geleceğine  konulmuş ağır bir ipotek olup, nafakanın artacağı korkusuyla iş hayatında başarılı olmasına engeldir. Erkeği nafaka arttırılır, kadını  nafaka kesilir korkusuna iten , kadın olsun, erkek olsun kayıtsız çalışma nedenidir. Kadının iş hayatına, üretim sürecine katılmasına, gelişmesine engeldir. Kadını ikinci eşle nikahsız yaşamaya iten, genç, sağlıklı hatta çalışmasına çocuk engeli dahi bulunmayan kadını üretmeden tüketmeye alıştıran, ömrü boyunca boşandığı eşin sırtından  geçinmesine nedendir. Kadını onursuzlaştıran, aciz gösteren, erkeği de boşanmanın tek suçlusu göstererek eşit kusurlu dahi olsa ömür boyu boşandığı eşe köle eden, defalarca tekrarlanan hapis cezalarıyla itibarsızlaştıran, hapishaneden çıktığı gün  icra, mahkeme, karşı tarafın avukat ücreti, birikmiş nafaka borçlarının faizleriyle  "bunları bugün ödemezsen yeniden hapse girersin" diye karşılayan Cinnet nedeni bir yasadır. Aile yapımızın bozulmasına, ikinci kez kurulan yuvaların dağılmasına nedendir. Daha sayfalarca neden sayabilirim.

 

Halkın Sözcüsü: Evet ama bu saydıklarınızı yasa koyucular da düşünmüştür sanırım, bir şekilde adalet tesis edilmiyor mu? Kadın erkek eşitliği vesaire yasalar mahkeme kararlarında bunlar gözetilmiyor mu?

 

İlknur Birsel: Bu yasa, Sosyal bir Devlete yakışmamaktadır. Hiç bir Sosyal Devlet bir yoksulun geçimini ömür boyu diğer yoksulun sırtına yüklemez. Kaldı ki eşit kusurlu boşanmalarda bile her iki taraf yargı tarafından eşit derecede kusurlu ilan edilmesine rağmen bunun bedelini ömür boyu tek tarafa ödetmek nasıl bir adalet anlayışıdır ?

1988 yılından bu yana uygulamada olan, Çağdaş Türkiye'ye yakışmayan, suistimallere son derece açık bu yasanın daha fazla şiddet, cinnet, intihar vakaları olmadan, süresiz nafakanın evlilik süresi ile orantılı biçimde, kadının yaşı,sağlığı, iş gücü, gerçekten ayakları üzerinde durmaya çalışıp çalışamadığına, çocuğu olup olmadığına bakılarak hakkaniyetli biçimde düzenlenmesi, bu yanlıştan bir an önce dönülmesi gerekmektedir.

 

Halkın Sözcüsü: Peki hem kadının hem erkeğin mağdur edilmeden boşandığı bir sistem yada bunu uygulayan bir ülke var mı?

 

İlknur Birsel: Elbette var. Bir çok ülkede beş yıla kadar olan evlilikler kısa süreli evlilik sayılmakta ve nafaka söz konusu olmamaktadır. Bunlarda çocuksuz boşanmalarda nafaka söz konusu olmadığı gibi çocuklu boşanmalarda çocuğa nafaka bağlanırken kadına  bağlanan nafaka sürelidir. Bizde çocuksuz boşanıp 27 senedir nafaka veren var. 

 

Halkın Sözcüsü: Toparlayacak olursak, platformunuz adına bu sorunun çözüm merkezi neresidir ve son sözleriniz neler olacak buyurun lütfen.

 

İlknur Birsel: Her durumda nafaka süreli olmalıdır. Bir insan çocuğuna bakmaya mecburdur ama hiç bir hukuki manevi bağı kalmadığı boşandığı eşe ömür boyu, ölene kadar bakmak zorunda değildir. Bu sorunu çözecek olan  TBMM’dir. Boşanmış İnsanlar ve Aile Platformu olarak yüzbinlerce  mağdurun sesi  olarak bu yanlıştan bir an önce dönülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Hükümetimizden  bu yasayla ilgili  sağlıklı kararlar bekliyoruz.  

 

Halkın Sözcüsü: Kısa zamanda böyle bir düzenleme bekliyor musunuz?

 

İlknur Birsel: Evet bekliyoruz, sanırım yasayla ilgili düzeltmeler üzerinde çalışılıyor.

 

Diğer röportaj konuğumuz Kamil Süren’in konuşmalarının daha özele dokunan taraflarını kesmek zorunda kaldım. Ancak son bölümünü yayınlamakta bir beis görmüyorum. Kamil Süren’de son sözlerini şöyle tamamlamış:

Kamil Süren: Bizi en iyi anlayan ve anlatan Yargıtay 2’nci Hukuk Daire Başkanı Ömer Uğur Gençay'ın T.B.M.M.’ye Adalet Bakanlığı’na ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na sunduğu teklifte de görüldüğü üzere bizler " YOKSULLUK NAFAKASI" nın tamamen kaldırılmasını değil, makul bir süre ile sınırlandırılmasını istiyoruz. Bağlı olduğunuz gazetenizde, basın,y ayın ve tv /radyo kanallarında böyle bir program yapmanız durumunda yararlı olabilmek için bizlere de sesimizi duyurabilme olanağı sağlamanızı, programda mağdur sıfatıyla dertlerimizi, sorunlarımızı anlatabilme şansı vermenizi önemle rica ediyorum.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Boluspor 4-1 Kasımpaşa | Ziraat Türkiye Kupası 5. Tur rövanş maçı
Boluspor 4-1 Kasımpaşa | Ziraat Türkiye Kupası 5. Tur rövanş...
Trabzonspor 5-1 BB Erzurumspor | Ziraat Türkiye Kupası 5. Tur rövanş maçı
Trabzonspor 5-1 BB Erzurumspor | Ziraat Türkiye Kupası 5. Tur...