Dünyada yaşanan ekonomik krizler

28 Ağustos 2013 Çarşamba

1-Ekonomik Kriz

Bir ülkede politik veya ekonomik nedenlerle ortaya çıkan ve ülkenin temel ekonomik yapısını temelden sarsan olaylardır.

2-Global Ekonomik Kriz

Global ekonomik kriz uluslararası ekonomide aniden ve beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan olayların makro açıdan ülke ekonomisini mikro açıdan ise firmaları ciddi anlamda sarsacak sonuçların ortaya çıkmasıdır.

Başlıca Global Ekonomik krizler:

1994 yılında Meksika krizi

1997 yılında Güneydoğu Asya krizi

1998 yılında Rusya krizi

1999 yılında Arjantin krizi

2001 yılında Türkiye krizi

Yukarıda belirtilen krizleri kısaca açıklayacak olursak;

1994 –Meksika krizi

1994-1995 yıllarındaki Meksika krizi makro ekonomik istikrarın nispeten sağlandığı bir ortamda ortaya çıkmıştır. Ülkenin ekonomik durumu gelişmekte olan bir çok ülkeye örnek teşkil edebilecek kadar sağlıklı gözükmekteydi. Yani Meksika’da çok büyük bütçe açıkları yoktu. Enflasyon oranı düşüktü.

Cari işlemler açığı hızla artmış ve yatırımcılar bu açığın uzun süre sürdürülemeyeceği hissine kapılmışlardır. Bunun dışına da özel sektöre açılan kredilerin hızla artması hareketli döviz kurunun devam etmesi uluslararası faiz oranlarının yükselmesi özellikle ABD'deki faiz oranları da etkili olmuş, Meksika ekonomisine olan güven oldukça zayıflamıştır. Panik içindeki uluslararası yatırımcılar hızlı biçimde fonları geri çekmeye başlamaları krize neden olmuştur.

1997 Güney Doğu Asya Krizi

Asya ülkelerinin kriz öncesi durumu incelendiğinde önemli sayılabilecek makro ekonomik dengesizliklerin olmadığı görülür. Özel sektöre açılan kredilerdeki hızlı artış ve özel sektörün bankalara olan borçlarının artması reel anlamda ulusal para birimlerinin aşırı değerlenmesi cari işlemler açığının yükselmesi krizin ana nedenleri olarak gösterilebilir.

Yüksek büyüme hızıyla beraber enflasyon oranı sadece tek haneli rakamlarla ifade edilir düzeyde olması önemli oranda bütçe açıklarının bulunmaması nedeniyle izlenen maliye politikalarının sağlıklı bir görünüm arz etmesi tasarruf oranlarının yüksek olması yabancı yatırımcılar tarafından bu ülkede makro ekonomik istikrar açısından herhangi bir sıkıntı bulunmadığı şeklinde yorumlanmış ve gelişmiş ülkelerde faiz oranlarının düşmesinin de etkisiyle gelişen pazarlar olarak kabul edilen ve sermaye piyasası araçlarının getirilerinin yüksek olduğu söz konusu ülkelere yönelik yabancı sermaye akımı hızla devam etmiştir. Hızlanan sermaye çıkışı ise yüksek oranlı devalüasyonlara ve hisse senedi fiyatlarının dibe vurmasına yol açmıştır. Bu çerçevede Taylan da başlayan kriz benzer ekonomik tablo sergileyen diğer ülkelerinde ekonomilerine ilişkin güven bunalımını gündeme getirmiş ve aynı senaryo o ülkelerde de yaşanmaya başlamıştır. Haftaya diğer ülkeleri yazacağım.

Saygılarımla.