Reklamı Geç
Referanduma beş kala
Ahmet ÖZSOY

Ahmet ÖZSOY

Referanduma beş kala

06 Nisan 2017 - 11:54

Referandum için günler kısaldıkça, maddeler üzerine tartışmanın, söz söylemenin yerine konuyu farklı alanlara kaydırma çabaları daha da öne çıktı.

Doğrudur, parti aidiyetleri vatandaşların referandumda kullanacakları oyun rengini belirtse de azımsanmayacak kararsız bir kitlenin varlığı, tarafları ideolojik saplantılarla kafa karıştırma yollarına itmektedir.

Referandumda HAYIR cenahının evet sonrası neler olacağı konusunda söyledikleri açık. Her ne kadar söylenmesi gereken daha çok şey olsa da.

Ama HAYIR cenahında bu konuda hala bir şey yok. Belirsizlik, hayır cenahının akıl almaz söylemlere doğru yol almasına neden oluyor. Çünkü amaç; tek adamlık, diktatörlük algısı üzerinden kara propaganda yürütmek.

Neler diyorlar?

“Emekliler! Beş kuruşsuz ortada kalma tehlikesinin farkında mısınız?”

"Başkan isterse devlet kurumlarını bölgelere ayırarak ve özerklik ilan ederek ülkenin bölünmesine neden olabilecek!"

Pes yani, Anayasa’nın 123. maddesi ne diyor?

126 ve 127'ye göre mahalli idare ve belediyeler kanunlarla kurulmuyor mu?

“Bir başkan seçtiniz, o bir gün 'Ben bütün lokantaları kapattım' diyebilir…. Belediyeleri kapatamazlar ama muhtarlıklar yerel yönetim değildir. Muhtarlıkları  isterse bir kararname ile kapatabilir. Ali kapatmaz ama yarın öbür gün Veli  gelir, o kapatır.”

Hadi gelin bu konuşulanların referandumla ilişkisini söyleyin.

Düne dek, Cumhurbaşkanı binlerce muhtarı külliyeye topladığı için alay edenler, bugün muhtarlıklar kapanacak diye şikayet ediyorlar.

El insaf.

Başkan lokantaları kapatacak diyor sayın Kılıçdaroğlu.

Oysa bu işi Muharrem Bey çok daha iyi biliyor.

Hani Yalova'da elini sıkmayan bir lokantayı zabıtaları gönderterek kapattırmıştı ya.

Bu tür saçmalıklar yerine, teklifle ilgili akılcı eleştirilerle alternatifleri ortaya konsa çok daha beğeni, takdir toplamaz mıydı?

Peki ya son günlerdeki iddialar?

Adil Öksüz’ün MİT ajanı olduğu, kontrollu darbe söylemleri.

Sayın Kılıçdaroğlu gizemli bilgiler elimde dercesine açıklamalar yaptı ama Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın karşı açıklaması hemen geldi: ‘Elinde belge varsa, ne biliyorsan açıkla, savcılığa ver' dediler.

Aslında varlık-yokluk meselesi haline gelen referandumda böyle bir belgenin açıklanması HAYIR’dan yana büyük bir fırsattı.

Ama gereken açıklamayı yapamaz ve belge sunamazsa, açıklama uzak bir geleceğe atılırsa sayın Kılıçdaroğlu ne duruma düşecek?

Bu arada Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın Kılıçdaroğlu’na ABD'den gelen mailleri açıkla deyişi de çok ilginç.

Kılıçdaroğlu’nun maillerinin kontrol altında olduğu şüphesi bir yana, sayın Kılıçdaroğlu bu konuda açıklama yapmazsa Adalet Bakanı Bozdağ'ın da gelen mailler ülkemizin güvenliği ile ilgili ise herhalde kamuoyuna açıklama yapmak zorunluluğu vardır.

Sayın Kılıçdaroğlu, “Evetçi”leri İzmir’den denize dökmek isteyen vekiline karşı; ‘Her siyasetçinin diline hakim olması gerekir’ dese de bu ağır söz konusunda gereğini yapacağını umarız.

Son bir soru da sayın Kılıçdaroğlu’na.

“Ülkede kan dökmeden başkanlık sistemini gerçekleştiremezsiniz” demiştiniz.

Nasıl kan dökülecek? Kim dökecek ve nasıl?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar