Reklamı Geç
Tanrı, dünyayı yarattı!
Aydan TUNCAYENGIN

Aydan TUNCAYENGIN

Tanrı, dünyayı yarattı!

11 Aralık 2016 - 00:00

Tarımda mucizeler yaratan “Topraksız Hollanda'nın” bilimle yarattığı mucizelerine mi, Trakya kadar arazide tarım yaparak dünyayı nasıl beslediğine mi, ekonomiyi doğa ile buluşturan programlarına mı, 100 milyon dolarlık dev ihracat mekanizmasının nasıl işlediğine mi kafa yoralım?

Yoksa Hollanda'nın kentsel gelişimi ile ilgili: “Tanrı dünyayı yarattıysa, Hollandalılar da Hollanda'yı yarattı” deyişine kafayı takıp elimizdeki bereketli topraklarımızı nasıl bereketsiz hale getirdiğimizin, ihracatımızı nasıl işletemediğimizin, tarımda nasıl mucizeler yaratamadığımızın, tarımla değil dünyayı; kendimizi bile besleyemediğimizin derdine mi yanalım!

Çevreci duyarlılığın yanında toplumsal duyarlılığı da besleyen projelerle geleceğin yapılarını kurarak, kentsel gelişime katkı sağlayan Hollanda bize ve dünyaya örnek teşkil ediyor. 
Özellikle otomobilsiz kentlerde, kısa bir yürüyüş ya da otobüs veya tramvay gibi toplu taşıma araçlarının kullanılması öneriliyor. Yağmur suları tekrar kullanım için hasat ediliyor ve arıtılıyor. Merkezi ısı değişim sistemi ile binaların ısısı korunmaya çalışılıyor. Güneş enerjisini emen duvarlarla, hormonsuz sebze ve meyvelerle yaşayan projeler insanı heyecanlandırıyor.
“Tanrı dünya’yı yarattı, Hollandalılar da Hollanda’yı yarattı” Hollanda deyişidir.

Biz ise şartlarımıza boyun eğişlerimizi ifade eden “Vermeyince mabut neylesin Mahmut” deyişimizle tembelliğimizin sonucuna gidiyoruz...
“Tanrı dünyayı yarattı ise, meğer Türkiye'ye iltimas geçmiş...” sonucudur!
Lakin biz onu anlamamışız!

Tanrının bize iltimas geçtiği bereketli topraklarımızın farkına varamamışız… Tarım politikalarımızı geliştirememişiz. Değişken politikalarımızla, İsrail’den aldığımız tohumlarla bereketli topraklarımızı cezalandırmışız. Kendi tohumumuzu yetiştirmek yerine dışa bağımlı kalmışız. Çiftçiyi eğitip, yönlendirmemişiz. Çiftçinin tembelliğine göz yummuşuz. Toprağından senede 4 kez ürün almasını sağlamak yerine, alız yangınlarıyla toprağını yakmasına göz yummuşuz. Ekolojiye ve toprağın zarar görmesine aldırmamışız. Güneşin doğduğu yerin kıymetini bilmemişiz!

Çirkin şansı!” deriz…
Garip bir temennidir aslında. Çirkinin şansının olduğu diye bir şey halk arasında varsayılmıştır. "Güzelin şansı ayağının altında çirkinin şansı alnında olurmuş" diyenler de var.
"Güzeller bahtsız, çirkinler ballı olur" diyerek de, kültürel hezeyana takılmışız. Bir türkümüzde geçen ''Aman bizde adet böyledir, güzeli ağlatırlar, çirkini söyletirler'' sözü de bu inancı destekler.
"Allah çirkin şansı versin diye boşuna dememiş” diyenlerden, çirkinleri, Allahın da desteklediğini öğrenmiş olduk! İnsanoğlu ne garip, Allah’ın takdir işine de burnunu sokuyor! Güzeli zaten sevmeyiz, tavır alırız. Güzel doğuştan suçludur. Bütün güzelliklere düşmanca bakarız.

Güzel Türkiye, çirkin Hollanda…

Yerküre üzerindeki toprak yapısı ve iklimsel özelliklerine baktığımızda, Türkiye en güzel yerde…Biz güzele sahibiz ama daha güzel bir Türkiye yaratamamışız/koruyamamışız! Güzel mirasımızı homili gırtlak tüketiyoruz. Hollanda ne yapmış, çirkin Hollanda’yı yeniden yaratmış, güzel yapmış!

Kim bilir belki bir süre sonra hepimiz böyle “uygar” ülkede yaşarız. Kim bilir!

Yoktan var olan Hollanda’ya baktığımızda “Allah çirkin şansı vermiş” demek tembelliğin züğürt tesellisi…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

Reklamı Geç