Reklamı Geç
Terörle nasıl mücadele edilir?
Birol KESKİN

Birol KESKİN

Terörle nasıl mücadele edilir?

14 Aralık 2016 - 00:00

Ben yazıma siz okumanıza öncelikle şu sözlerle başlayalım: İstanbul Beşiktaş’ta haince şehit edilen genç polislere ve ölen masum sivillere Allah'tan rahmet, ailelerine ve millete başsağlığı diliyorum.

Bu sözü hafta sonunda şırıltılı bir koyakta çadırların arasında piknik yapan dağcıların yanında İstanbul’dan gelen telefonu, titreyen eli ile açan bir polis anasının yürek atışına tanıklık etmiş biri olarak söylüyorum. Ateş düştüğü yeri yakıyor.

Bu sözü-sözleri lütfen kalıplaşmış bir terennüm gibi okumayın, bu sözü lütfen yine hep aynı sözler diye okumayın, bu sözü lütfen içinizden, yüreğinizden, kalbinizden, beyninizden, vicdanınızdan, gözlerinizden, gözlerinizdeki bakışlarınızdan, alın çizgilerinizden, bir gecede beyazlaşan saçlarınızdan, dilinizden, dudağınızdan, sözünüzden ve ıslığınızdan, fısıltınızdan ve haykırışınızdan süzülüp gelen ortak sesiniz-sesimiz diye okuyun!

Ben terörle nasıl mücadele edileceğinin askeri, polisiye, kriminal yöntemlerini bilmiyorum. Ben sıradan bir insanım ve sıradan insanların terörle nasıl mücadele ettiklerini biliyorum.

“Terörü lanetliyoruz” diye kuru kuruya terörle mücadele olmaz, diyorlar. Olur. Terörü lanetleyerek terörle mücadele olur. Her terör saldırısında hep birlikte teröre lanet ilahisini okumaya devam edeceğiz. Biz halkız, sıradan insanlarız ve elimizden katilleri lanetlemekten başka şey gelmiyor. Bari elimizden onu almayın! Gözyaşı dökmekle terörle mücadele olmaz, diyorlar. Olur. Gözyaşı dökerek terörle mücadele edeceğiz. Gözyaşlarımızda terör boğulana kadar gözyaşı akıtacağız. Gözyaşlarımız kuruduğunda ağlamak için birbirimizin gözlerinin içine bakacağız. Onların isteği zaten gözyaşlarımızın kuruması. Gözyaşlarımızın kurumasına izin vermeyeceğiz. En büyük silahımız gözyaşlarımız olacak. Ağıtlarımız! Gözyaşlarımızla, lanetlerimizle birlikte ağıtlarımız da terörü mahkum edecek. Ağıtlarımızı bizden almayın. Anaların, babaların, çocukların, gençlerin, yavukluların, bebelerin, aşıkların, hasretlerin, özlemlerin ağıtları terörü kavuracak.

Alışmayacağız. Kanıksamayacağız. Unutmayacağız. Susmayacağız. Hep aynı şeyi söyleyeceğiz.

Korkmayacağız. Korkacağız. Korka korka korkmayacağız. Korkmamayı öğrenene kadar korkacağız. Korku duvarını aşacağız. Korkmaktan korkacağız.

Hayat devam edecek. Suriye’de savaş yıkıntıları arasında telli duvaklı gelin olan-damat olan gençlercesine hayat devam edecek. Mülteci çadırlarında bebek doğumları gibi hayat devam edecek. Stadlarda maçlar devam edecek, salonlarda düğünler, sokaklarda, kaldırımlarda adımlar, fabrikalarda makinalar, tarlalarda çapalar çalışacak, hayat devam edecek.

Terörle nasıl mücadele edilir, diye sormuştum ya yazının başında. Şimdi öğrendim. Yaza yaza öğrendim.

Terör korkutmak istiyor, esir almak istiyor, panikletmek istiyor, şaşırtmak istiyor, puslu hava istiyor, yıldırmak istiyor, terör emperyaldir vatanı istiyor.

Terörle nasıl mücadele edileceğini öğrendim: İstediğini vermezseniz terörle mücadele edersiniz.

Terör amacına ulaşamayacak. Terörle mücadele, terör amacına ulaşamazsa başarı kazanacak.

Ben halkım, elimden gelen bu. Gözyaşlarım ve ağıtım…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar