Reklamı Geç
Hollanda hikayesi...
Doğan KARABULUT

Doğan KARABULUT

Hollanda hikayesi...

14 Mart 2017 - 10:24

Hollanda ile kriz yaşıyoruz...

Onlar terbiyesizlik yapıyor, biz isyan edip tehdit ediyoruz, onlar da rest çekiyor.

Uluslararası ilişkilerimizde bir “kısır döngü” daha.

Karşılıklı tehditler ve restleşme o düzeye vardı ki, birbirine coğrafi olarak yakın iki Güney Amerika ülkesi olsaydık, şimdiye kadar çoktan savaşmaya başlamıştık bile belki de!

Adam koskoca Dışişleri Bakanı’nın uçağına havayı kapatıyor, sonra da oturup büyük bir sükunet ve keyifle kızgınlığımızı seyrediyor!

Bu skandal yetmezmiş gibi, başka bir rezalete daha imza atıyor; Hanımefendi bakanımızın yolunu polis kesiyor, bakan hanım çaresiz, “ben buradan bütün dünyaya sesleniyorum!” diyor ama karşısındaki polis bile onu dinlemiyor!

Ne de olsa, “özgürlük”leri, serbest seks ve uyuşturucu satışı olarak allayıp pullayan, kokuşmuş batı kapitalizminin küçük bir ülkesinin zavallı bir polis memuru (ya da şefi!) var karşısında. Bakan Hanımefendi’nin ne dediğini merak bile etmiyorlar; ne bir diplomatik yetkili var orada, ne de bir tercüman!

***

Kanunlarımıza göre, yurtdışında propaganda yasak. Bu, AK Parti döneminde, 2008 yılında çıkan bir kanunla yasaklandı.

O zaman bunu yapmayacaksın. Çünkü, Avrupa da bunu biliyor.

Ama, bizimkiler bunu Büyükelçiliğimizde yapacaklar ve o zaman durum farklılaşıyor; çünkü orası bizim toprağımız! Bu durumda, Hollanda’ya şey yemek düşüyor, krema...

Ama adamlar yine de bunu engelliyor ve bizi açıkça tahrik diyorlar.

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Hollanda bunun bedelini mutlaka ödeyecek!” diyor; Başbakan Yıldırım “Türkiye bunun cevabını en ağır şekilde verecek” diyor, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, “Osmanlı laleleri de bunları adam edememiş, özür yetmez, karşılığı olacak!” diyor...

Yapılan terbiyesizliklerin ardından Türkiye’de tanık olduğumuz dayanışma çok değerli elbette, mesela, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun “madem Bakanlarımıza bunlar yapılıyor; ilişkiler askıya alınmalı!, bu konuda Hükümet’e desteğimiz tamdır” söylemi müthiş.

Bütün bu gelişmelere karşı Hollanda Başbakanı Rutte, kara mizah örneği bir fıkra anlatır gibi: “Özür dilemek mi; deli misin? Kızgınlıklarını anlayabiliyorum; ama iyi bir karar aldığımıza inanıyorum!” diyor.

***

Elbette Türkiye, uluslararası alanda, “ben büyük ülkeyim!” diye oraya buraya laf atmaktan vazgeçmeli... Çünkü onlar da kendilerince büyük ülke!

Herkesin birbirinin açığını kolladığı böyle bir dünyada, arı kovanına çomak sokmaya gerek var mı?


Bu işi Almanya başlattı...

Hollanda çıldırttı...

Danimarka sırada...


Onca işçimiz var oralarda... Canlarımız bunlara emanet yaşıyorlar... Onların da “derin devlet”leri var... Yollarlar 1-2 kudurmuş faşist, yaktırırlar evleri, daha önce defalarca olduğu gibi!

Dikkat etmek lazım. Karşımızda faşizm var... Ağzı kan kokuyor... Isırabilir, geçmişte yaptığı gibi öldürebilir!

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

Reklamı Geç