Şirket birleşmeleri
Emrah SERBEST

Emrah SERBEST

Şirket birleşmeleri

09 Temmuz 2018 - 09:44

 

Finans yazınında şirket birleşme ve satın almaları önemli bir yer tutuyor. Şirket birleşmelerinin getireceği verimlilik ve sinerji, yeni pazarlara açılma, teknolojik innovasyonlara erişim vs gibi sebeplerle firmalar şirket birleşme ve satın almalarına oldukça önem atfeder hale geldiler. Özellikle vekalet teorisi ve sorunu açısından şirket birleşme ve satın almalarının sunduğu çözümler oldukça önemli.

Özellikle 80 yılların başlarından itibaren kurumsal ekonominin ve serbest piyasa ekonomisinin oldukça geliştiği ABD piyasalarında şirket satın almaları biraz daha farklı nedenlerle uygulanmaya başlandı. İyi performans gösteremeyen, kendi çıkarlarını şirket çıkarlarının üzerinde tutan yöneticiler sınıfının şirket dışına çıkarılması amacını güden satın almalar neticesinde hissedarlarının mal varlıklarının daha iyi yönetilmesi sağlanıyordu.

İyi yönetilemeyen bir şirketin satın alınarak yönetiminin değiştirilmesiyle, şirket varlıklarının daha mahir ellerde kullanılması sağlanabilir. Tabi bu sadece sermayedarların yararına da değil. Daha iyi yönetilen bir şirketin çalışanlarına, tedarikçilerine, müşterilerine olduğu kadar genel olarak topluma da faydaları var.

Nasıl mı?

Çalışanlar uzun soluklu bir şirkette çalışacakları için iş güvenlikleri artmış olacak. Tedarikçiler uzun soluklu bir müşteri, müşteriler ise uzun soluklu bir tedarikçi ve iş birliği kazanmış olacaklar. Aynı zamanda nihai müşteri de malını aldığı firmanın garanti, servis ağı gibi satış sonrası hizmetlerinden daha verimli bir şekilde yararlanmış olacak.  

İşte şirket satın almaları bu yönüyle dışarıda yöneticiler için oluşan ve etkin işleyen bir işgücü piyasasının bir sonucu. İdarede iyi performans gösteremeyen yönetici böyle bir piyasanın kendisini sürekli izlediği düşüncesiyle kendine çeki düzen verecek ve performansını arttırmanın yollarını arıyor olacak. Yoksa yönettiği şirket satın almalara hedef olacak ve o yönetici de işini kaybetmekle karşı karşıya kalacak.

Şirket satın almaları gibi bir olgunun olması, kurumsal finans teorisi açısından oldukça sakıncalı olan vekâlet probleminin (agency problem) bir sonucu aslında. Ne diyor vekâlet teorisi: “Şirketin gerçek sahibi olan hissedarlar işlerini yürütmek üzere vekil tayin ederler. Tayin edilen bu vekiller, yani yöneticiler, şirketi hissedarların namına en iyi şekilde yönetmekle yükümlüdürler.”

Ama bazen zaman geliyor, vekillerin performansında düşüş oluyor. Çünkü kendi çıkarlarını şirket çıkarlarının önüne koymaya başlıyorlar. Şirket kaynaklarını kendi namlarına kullanıyorlar. Aşırı pahalı şirket araçları alıp, oldukça pahalı seyahatler ve konaklamalar yapıyorlar. Bunları yaparken de kötü bir yönetimle, işinin ehli ve mahir diğer çalışanlar şirketi terk etmeye başlıyor.

İşte böyle şirketlerde şirket içinden işini iyi bilen yöneticiler ya da dışarıdan yatırımcılar bunu fark edip o şirketin hisse senetlerini almaya başlıyorlar. Bunu gizlice yapıyorlar çünkü hedef şirketin yöneticileri olası bir satın alma tehdidine karşı bazı savunma mekanizmaları ortaya koyabiliyor. Yeterince hisse biriktirdikleri zaman ortaya açık bir teklif sunup diğer küçük yatırımcıların hisselerini de almak istiyorlar. Tüm bunlar neticesinde şirkette yeterince pay sahibi olduklarında yönetimde de söz sahibi olup istedikleri yöneticileri atayabiliyor ve kabiliyetsiz yönetimi değiştirmiş oluyorlar.

Tabi bu yol sadece yeterli düzeyde halka açık şirketler için kullanılabilir. Halka açıklığı az ya da dolaşımdaki hisseleri blok halinde aynı ellerde olan şirketler için uygulanabilirliği mümkün değil.

Sonuç olarak, şirket birleşme ve satın almaları kurumsal yönetişimin vekâlet sorununun çözümünde önemli bir boşluğu dolduruyor. Şirket yönetimlerini disipline edip daha iyi bir yönetim ve yönetişime imkan sağlayor.

Sağlıcakla kalın.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar