Reklamı Geç
Muhasebe ücreti
Engin MALAY

Engin MALAY

Muhasebe ücreti

21 Nisan 2017 - 10:15

Şimdi tam da bu zamanda nereden çıktı muhasebe ücreti konusu diyenler çıkabilir. Haklılar… Yılbaşı değil, yılsonu değil, hakikaten nereden çıktı bu muhasebe ücreti?

Bahsedeyim: Geçtiğimiz hafta bir mükellefimin yeğeni geldi. İlk defa görüyorum; kerli ferli, tıraşlı, iyi giyimli efendi görünümlü bir kişi. Dayısının gayri faal şirketini devir almak istiyormuş. “Ne işi ile uğraşıyorsunuz?” dedim. “İnşaat yapıyorum” dedi. “Güzel, nerede yapıyorsunuz?” diye sorularımı sormaya devam ettim. “Seferihisar ve Karabağlar semtinde yapıyorum” dedi. Sonra devir almayı düşündüğü şirketin kamu borcu olup olmadığını sordu. “Kamuya borcu yok da bana var” dedim. Güldü ve “Ne kadar?” diye sordu. Ben rakamı söyledim. Yine güldü; “Şirket gayri faal zaten, çalışmıyor, e artık bir kolaylık yaparsınız da, dayım size ödeme yapar” dedi. Ben de; “Dayın kiraladığı işyeri için mülk sahibine; zaten çalışmadık, kirada indirim yap ona göre ödeme yapayım mı diyor, yoksa her ay şirketi çalışmadığı halde kirayı tam ve zamanında mı yatırıyor?” diye soru yönelttim. Adam yine güldü… Hep gülüyor. Biraz daha sohbet ettik. Bu arada şirket muhasebesinin ne kadara tutulduğunu sordu. Muhasebe ücretlerinin çok farklılıklar gösterdiğini; işçili, işçisiz, az işçili, çok işçili, hizmet, alım-satım, imalat, tek KDV’li, çok KDV’li gibi kriterlerin hepsinin ücreti etkilediğini belirttim. “Ben iki yüz TL veriyorum” dedi. “İnşaat muhasebesine iki yüz TL veriyorsunuz öyle mi? Siz o arkadaşla devam edin, hatta hiç bırakmayın” dedim. Adam güldü, adam hep gülüyor.

Neden gülüyor anlamadım, kendini çok mu açıkgöz hissediyor, yoksa bu meslekte ücret standardının olmadığını, bir meslektaşın şu kadar istediği ücreti mükellef; “Aaa çok fazla söyledin, şuradaki meslektaşın bu söylediğin tutardan daha aza bu işi icra edeceğini söylemişti”, deyip çıtayı aşağıya çekebileceğini biliyor olmalı.

Neyse biraz daha sohbet ettik, çayımızı kahvemizi içtik sonra “yeğen” ayrıldı. İhtimalen dayısının borcunu yeğen ödeyecek de, ne kadar az ödersem o kadar avantaj sağlarım diye düşünüyor.

Bu olaydan bir gün sonra bir arkadaş ortamında yeni tanıştığım birkaç arkadaş bulunuyordu. Bunlardan biri benim mesleğimi öğrendikten sonra; “Ben muhasebecime 100 TL ücret veriyorum” dedi.

Bu sefer ben güldüm, hem de nasıl güldüm bir bilseniz! Aklıma geldikçe gülüyorum. Trajikomik bir durum…

Bu kadar anıdan sonra bizim meslek yasamız ne diyor bir göz atalım:

3568 Sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun; “Ücret” başlıklı 46’ncı maddesi; “Ücret meslek mensuplarının hizmetlerine karşılık olan meblağı ifade eder. Ücretin asgari miktarı tarife ile belirlenir.

Tarifedeki asgari miktar altında ücret karşılığında iş kabulü yasak olup, aksine hareket disiplin cezasını gerektirir.

Her odanın yönetim kurulu, her yıl ocak ayından geçerli olmak üzere serbest muhasebeci mali müşavirler ve yeminli mali müşavirlerin yapacakları iş ve işlemler karşılığında alacakları ücretleri gösterir birer tarife hazırlayarak Birliğe gönderir.

Birlik yönetim kurulu, oda yönetim kurullarının tekliflerini de gözönüne almak suretiyle çeşitli odaları içine alacak grupları tespit ve gruplarda uygulanacak tarifeleri hazırlayarak Maliye Bakanlığına gönderir.

Maliye Bakanlığı tarifeyi aynen veya gerekli gördüğü değişikliklerle tasdik eder. Tarifeler Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girer.

Yeni tarifenin tasdikine kadar mevcut tarife hükmü uygulanır.” hükmü yer almaktadır.

Neymiş maddenin ana omurgası? “Ücretin asgari miktarı tarife ile belirlenir.

Tarifedeki asgari miktar altında ücret karşılığında iş kabulü yasak olup, aksine hareket disiplin cezasını gerektirir.” Buna da mı gülsem ne yapsam karar veremedim! Nasıl bir meslek bu? Sözüm ona cezalar söz konusu, ama meslektaş bu cezaları kazımıyor, yönetimler de kazımayanları kazımıyor…

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar