Türkiye'de kadın olmak
Hülya DİNÇEL

Hülya DİNÇEL

Türkiye'de kadın olmak

09 Mart 2017 - 10:59

Ülkemizde kadın olmak hayatın her alanında var olabilmek için özel olarak mücadele etmeyi gerektiriyor.

Hayatın her anında; ''Ben de varım!'' diye haykırarak sesi duyurmak şart oluyor.

Ve çoğu kez birileri, görünmez bir el ile kadınların sesini her daim kıstırıyor ve ses çıkarmanızı engelliyor.

Ve siz öteki olmaya zorlanırsınız.

Zordur Türkiye'de kadın olmak.

''Nefes alıyorsak umut var demektir,' derler ama; kadınsan ve tüm kötülüklere rağmen yaşam umudu gösteriyorsan; umut değil de şansındır seni yaşamda var eden.

Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü…

Her alanda klasik mesajların verildiği bir gün.

Sokaklarda, restorantlarda, kafelerde karanfiller dağıtılacak.

Vahşi kapitalizm kadınlara özel indirimler, promosyonlar yapacak.

8 Mart anlamından uzak bir güne döndürülecek.

8 Mart Emekçi Kadınlar Günü değil de; şarkı türkü, göbek yarışı günü olacak.

Türkiye’de kadın olmak ne demek?

Şöyle kısaca hep birlikte inceleyelim;

-Cinsiyet eşitliğinde 145 ülke arasında 130'uncuyuz.

-Türkiye nüfusunun (78 milyon 741 bin 53 kişi) %50.2’sini erkek nüfus (39 milyon 511 bin 191 kişi) ve %49.8’ini kadın nüfus (39 milyon 229 bin 862 kişi) oluşturuyor.

-Lise ve dengi okul mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştakilerin toplam nüfus içindeki oranı %19.1 iken bu oran erkeklerde %23.2, kadınlarda %15’tir.

-Yüksekokul veya fakülte mezunu olan toplam nüfus oranı %13.9 olup bu oran erkeklerde %16.2 kadınlarda ise %11.7’dir.

-Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki kadın milletvekili oranı 1935 yılında %4.5 iken, 80 yıl sonra bu oran %14.7'ye yükseldi.

-Ülke karşılaştırmalarına bakıldığında, Avrupa’da 2014 yılında kadın milletvekili oranının en yüksek olduğu ülkeler; %45 ile İsveç ve %42.5 ile Finlandiya oldu.

-Türkiye’de bakan sayısı 2015 yılında 27 olup bunların sadece %7.4’ü kadındır.

-Ülke karşılaştırmalarına bakıldığında 2013 yılında Avrupa’da kadın bakan oranının en yüksek olduğu ülkeler; %54.2 ile İsveç ve %50 ile Norveç oldu.

Nüfusunun yüzde 49.8’inin kadın olduğu Türkiye, dünyada cinsiyet eşitliğinde bir hayli geride.

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) "Küresel Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporu"na göre Türkiye 145 ülke arasında cinsiyet eşitliğinde 130. sırada.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinde en önde gelen ülkeler sırasıyla İzlanda, Norveç, Finlandiya. En son sırada ise Yemen, Pakistan ve Suriye yer alıyor.

Türkiye’de kadınların istihdama katılım oranları zaten düşük. KAGİDER’in geçtiğimiz yıl açıkladığı rapora göre Türkiye’de kadının istihdam oranı yüzde 26.3 iken, aynı oran gelişmiş ülkeler ve AB ülkeleri için yüzde 62

Kadınlar istihdama katılsa bile aynı işi yapan erkeklere oranla daha düşük maaş alıyorlar çoğu zaman.

Yani kadınlar hem zor istihdam ediliyor hem de daha düşük ücretlere mecbur bırakılıyor.

“İstihdam içinde” gözüken her üç kadından birisi aslında ücretsiz aile işçisi olarak anketlerde yer buluyor. DİSK-Araştırma Dairesi bu yılın başında yayımladığı Kadın İstihdamı ve Güvencesizlik başlıklı raporunda “kayıtdışı çalışan kadınların toplam çalışan kadınlara oranı yüzde 52 seviyesindeyken, kayıtdışı çalışan erkeklerin toplam çalışan erkeklere oranının yüzde 30 seviyesinde” olduğunu belirtti.

UNICEF, dünyada 15 yaşının altında 700 milyon çocuk kızın evlendirilmeye zorlandığını duyuruyor ve söz konusu rakamın 2030 yılına değin 950 milyona çıkacağı uyarısını yapıyor.

Türkiye’de ise 18 yaşın altındaki kadınların yüzde 26’sının evlendirilmiş olduğu ve yüzde 10’unun da ilk çocuklarını doğurmuş olduğu biliniyor.

Ve en acısı da şöyle:

-Bu ülkede 69 yaşındaki A.Ü gibi, yolda sadece adres sorduğunuz torununuz yaşında bir genç tarafından bir barakaya çekilip tecavüz edilebilirsiniz, maaş kartlarınız ve ziynet eşyalarınız çalınabilir.

-Bu ülkede 6 yaşındaki Gizem Akdeniz gibi, babanızın kuzeni tarafından defalarca tecavüz edilebilir, öldürülebilirsiniz, cesediniz ormanda bulunabilir.

-Bu ülkede 21 yaşındaki Fatma Nur Çelik gibi, evinize internet kurmaya gelen birisi tarafından, koli bandı ile bağlanarak tecavüze uğrayabilirsiniz.

-Bu ülkede daha 17 aylık N.N.B gibi, 3 tane hayvan tarafından işkence edilip tecavüze uğrayabilir, beyninizde ödem oluşabilir.

-Bu ülkede 20 yaşındaki Özgecan Aslan gibi, arkadaşınızla gezdikten sonra evinize dönerken sadece dolmuştaki son yolcu olduğunuz için, 3 tane hayvan tarafından saldırıya uğrayabilir, öldürü-lebilirsiniz.

-Bu ülkede giydiğiniz her şeyden tahrik olan ve bu yüzden sizinle kendini tatmin etmeyi kendine hak gören bir zihniyet var.

-Bu ülkede "Kadınlar iş aradığı için işsizlik yüksek" diye açıklama yapan yetkililer var.

-Bu ülkede "Tecavüze uğrayan doğursun" diyen sorumlular var.

-Bu ülkede televizyon programına bağlanıp babanız tarafından tecavüze uğradığınızı söylerseniz babanız komuoyunda mahçup edildiği için ceza indirimi alabilir, hatta beraat edebilir.

-Bu ülkede bakire olmayan bir kadına tecavüz ederseniz, bakire olan bir kadına tecavüz etmekten daha az ceza alırsınız.

Ve tüm yukardaki vahşeti yapıp, kravat takıp duruşmaya gelince iyi hal indirimi alabilen vahşiler var.

Ulu Önder Mustafa Kemal der ki:

“Dünyada hiçbir milletin kadını, ‘Ben, Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadını kadar gayret gösterdim’ diyemez.”

Kadın emeği ve gücü olmayan toplumlar yaşayamaz.

8 Mart Emekçi kadınlar Günü Kutlu olsun ve tüm kadınlara ferah, güvenli bir yaşam gelsin.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar