''Kıbrıs Rum Tarafı''
İbrahim PAKER

İbrahim PAKER

''Kıbrıs Rum Tarafı''

05 Ekim 2017 - 10:50

Adada bir süredir olumlu hiçbir gelişme yaşanmadı, daha uzun bir süre de yaşanmaz. Çünkü, Rum siyasi partileri 2018’de yapılacak başkanlık seçimleri için saha çalışmalarını sürdürüyorlar. Yani, kasap et derdinde, seni düşündüğü yok. Aslında bu haftanın en önemli olayı İngiltere’nin eski Dışişleri Bakanları’ndan Jack Straw’ın, Independent gazetesinde yer alan yazısı. Detaylar şöyle;

 

Başbakan Hüseyin Özgürgün, BRT’de katıldığı bir programda yaptığı açıklamada, vatandaşlık politikalarını tartışmanın, net bir şekilde Rum politikalarına hizmet olduğunu ifade ederek, 1960 Cumhuriyeti kurulurken bütün olayın nüfus üzerinden döndüğünü, Rumların şimdi de, Kıbrıs Türklerini, sayıca az olan Ermeni ve Maronitler’le aynı seviyede, etnik azınlık olarak gördüğünü resmi belgeye de yansıttığını söyledi. Güney Kıbrıs’ta okula kayıt yaptırırken dağıtılan bir belgede, “hangi etnik azınlığa dahil olunduğuna” dair, “etnik azınlıklar” belgesi dağıtıldığını, bunun eğitim kalitesiyle alakalı olmadığını, sayısal çoğunluğu yansıttığını, Rumların, Kıbrıslı Türkleri de etnik azınlık olarak gördüğünü söyleyen Başbakan Özgürgün, bu toprakları vatan bilen, yıllardır bu topraklarda yaşayan ve KKTC’ye yatırım yapanları vatandaş yapacaklarını söylediklerini, konuya böyle baktıklarını kaydetti. Başbakan Özgürgün, “Böyle bir zihniyetle, iki bölgeli, iki toplumlu, iki kesimli federasyon kurup eşit ortak olmamızın mümkün olmadığı belli” diye konuştu. Şubat 2018’de yapılacak Rum başkanlık seçimlerinin sonuçlarını da değerlendiren Özgürgün; “Rum tarafındaki seçime bakarak Kıbrıs Türkleri kaderini tayin etmez, etmemesi lazım. Şubat’tan sonra ne olacak diye, Kıbrıs Türk halkının Rumların keyfini bekleme lüksü yok. Kıbrıs konusunda da Anavatan Türkiye ile oturup bir karar almak gerekiyor, bu radikal kararlar da olabilir” dedi.

 

İngiltere’nin eski Dışişleri Bakanları’ndan Jack Straw, İngiltere’nin önde gelen gazetelerinden Independent’te yer alan yazısında, Kıbrıs’ta Türk ve Rumlar arasındaki anlaşmazlığın ancak bölünmeyle sona erebileceğini belirtti. Yazısında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi için “Kıbrıs Rum Tarafı” ifadesini kullanan Jack Straw, adada çözüm olmadan Güney Kıbrıs’ın tek başına üyeliğe kabul edilmesinin, Avrupa Birliği’nin aldığı en kötü stratejik kararlardan biri olduğunu kaydetti. Son müzakere sürecinin başarısızlıkla sonuçlanmasının sorumlusunun Kıbrıs Rum tarafı olduğuna işaret eden Straw, “Kıbrıslı Türk ve Rumların anlaşmasına yönelik 11. uluslararası girişim, daha önceki tüm girişimlerde olduğu gibi ve bundan sonraki olası girişimlerde de olacağı gibi, Rumlar tarafından reddedildi” ifadesini kullandı. Jack Sraw, adada tarafların, “sanki bu mümkünmüş gibi” gerçekleştirdikleri iki toplumlu ve iki bölgeli bir devlet esasına dayanan çözüm müzakerelerine artık son vermesi gerektiğini söyledi. Straw, çözümün adanın bölünmesi ve kuzeydeki Kıbrıs Türk devletine uluslararası tanınmışlık vermek olduğunu vurguladı. Türkiye’nin adaya müdahalesinin, aşırı sağcı Yunan cuntasının darbesi sonrasında gerçekleştiğine ve bu müdahale sonunda cuntanın düştüğüne işaret eden Straw, “Eğer bir grup İngiliz aynı şekilde tehdit altında olsaydı, İngiltere de benzeri müdahalede bulunurdu. Bu nedenle Türkiye’nin de müdahale etmemesi gerektiğini tartışmak doğru olmaz” dedi. Jack Straw, AB üyesi olan Kıbrıslı Türklere yönelik bütün ayrımcılıkların artık kaldırılması; yönetimsel ve yapısal açıdan AB’ye hazırlanması gerektiğini kaydetti. Straw, AB Dışilişkiler Konseyi’nin Kıbrıslı Türkleri, terk edildikleri bu belirsizlikten kurtarmak ve bulunduğu durumdan kaynaklanan sorunların iyileştirilmesi girişimlerinin de “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin bloke etmesiyle sonuçsuz kaldığını belirtti. Kıbrıs Rum tarafının örnek bir AB üyesi olarak tanınmadığını işaret ederek, 2012-13 döneminde yaşanan banka krizi ve Rusya’nın off-shore banka faaliyetlerini örnek gösteren Straw, Güney Kıbrıs’ın, “para karşılığında pasaport dağıttığına ilişkin”, The Guardian gazetesinde yer alan iddialara da değindi. Jack Straw, herhangi bir müzakerenin başarıyla sonuçlanabilmesi için her iki tarafın da bir şeyler elde etmesi gerektiğini ancak Kıbrıslı Rumların, Kıbrıslı Türklerle siyasi eşitliği güç kaybı olarak gördüğünü belirtti. Straw, şöyle devam etti: “Ancak pazarlık konusu AB üyeliği olsaydı, bence bir anlaşmaya varılabilecekti. Ama böyle olmadığı için, hiçbir Kıbrıslı Rum lider, olası bir anlaşmada seçmeninin desteğini alamaz. Güney için statüko gereğinden fazla konforludur. Uluslararası toplulukların bu gerçeği fark edip, adanın bölünmüşlüğünü tanımasının zamanı geldi görüşündeyim.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar