Sanatçı borçlanmasının gerekçe ve esasları-1
Mehmet Çırıka

Mehmet Çırıka

Sanatçı borçlanmasının gerekçe ve esasları-1

10 Ocak 2018 - 10:16

Sanatçı borçlanmasının gerekçe ve esasları-1

Ülkemizdeki özellikle müzik,sinema ve tiyatro sanatçılarının yöneticilerimizden temel  beklentilerinden biri belki de birincisi sanatçılara borçlanma hakkı verilmesidir. Yaklaşık 22 yıldır anılan sanatçılar ve onların meslek kuruluşları, ülkeyi yönetenlerden kendilerine  bir an önce borçlanma hakkı verilmesi için yoğun talepte bulunmakta iseler de,ne yazık ki bu beklentileri karşılık bulmamaktadır.
Nedir bu sanatçı borçlanması? Okuyucularımızın bilgilenmesi açısından öncelikle bu konuyu kısaca açıklamak istiyorum. Sanatçı borçlanması, sanatçıların sigortasız (kayıt dışı) geçen çalışmalarının, usulüne uygun bir şekilde belgelemek ve primleri kendileri tarafından güncel primler üzerinden ödenmek koşuluyla  sigortalı saydırılmasıdır.  Ülkemizde sosyal güvenliğin yaygınlaştırılması sürecinde  sonlara kalan  meslek dalları arasında  sanatçılar da yer almış olup,güzel sanatlar alanında faaliyet gösteren sanatçılar 1978 yılından itibaren SSK kapsamına alınmışlarsa da, mevcut sosyal güvenlik sistemi,özgün çalışma ve emeklilik koşulları nedeniyle sanatçıların sosyal güvenlik sorunlarına çözüm getirememiştir.
Mevcut sistemin yetersizliğinin yanı sıra, SSK/SGK ‘nın Anayasal görevini yerine getirememesi, denetimsizlik ve benzeri nedenlerle sanatçıların çalışmalarının çoğunlukla kayıt dışı kalması nedeniyle, sanatçılara zaman zaman  borçlanma hakkı tanınması adeta bir zorunluluk haline dönüşmektedir.
Nitekim, (SGK)Sosyal Güvenlik Kurumunu tarafından çıkarılan Sosyal Sigorta İşlemleri Genelgesinde “...sanatçıların çalışma sürelerinin diğer meslek gruplarından farklılık göstermesi ve kayıt dışılığın fazla olması hususları da dikkate alınarak…”ibaresine yer verilmek suretiyle, sanatçıların özgün çalışma koşulları ve çoğunlukla kayıt dışı çalıştırıldıkları bizzat SGK tarafından da kabul edilmektedir.
Tek başına bu düzenleme bile, sanatçıların borçlanma taleplerinin haklılığını kanıtlamaktadır. Kaldı ki Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO’nun ülkemizin de taraf olduğu 27 Ekim 1980 tarihli 20.Oturumunda kabul edilen Sanatçının Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararıyla, sanatçıların; sağlık, çalışma , sosyal güvenlik ve örgütlenme hakları yönünden özel olarak korunması ve desteklenmesi öngörülmüştür. UNESCO’nun söz konusu Tavsiye Kararı doğrultusunda düzenlenen 1982 Anayasasının “Sanatın ve Sanatçının Korunması” başlıklı 64.maddesiyle de, sanatçının korunması ve desteklenmesi amir hüküm olarak Anayasamızda  yer almıştır. Bununla birlikte,  geçen zaman içerisinde UNESCO’nun söz konusu  Tavsiye Kararı ve Anayasanın 64.maddesinin amir hükümlerinin gerekleri yerine getirilmemiş ve özellikle özel sektörde çalışmakta olan müzik, sinema ve tiyatro sanatçılarının başta sosyal güvenlik olmak üzere,  en temel hakları dahi çözüme kavuşturulmamıştır.  Bu nedenle aşağıda açıklayacağım esaslar çerçevesinde sanatçılar için borçlanma hakkı getirilerek sanatçıların kayıt dışı çalışmaları telafi edilmeli ve öncelikle ileri yaştaki sanatçılar olmak üzere, tüm sanatçılarımız sosyal güvenlik ve  emeklilik haklarına kavuşturulmalıdır. Sanatçı borçlanmalarında kanımca birincil öncelikli konu, borçlanma belgesi düzenlemekle yetkili kuruluşların tespitidir.Önceki borçlanmalarda bu konuda sağlıklı bir düzenleme yapılmamış ve meslek kuruluşu niteliği taşımayan vakıf ve dernekler de borçlanma belgesi düzenleyebilmişlerdir.Bu durum da uygulamada önemli sorunlar yaratmış ve hak sahibi gerçek sanatçıların önemli mağduriyeti söz konusu olmuştur.Bu nedenle yetki verilecek kuruluşların tanımlanması büyük bir önem taşımaktadır.                                                     

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar