Sanatçısız meclis
Mehmet Çırıka

Mehmet Çırıka

Sanatçısız meclis

04 Temmuz 2018 - 14:43

Seçimler yapıldı, resmi olmayan sonuçlar açıklandı ve beklenen oldu. Tespit edebildiğim kadarıyla meclisteki tek sanatçı kökenli milletvekili Halkın Demokrasi Partisi’nden (HDP) Barış Atay oldu.
Anayasasında “Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alır” şeklinde hüküm bulunan bir ülkede, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) sanatçı kökenli tek bir milletvekili yer alabildi…Yani oran altı yüzde bir.


Yıllardır en temel hakları ve sorunları çözüme kavuşturulmamış olan  sanatçılar adına  TBMM’de yer alan tek bir  temsilcinin sanatçıların beklentisini ne oranda karşılayabileceği ve sorunların çözümünde  ne kadar katkı sağlayacağını yaşayarak göreceğiz.
Bu arada geçmişte vekillik yapmış olan sanatçılarımızın da  sanatçıların hakları ve sorunlarının çözümü  konularında beklentileri karşılayamadıklarını ve kayda değer  hiçbir etkinlikte bulunmadıklarını da dip not olarak vurgulamak  istiyorum.


Seçime katılım oranının %88’ i aşması üzerine, Cumhurbaşkanı ve AK Parti sözcüleri ülkemizin batılı ülkelere demokrasi dersi verdiğini açıkladılar. Seçimlere yüksek katılımın demokrasi bilincinden mi yoksa toplumda oluşturulan kutuplaşma nedeniyle “seçimlerin olmak yada olmamak meselesi” olarak görülmesinden mi kaynaklandı bunun değerlendirilmesini siyaset bilimcilere bırakıyorum…
Kendisinin seçimlerde başarılı olduğunu iddia eden Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İNCE, 41 yıl sonra %30 barajının aşıldığını açıkladı. Sanırım İnce'nin hafızası kendisini yanıltmış. Zira CHP, merhum Bülent Ecevit’in başkanlığında girilen 14.10.1973 tarihli milletvekili genel seçimlerinde %33.3 oranında oy almıştır. Bu nedenle %30 barajının aşılması 41 yıl sonra değil 45 yıl sonra gerçekleşmiş olup, 05.06.1977 tarihinde yani 41 yıl önce yapılan milletvekili genel seçimlerde CHP’nin oy oranı  %41.3'dir. Bu arada 12 Eylül 1980 dikta rejiminin devam ettiği 06.11.1983 tarihinde yapılan genel seçimlerde sosyal demokratları temsilen son derece yetersiz olanak ve  koşullarda seçime giren  Necdet Calp başkanlığındaki Halkçı Parti’nin (HP) dahi %30.46  oranında oy alarak başarı dayanağı olarak gösterilen %30 barajını aştığını Muharrem İnce'ye hatırlatmak isterim.


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu seçimlerden sonra yaptığı ilk açıklamada “Koltuk sevdalısı olanların partimizde yeri yoktur” ifadesini kullandı. Kendisi defalarca seçim kaybedip görevini bırakmadığına göre, aynı mantıkla Kılıçdaroğlu’nun da  “koltuk sevdalısı” olduğunu söylemek haksızlık olamayacaktır sanırım.


Seçim gecesi CHP’ nin kurmuş olduğu bilgisayar sisteminin çalışmadığı ve bu nedenle Anadolu Ajansı'nın (AA) verilerinin esas alındığı öne sürülüyor.Geçmiş seçimlerde de bu tür iddialar ortaya atılmıştı.


Acaba CHP mi bu işi beceremiyor yoksa birileri sisteme parmak mı atıyor?
Dikkatimi çeken bir diğer konu seçim öncesi yapılan vaatlerin ne kadarının yerine getirilebileceğidir. Bir sonraki seçimlere kadar bu vaatlerin çok büyük bir bölümünün unutturulacağını ve bu vaatlerin 9 ay sonra yapılacak yerel seçimlerde tekrar gündeme getirilerek yeni bir  oy devşirme ortamı yaratılacağını düşünüyorum.


Yeni yasama döneminde Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) kilit parti olacağı öngörülmektedir. Ben bu birlikteliğin çok da mutluluk içerisinde sürmeyeceğine inanıyorum… Yapılan ilk açıklamalar da  gelecekte yaşanabileceklerin sinyalini vermektedir. Bu durumda öncelikle olağanüstü halin kaldırılması ve af konusunda iki parti arasındaki görüş farklılıklarının nasıl giderileceği merak konusudur. Ayrıca bu yasama döneminde, iktidarın, meclis çalışmalarında ve yasa çıkarmakta zorlandığı durumlarda giderek sertleşeceğini ve ülkenin önümüzdeki süreçte çok daha gergin ve kutuplaşmış ortama sürüklenebileceğini ihtimal dahilinde görüyorum. Bunun yanı sıra hiç beklenmedik ittifakların oluşması da mümkün olduğu gibi ve  milletvekili transferleriyle karşılaşırsak şaşırmayalım.

DÜZELTME NOTU: 27.06.2018 tarihli Aklıma Takılanlar başlıklı yazımda, “öldürttüğünü unutmuş” olması gereken ibare “ öldürdüğünü unutmuş” olarak yazılmıştır. Düzeltir özür dilerim.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar