Sanatçıya sahip çıkanlar
Mehmet Çırıka

Mehmet Çırıka

Sanatçıya sahip çıkanlar

03 Ocak 2018 - 10:01

Sanatçıya sahip çıkanlar

Ülkemizde özellikle özel sektörde çalışan sanatçılar  üvey evlat muamelesi görmüştür. Yaptığım araştırma sonuçlarına göre,ülkemizde özel sektörde çalışan sanatçılarla ilgili olarak yapılan  yasal düzenleme ve uygulamalar tarih  sırasına göre aşağıda açıklanan şekilde gerçekleşmiştir.
27 Mayıs 1960 tarihinde ülkemizde askerler yönetime el koyarlar ve yönetimi (MBK) Milli Birlik Komitesi devralır.

MBK’ nin kararıyla ,11.06.1932 gün ve 2007 sayılı Türkiye’deki Türk Vatandaşlarına Tahsis Edilen Sanat ve Hizmetler Hakkında Kanun hükümleri doğrultusunda ,yabancı uyruklu müzik sanatçılarının ülkemizde çalışması yasaklanır ve yabancı uyruklu müzik sanatçıları ülkemizden çıkarılır.

Bülent Ecevit’in Başbakanlığındaki CHP iktidarı tarafından çıkarılan  2167 sayılı yasayla, özel sektörde çalışmakta olan sanatçılar 11.07.1978 tarihinden itibaren (SSK)Sosyal Sigortalar Kurumu  kapsamına alınır ve bu yasayla ayrıca sanatçılara sigortasız geçen çalışma sürelerini borçlanma hakkı verilir.Ancak 2167 sayılı Yasa sanatçıların sosyal güvenlik sorununa çözüm getiremez.
Türk Silahlı Kuvvetlerince 12 Eylül 1980 tarihinde yapılan darbe sonucunda ülke yönetimini 5 Orgeneralden oluşan (MGK) Milli Güvenlik Konseyi devralır.

Mevcut yönetim, UNESCO’nun 27Ekim 1980 tarihli toplantısında, sanatçılar ve ailelerinin çalışma ve sosyal güvenlik ilişkileri yönünden koruma altına alınmalarını öngören "Sanatçının Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı”nı kabul eder.Bu arada UNESCO’ nun tavsiye kararı ve ülkemizdeki uygulamalar konusundaki değerlendirme ve görüşlerimi özel bir yazımda sizlere sunacağımı belirtmek istiyorum.

Ülkemizin de taraf olduğu “Tavsiye Kararı” doğrultusunda,(MGK)Milli Güvenlik Konseyi tarafından hazırlanarak halk oyuna sunulan 1982 Anayasa’sında ,önceki anayasalarda yer almayan “Sanatın ve Sanatçının Korunması” başlıklı  64.maddeye yer verilerek sanatçıların anayasal koruma altına alınması öngörülür.

Danışma Meclisi ve MGK kararıyla  çıkarılan 12.12.1982 gün ve 2595 sayılı kanunun 16.maddesiyle,657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ek geçici 16.maddesi değiştirilerek, kamuda memur statüsünde çalışmakta olan senfoni, opera,bale, devlet tiyatrosu ve koro sanatçıları gibi sanatçıların sözleşmeli sanatçı statüsüne alınmaları ve ekonomik koşullarının iyileştirilmesinin altyapısı hazırlanır.

Yine Danışma  Meclisi ve MGK kararıyla çıkarılan 01.11.1983 gün ve 2936 sayılı kanunun 
7.maddesiyle,5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 42.maddesi değiştirilerek telif meslek birliklerinin kurulmasına olanak tanınır. Danışma Meclisi ve MGK kararıyla ,19 Kasım 1983 gün ve 2959 sayılı Yasayla sanatçılara SSK kapsamında borçlanma olanağı verilir. Askeri yönetimin sivil siyasi yönetim üzerinde etkilerinin devam ettiği süreçte, 09.07.1987 gün  ve 3395 sayılı yasa ile sanatçılara SSK kapsamında  bir kez daha borçlanma hakkı verilir. Bunların dışındaki istisna olarak,DYP-SHP koalisyon hükümeti döneminde sanatçılara bir kez daha borçlanma hakkı verilmesini öngören 08.12.1994 gün ve 4056 sayılı yasa çıkarılır. Aynı iktidar döneminde 1995 yılında çıkarılan yasayla 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda değişiklik yapılır ve Bağlantılı Hak Sahipleri adı verilen ticari kesimlerin (yapımcıların) Komşu Hak Sahibi olarak yasa kapsamına alınması sağlanarak bu yolla  ticari kesimlere “meslek birliği” kurma hakkı tanınır ve bu kesimler de  müzik eseri sahibi sanatçıların haklarına ortak edilir.Bu düzenlemeden sonra telif haklarının toplanmasında, ticari kesimlerin meslek birliğinin etkisi ve ağırlığı giderek artarak öncülük görevini adeta bu meslek birliğine geçer.Dileğim telif hakkı sahibi sanatçıların aleyhine sonuçlar doğuran bu uygulamadan bir an önce vazgeçilmesidir.
Özel sektörde çalışan sanatçıların SSK kapsamına alındığı 11.07.1978 tarihinden bu yana geçen yaklaşık 40 yıllık sürenin değişik hükümetlerin  ilk 18 yılık döneminde,Anayasanın 64.maddesi  de dahil olmak üzere sanatçılarla ilgili olarak 7 yasal düzenleme yapılmıştır. Buna karşın 1995 yılından bu yana geçen 22 yıllık sürede ise sanatçıların sosyal güvenlik ve telif hakları konusundaki önemli sorunlarından kaynaklanan yoğun taleplerine rağmen, sanatçılarla ilgili hiçbir yasal düzenleme yapılmadığı gibi, bir de 2015 yılında Yargıtay Kararıyla “umuma açık yerlerde müzik eserlerinin radyodan veya televizyondan yayınlanması halinde, yapımcı, sanatçı ve eser sahibinin bu yayını engelleme açısından haklarının bulunmadığı” hüküm altına alınarak sanatçılar aleyhine hüküm oluşturulmuş ve eser sahibi sanatçılar maddi yönden önemli kayba uğratılmıştır.Yargıtay’ın  karar değişikliğine giderek eser sahibi sanatçılara haklarını teslim etmesini diliyorum. Bu nedenle, umuma açık yerlerde müzik eserlerinin radyo ve televizyon yayınından kaynaklanan telif haklarının eser sahibi sanatçılara ödenmesi bu doğrultuda ülkemizde telif haklarının etkin bir şekilde toplanabilmesi  ve öncelikle ileri yaştaki sanatçılar olmak üzere, sanatçıların sosyal güvenlik ve emeklilik haklarına  kavuşturulması  konularında  gerekli yasal düzenlemelerin bir an önce yapılarak sanatçıların temel sorunlarından hiç olmazsa ikisi bir an önce çözüme kavuşturulmalıdır.
Yazımın sonunda  özel sektörde istihdam edilen sanatçılarla ilgili olarak gerçekleştirilen yasal düzenlemeler konusundaki ilginç bir gözlemimi  açıklamak istiyorum. Sanatçılarla ilgili yapılan yasal düzenlemeler değerlendirildiğinde,sanatçılar lehine gerçekleştirilen yasal düzenleme ve uygulamaların askeri yönetimler yada askeri yönetimlerin etkisinin devam ettiği dönemlerde yoğunluk kazandığı görülmektedir.
Sizi bilmem ama bana ilginç geldi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar