Seçimler ve sanatçılar
Mehmet Çırıka

Mehmet Çırıka

Seçimler ve sanatçılar

13 Haziran 2018 - 10:53

Seçimler ve sanatçılar

Seçim tarihi 24 Haziran yaklaştıkça partilerin vaatleri de giderek yaygınlaşıyor.
Aklımda kaldığı kadarıyla emeklilere ikramiye, kadınlara doğum öncesi borçlanma, gençlere harçlık, askerlik süresinin ücretsiz borçlanılması, emeklilikte yaşa takılanlar, bir milyon emekliye ek gösterge artışı, stajda geçen sürelerin sigortalı sayılması, kader mahkumlarına af,vergi ve sigorta primi affı ve yeniden yapılandırılması ,imar affı,taşeron düzenlemeleri , halk otobüslerine vergi indirimleri ,bunlara devletçe ödenmekte olan ücretlere zam gibi oy artırmak amacına yönelik hesaplı ve hesapsız vaatler.
Bu arada ilgimi çeken ilginç bir konuya dikkat çekmek istiyorum.Seçimler yaklaşırken birdenbire taksicilerin baskısıyla UBER olarak adlandırılan taşıma sisteminin yasaklanması olup, bu kararın da seçime yönelik uygulama olduğu açıktır. Yanlış anlaşılmasın ama bu ülkede, taksici, dolmuşçu ve özel halk otobüsçülerinin aleyhine karar almak kolaylıkla mümkün değildir.Bu meslek grubu, aleyhlerine gördükleri ve  istemedikleri düzenlemeleri siyasi baskı ve eylemlerle genellikle iptal ettirebilmekte yada yumuşatabilmektedirler.
Yukarıda saymaya çalıştığım vaatler  tüm toplum kesimlerinin lehine sonuçlar içermekte iken,her nedense milletvekili aday  listelerinde sanatçılara yer bulamayan (!) siyasi partilerimiz, sanatçıların en temel sorunlarının çözümü konusunda da duyarsız kalmışlar
Sanatçıların sosyal güvenlik kapsamına alındığı 1978 yılında, kanun gerekçesinde ülkemizdeki  sanatçı sayısının 70-100 bin olduğu öngörülmüştür. Ülkemiz nüfusunun 35 milyon olduğu 1978 yılındaki bu sayının  ülkemizin nüfus artış hızı ile aynı oranda artığı varsayılsa bile ,bugün itibariyle 81 milyonu aşan ülkemiz nüfusu dikkate alındığında, günümüzde, müzik, sinema ve tiyatro sanatçıları ağırlıklı olmak üzere, tüm güzel sanat dallarında uğraş veren toplam sanatçı sayısının 200-250 bin olarak öngörülmesi yanlış bir veri olmayacaktır.
Öngörülen  bu sanatçı  sayısı sadece özel sektörde çalışmakta olan sanatçıları kapsamakta olup, kamuda görev yapan sanatçılarımız bu sayıya dahil değildir.
Zaten kamuda istihdam edilen sanatçılarımızın iş ve ücret güvencesi , sosyal güvenlik ve emeklilik gibi temel hakları , özlenen ve hak edilen ölçüde olmasa da zaten belirli güvencelere bağlanmıştır.
Ancak özel sektörde çalışan sanatçıların mesleki, ekonomik,sosyal ve kültürel haklarının korunması konusunda  devletimizce ne yazık ki bugüne kadar sanatçılar lehine en ufak bir çözüm getirilmemiştir.
Bu gün özellikle müzik, sinema ve tiyatro sanatçılarının iş ve ücret güvencesi ,işsizlik,kayıt dışı çalışma, telif hakları gibi çalışma ve sosyal güvenlik ilişkilerinden kaynaklanan en temel hakları akla bile gelmemektedir.
Sanatçıların işsizlik oranı ülkemiz ortalamasının çok üstündedir. Ayrıca ağırlıklı olarak müzik, sinema ve tiyatro alanlarında  çalışan sanatçıların neredeyse tamamı kayıt dışı çalıştırıldığı halde, bu çalışmaların sosyal güvenlik kapsamına alınması ve sanatçıların özgün çalışma koşullarına uygun etkin ve kalıcı  bir sosyal güvenlik sistemi kurulmuş değildir.
Partilerimizin sadece siyasal amaçlı etkinliklerinde sanat ve sanatçının toplum üzerindeki etkileyici güç ve sempatisinden yararlanmak amacıyla  akla gelen sanatçılar genellikle de mevcutlu olarak davet edildikleri etkinliklerde sadece süs bitkisi gibi sunuldular.
UNESCO’nun Sanatçının Statüsüne İlişkin tavsiye kararıyla çalışma, sosyal güvenlik ve sanatsal faaliyetleri yönünden özel olarak korunması öngörülen ve  bu öngörü doğrultusunda düzenlenen 1982 Anayasasının  Sanatın ve Sanatçının korunması başlıklı 64.maddesinin amir hükümleriyle özel olarak korunması ve desteklenmesi öngörülen sanatçıların, siyasi partilerimizce dikkate alınmamaları ve sanatçılar lehine en ufak bir düzenleme yapılmaması sanat ve sanatçının siyasi partilerimiz nezdindeki yerini gösteren üzücü bir durumdur.
Bu sonuca varılmasında siyasi partilerin sanat ve sanatçı konusundaki duyarsızlık ve umursamazlıkları etkili olmakla birlikte , sanatçıların da  örgütlenme, birlikte davranma, siyasi baskı oluşturma gibi en temel  konularında dahi birlikte davranma refleks ve  becerilerinin gelişmemesi bu sonucun doğmasında  önemli bir rol oynamıştır.
Sanat ve sanatçının toplum üzerindeki etki ve sempatisi bir yana,bugün ülkemizde özel sektörde görev yapan 200-250 bin sanatçının çok büyük sorunları mevcut olup, aileleriyle birlikte sayıları yaklaşık  bir milyonun üzerine çıkabilecek ve hiç de küçümsenemeyecek  bu  kitlenin siyasilerimizce dikkate alınmamasını gerçekten ilginç buluyorum.
Özetleyerek anlatalım.
Yaklaşık  16 yıldır  ülkeyi  tek parti iktidarıyla yöneten ve çeşitli vesilelerle düzenlenen etkinliklerde çeşitli sanatçılarımız en önlerde yer vererek sanat ve sanatçılara övgüler düzen yöneticilerimiz ,sanatçıların sorunları gündeme getirildiğinde, ilgili meslek kuruluşlarının ısrarlı  taleplerini de dikkate almayarak sanatçılar için parmaklarını dahi kıpırdatmadılar.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar