Yedek parçada fırsatçılık
Mehmet Çırıka

Mehmet Çırıka

Yedek parçada fırsatçılık

07 Mart 2018 - 10:40

Yedek parçada fırsatçılık

Başlıktan anlaşılacağı gibi ,bugün sanat ve sanatçıların sorunları dışında farklı bir konuya yer vermek istedim.Ayrıca bu köşede  zaman zaman çeşitli  konulardaki düşünce ve görüşlerimi de dile getirmeye çalışacağımı belirtmek isterim. 
Bu yazımda ülkemizdeki tüm tüketicileri yakından ilgilendiren ve yoğun yakınmalara neden olan yedek parça fiyatlarından söz edeceğim. 
Günümüz koşullarında otomobil, televizyon, buzdolabı çamaşır ve bulaşık makinesi,cep telefonu gibi  sanayi ürünleri  günlük yaşantımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.
Söz konusu sanayi ürünlerinin satın alınması sürecinde, tüketici kullanım amacı ve ekonomik koşullarına göre, piyasada bulunan çeşitli markalar arasından serbest piyasa ve rekabet koşulları çerçevesinde seçim yaparak kendisi için gerekli ürünü satın alabilmektedir.Bu kapsamda sanayi ürünlerinin fiyatlarının serbest  piyasa koşullarında belirlenmesi makul görülebilir.
Ancak mevcut sistemde ,yedek parça temini ve fiyatlandırılması açısından, tüketiciler tamamıyla üretici/sağlayıcı firmaların insafına terk edilmiş bulunmaktadır.
Bu şekilde üretici/sağlayıcı marka çoğunlukla kendi ürününün yedek parçasının temininde  tekel oluşturmakta  ve yedek parça fiyatlarının belirlenmesinde serbest piyasa ve rekabet koşulları uygulanamamaktadır. Bunun sonucunda da üretici/sağlayıcı marka hakim durumunu kötüye kullanarak dayatma yapmakta  ve  tercih seçeneği  bulunmayan tüketici de  belirlenen fiyatlar üzerinden yedek parça satın almak zorunda kalmaktadır.
Ülkemizde geçerli olan bu sistemin doğal sonucu olarak üretici/sağlayıcı firma hiçbir denetime tabi olmaksızın yedek parçayı maliyetinin çok çok üzerinde fiyatlandırmakta,bu durum da  tercih  seçeneği olmayan tüketiciye pahalıya mal olmaktadır.
Ülkemizde tüm sanayi ürünleri için geçerli olan  mevcut  uygulamada üreticilerin/sağlayıcıların, kazançlarının çok büyük bir bölümünü mamul ürün satışından değil yedek parça satışından elde ettiği somut bir gerçektir.
Nitekim, bir sanayi ürününün tüm yedek parçalarının tek tek birim fiyatları göz ününe alınırsa, yani  bu sanayi ürünü tamamen yedek parça fiyatları üzerinden imal edilmek istenirse,ürünün maliyetinin emsali fabrika üretiminden birkaç kat pahalıya mal olduğu anlaşılabilecektir.
Bu hesaplama tüm sanayi ürünleri için geçerli olup,bu durum da  üretici /sağlayıcı firmaların yedek parça temini konusundaki hakim durumlarını kötüye kullanarak tekelleşme yarattıklarının, haksız rekabete neden olduklarının ve bu şekilde yedek parçaların gerçek piyasa değerinin çok üstünde fiyatlarla satılarak haksız kazanç elde edildiğinin somut bir göstergesidir.
Yedek parça fiyatları konusundaki bu fırsatçılığın  ilgili devlet kurumlarına iletilmesi bir sonuç doğurmamakta ve  ilgili devlet kurumları bu konuda yetkisiz olduklarını öne sürerek şikayet hakkında karar vermekten kaçınmaktadırlar. (DEVAM EDECEK)

                                                   

                                                    

             1/2
                                                                                                                            

Örneğin,Gümrük ve Ticaret Bakanlığının sorumluluğunda bulunan tüketici ürünlerinin piyasa gözetimi ve denetimini yapmakla görevli bir kamu kurumu olan  Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü yedek parçada fiyat denetimi konusunda “6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda perakende satışa arz edilen mal ve hizmetlerin fiyatlarının belirlenmesine yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği” görüşündedir.

Yine rekabet ortamının sağlanması, geliştirilmesi ve korunması misyonu ile kurulmuş bir kamu kurumu olan  Rekabet Kurumu da, bu konunun  “ 4054 sayılı Rekabetin Korunması hakkında Kanun kapsamında bulunmadığı” görüşünü taşımaktadır.

TBMM adına  kumu hizmetlerinin işleyişini bağımsız ve etkin bir şekilde denetlemekle görevli anayasal bir kuruluş olan Kamu Denetçiliği Kurumu Başkanlığı (Ombudsmanlık) da  “6328 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile 28.03.2013 tarihli ve 28601 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20 inci maddesine göre  Kurumun görev alanına girmediği” gerekçesiyle yedek parçada fiyatlandırma konusunda karar oluşturmamıştır.

Tüketiciler, satıcılar ve sağlayıcılar arasındaki sorunları uzlaşma kapsamında ele alarak sonuçlandırmakla görevli olan Çankaya Tüketici Hakem Heyeti de yedek parça fiyatlandırılması konusunda  kendisine yansıtılan bir sorun karşısında “yedek parçada fiyat denetimi konusunun  tüketici işlemi olmaması nedeniyle karar oluşturulmasına gerek olmadığı” görüşüyle uyuşmazlık konusunda karar oluşturmamıştır.

Bu gelişmelerden de görüldüğü  gibi, ülkemizde  yedek parçada fiyat denetimi yapılmasının mümkün olmadığı ,mevcut fırsatçılık ve tekel  düzeninin devam edeceği  ve yakın bir gelecekte de bu düzenin ortadan kalkmasının mümkün olmadığı  anlaşılmaktadır. 

    (23/02/2018)
Mehmet ÇIRIKA


                                                                                                                                  2/2
                                                                   

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar