Hayır'lı işler
Murat ÖNCEL

Murat ÖNCEL

Hayır'lı işler

17 Mart 2017 - 10:26

Bir varmış bir yokmuş ama Amerika'da bir Holding varmış! Bu holding sahipleri çok ama çok çok zenginmiş. Yönetimi kurulları o kadar zenginlerden oluşmaktaymış ki, bu kişilerin daha da daha da zengin olmak için gözleri hiçbir şeyi görmemekteymiş. Bir an aklım Nuh tufanına gitti! Ama izlemeye, araştırmaya devam ettim.

Ölümü bile erteleyebilmek için bu holdingin başındaki kişilerinden biri defaten kalp nakli yaptırmakta, vücuduna uyum sağlayan organları da temin etmek için her türlü yolu kullanmaktaymış. Bu yolların hepsi, ekonomiye çıktığı için, paran varsa sağlığın var durumundan çok öteye giden bir canilik örneği yaşanıyormuş. Hatta bir çocuğunun canı için binlerce çocuğu feda edebilecek caniliğe de sahip olabilen şeytandan öte bir psikolojiye de sahipmişler. Yeryüzüne gelmiş her istediklerini yapabilen insanların zafiyetleri üzerine kurdukları holdinglerinin çarkını o kadar güzel döndürüyorlarmış ki! Kendilerinin güdümünde şirketler kurup yaşatıp, şirketleri batırabiliyor, hatta yok bile edebiliyorlarmış. Kimsenin gözyaşları onların umurunda bile değilmiş.

Onlar ki hayata kendi gözlüklerinden bakıyorlar. Kendi holdingleri çemberleri içerisinde kalanların dışında hiçkimsenin canı, malı, geleceği çok umurlarında olmazmış. Onların varsa yoksa güçleri büyüklükleri dünyanın her yerinde kendilerine çalışanlarla, dünyaya hükmederlermiş.

İnsanların en büyük hassasiyetleri üzerinden oyun kurarlarmış. Bu kurulan oyunlarla toplulukları, toplumları yönlendirirlermiş. Çok sinsi bir yönetim şekilleri varmış. Ekonomik olarak o kadar çok zenginlermiş ki kendileri ile çalışanları ihya ederlermiş. Sözüm ona her hassasiyete göre de bukalemun gibi renk alırlarmış. Bunları gören bilenleri, ortaya çıkaranları da sustururlarmış.

Bunların tek baş edemediği omurgalı insanlarmış. Her şeyle baş ederken omurgası sağlam olanları ikna edemiyorlarmış. Milli duyguları ön planda, şirketlerinin bekasını geleceğini düşünen omurgası sağlam bireyler topluluğu ile asla baş edemiyorlarmış. Bunlarla ilgili de karşı taarruzla bel altı hareket ederek, içten çökertme mantığını devreye alıyorlarmış. En büyük insan zafiyetlerini kullanarak sonuca gidiyorlarmış. Ancak yine de ele geçiremedikleri omurgalı insanların olduğu şirketler ayakta dimdik şerefleri ile haysiyetleri ile yaşamlarına onurlarıyla devam ediyorlarmış.

Şimdi gelin, bu holdingin bir parçası olanlarla, olmayanların, dünyada ve ahirette ne hal alacağını siz düşünün. Holdinglerin bünyesine girmek istiyor musunuz? İliklerinize kadar sizi sömürecek. Yoksa omurganızla şirketinizin birliğini, bütünlüğünü savunacak onurunuzla çalışacak mısınız?.

Dünya nimetlerine ve ekonomik güce tapanların, Allah’ı, imanı ve inancı inkâr edenler olduğu gerçeğini göz ardı etmemek gerekir. İnsana önem vermeyen toplulukların gelecekleri ipotek altına alınmış olur. İnsan, Allah’ımızın yarattığı en değerli varlıktır. Çünkü peygamber efendimiz de bir insandı. Asla zulmetmez, ”zulmedenleri dinimiz reddeder” derdi. Her insan bir diğer insanla eşittir, Allah katında! Akıl ve irfan sahibi herksin halka hizmet insanlığa hizmet etmesi gerekir. Hakka hizmet için. Oturun düşünün riya mı gerçek mi? Hak mı, insan mı, adalet mi, hukuk mu, eşitlik mi, barış mı, özgürlük mü, sevgi mi? Yoksa bunların kenara atıldığı, savaş ekonomisi, zulüm ve zalimlik mi? Karar sizin. Hadi Hayır'lı işleriniz olsun!

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar