Reklamı Geç
Ekonomide yeni yıl...
Mustafa SEVEN

Mustafa SEVEN

Ekonomide yeni yıl...

02 Ocak 2017 - 10:28

Türkiye ekonomisi ve küresel ekonomi açısından oldukça zor bir yılı geride bırakıyoruz. AB'ye yönelik dağılma senaryoları, Brexit, 15 Temmuz darbe girişimi, Anayasa değişikliğinin gündeme gelmesi ile siyasi sahnenin yeniden ısınması, başkanlık tartışmaları, ülkemizi karıştırmayı amaçlayan terör olayları, ABD seçimlerinden çıkan sürpriz sonuç ve ABD Doları'ndaki güçlenme gibi küresel ve ulusal boyutta etkili olan pek çok olay yaşadık.

Türkiye’nin 2016 yılını, yaklaşık yüzde 2.5 büyüme, yüzde 7.5- 8 arasında bir enflasyon, yüzde 10 üzeri işsizlik ve milli gelirin yüzde 4.2’sinde oluşacak 34- 35 milyar dolar civarında bir cari açık ile kapatacağı öngörülüyor.

Bunlardan enflasyon ve cari açık konusunda görünüm başarılı olarak ifadelendirilebilir.

Uzun zamandır ilk defa, hedefe yakın bir enflasyon ile bir yılı kapatacağız. Cari açıkta da durum çok kötü değil.

Bununla birlikte işsizlik ve büyüme konusunda beklentilerin gerisinde kalıyoruz. Her ikisinde de global ekonomik gelişmeler, sermaye akışlarının yavaşlaması gibi küresel faktörler etkili olurken, içeride Türkiye’ye özgü sebeplerin etkilerini de görüyoruz.

2017 yılındaki konuların başında, FED, AB ve referandum konuları geliyor. Yeni yılda, yine bol bol FED konuşacağız. Faiz artırımlarının hızı, küresel piyasaları etkilemeye devam edecek. AB'de seçim yılı olurken, çıkacak sonuçlar AB'nin geleceğini masaya yatıracak. İçeride ise ilkbaharda beklenen başkanlık referandumu, piyasaların üzerinde baskı yaratabilir.

2017, hem dünya ekonomisi hem de finansal piyasalar açısından çok zor geçecek.

Trump başkanlığındaki ABD küresel sermayenin çekim merkezi olacak. Gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışı büyük türbülanslar yaratabilir. Dolar değerlenmeye devam edecek Faizler ABD öncülüğünde yükselecek. Jeopolitik riskler devam edecek.

Küresel kriz sonrasındaki bol ve ucuz para döneminde gelişen piyasalara yaklaşık 2 trilyon dolar akmıştı. Küresel ticaretin sarsılacağı kesin. Çin mallarına yüzde 45 vergi, Meksika sınırına duvar örülmesi ticaret savaşlarını tetikleyebilir. Serbest tcaret yerine korumacılık öne çıkar ve bu da enflasyonu yükseltebilir. Yani, dünya ekonomisini 2017'de Trump belirleyecek gibi görünüyor.

AB'de, bankalarında 300 milyar euro büyüklüğünde sorunlu kredi olan İtalya, siyasi kriz yaşıyor. İngiltere ile Avrupa Birliği'nin boşanma süreci resmen başlayacak. Avrupa Merkez Bankası'nın bankalara sağladığı paranın miktarı azalma sürecine girecek. 20 Ocak'ta iş başı yapacak olan ABD'nin yeni Başkanı Donald Trump'ın izleyeceği iç ve dış politikalara yönelik belirsizlikler devam ediyor.

Seçim kampanyası sırasında söylediklerinin (korumacı politikalara geri dönüş, Meksika-Kanada-ABD arasındaki serbest ticaret bölgesinin ortadan kaldırılması, kurumlar vergisinde güçlü indirim, 3 milyona yakın göçmenin sınır dışı edilmesi...) ne kadarını hayata geçirebileceği konusu merak ediyor olacağız.

2017'de seçimlere gidecek olan Almanya'da, Avrupa'daki borç krizinin ve birliğin yaşadığı sıkıntıların yönetiminde lider rol üstlenmiş olan Merkel'e halk desteği geriliyor. 2017'de Hollanda'da genel seçimler ve Fransa'da da 2 turlu cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacak. Fransa'nın içe kapanması ve korumacı politikalar izlemesi gerektiğini savunan Ulusal Cephe Partisi Başkanı Le Pen liderliğindeki aşırı sağın yükselişi devam ediyor.

Hollanda'nın göçmen karşıtı lideri Geert Wilders, Birleşik Krallık'ın AB'den ayrılma kararının ardından kendi ülkelerinin de referanduma gitmesi çağrısında bulunmuştu. Wilders'in AB karşıtı açıklamaları, popülaritesinin giderek artmasını sağlıyor.

Tüm bunlara ilave olarak son haftalarda gelişen ekonomileri FED korkusu sardı. Trump'ın kurumlar vergisini indirmesiyle ABD ekonomisindeki büyümenin çok kuvvetleneceği ve FED'in de faiz artırımlarını hızlandırarak frene basacağı öngörülüyor.

Ancak, Dünya ekonomisindeki gelişmeler FED'in 2017 boyunca hiç faiz artırımı yapamamasına bile neden olabilir.

Gelişmiş ülke borsa endekslerinde 8 yıldır devam eden yükseliş trendinin 2017'de tersine dönme ihtimali çok yüksek. Her açıdan zorlu bir yıla giriyoruz.

Türkiye ekonomisinde artık her sektörde verimliliği aynı anda artıracak bir teknoloji değişimine ihtiyaç var. Türkiye’nin sektör ve proje değil, her alanda teknoloji seçmeye odaklanması gerekiyor. İhracat için rekabet gücümüzü arttırmalıyız.

2016 yılının son günlerini yaşadığımız bugünlerde finans piyasalarının yıllık karnesi de belli olmaya başladı. Yaygın olarak kullanılan yatırım araçlarının yanı sıra, son yılların popüler sanal para birimi olan Bitcoin'e yatırım yapanlar ise parasının iki katından fazla kazanç elde etti. 2016 yılının en fazla kazandıran yatırım araçları Bitcoin, jeopolitik risklerin alternatif varlıklara olan talebi artırmasıyla 2016 yılında yüzde 107 yükseliş kaydetti.

İşte 2016 yılının en fazla kazandıran yatırım araçları: 100 liralık yatırım yapan bir yatırımcı borsada yüzde 8,2 kazandı. Parası 108,2 lira oldu.

Altında ise 2016 yılı getirisi yüzde 29'u buldu.

Özellikle İngiltere'nin Brexit kararı nedeniyle aşırı bir şekilde dalgalanan Euro ise yatırımcısına yaklaşık yüzde 15 kazandırdı. Yani 100 lira 115 liraya yükseldi.

2016 yılında, parasını TL mevduat olarak değerlendirenler ise diğer enstrümanlara oranla çok daha az kazanç elde etti. 100 TL'lik bir mevduat yıl sonunda 109 lira oldu.

İyi Yıllar sevgili okuyucular. 2017, hepimiz için inşallah hayırlı bir yıl olur...

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

Reklamı Geç