İzmir tarihine güçlü destek!
Ömer DİNÇER

Ömer DİNÇER

İzmir tarihine güçlü destek!

09 Ağustos 2018 - 10:39 - Güncelleme: 09 Ağustos 2018 - 10:52

6 Ağustos 2018 tarihindeki "İstanbullu başkanları kıskanmamak mümkün mü?" başlıklı köşe yazıma; İzmir Büyükşehir Belediyesi'nden kentte tarihi eserlere verilen değeri ve yatırımları içeren uzun bir açıklama ile yanıt geldi. 8 bin 500 yıllık tarihe sahip bu kent için gerçekleşen her yatırımı ve projeyi bizde hem alkışlıyor, hem de destekliyoruz. Amacımız bağcıyı dövmek değil, kentteki tarihi yapılara daha fazla sahip çıkılması, turizme kazandırılması ve dolayısıyla kente döviz sağlanmasıdır!

 

İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu dönem itibarıyla 11 antik kazıya yıllık 5,5 milyon TL destek vermiş, tarihi yapıların restorasyonu için de 100 milyon liraya yakın para harcamış... Namazgah Hamamı, Pınarbaşı Hamamı, Şato, Ahmetağa Konağı, Doğanlar Kilisesi, Ayavukla Kilisesi, Beith Hillel Sinagogu, Emir Sultan Zaviyesi ve Haziresi, Agora Kazı Evi, Anadolu Kulübü, Konak Pazaryeri ve Buca Kasaplar Meydanı'ndaki tarihi binalar yeniden hayata döndürülmüş... Okurken heyecanlanmamak elde değil... Ancak, sorulması gereken bunların kaçının turizme kazandırıldığı ve kaç bin yerli-yabancı turistin buraları ziyaret ettiğidir?

İzmir Büyükşehir Belediyesi, restorasyonunu gerçekleştirdiği projeleri madde madde sıralamış... Bizde sosyal sorumluluk gereği aynen bunları sizlere aktarıyoruz... İşte o çalışmalar...

Emir Sultan Türbesi

Kentin önemli tarihi eserlerinden Emir Sultan Türbesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarının ardından 2013 yılında yeniden ziyarete açılmıştı. Tarihi türbede aşhane, hamam ve dergah olarak kullanılmış 3 farklı binayı aslına uygun olarak yeniden ayağa kaldıran Büyükşehir Belediyesi, bir yandan da türbe bahçesinde bulunan ve devrinin önemli kişilerine ait mezarların bulunduğu hazire (mezarlık yeri) bölümündeki çalışmalara yoğunlaşmıştı. Büyükşehir Belediyesi, özenle sürdürülen çalışmaların ardından hazire bölümünün restorasyonunu da tamamladı. 



İzmir’i alırken şehit düşen ve halk arasında “Emir Sultan” adıyla bilinen Aydınoğulları Beyliği komutanlarından Seydi Mükeremeddin’in naaşının yer aldığı türbe, Namazgah Mahallesi’nde bulunuyor. Türbenin bahçesinde ayrıca Mustafa Kemal Atatürk’ün eşi Latife Hanım’ın dedesi Uşakizade Sadık Bey ve eşi Makbule Hanım, Aydın Valisi Ahmet Esat Paşa, Kestanepazarı Camii kurucusu Mısırlı Hüseyin Nuri Efendi ve İzmir Kadısı Şükrüzade Abdülkadir Paşa gibi devrinin önde gelen isimlerinin naaşları da yer alıyor. 



Beith Hillel Sinagogu

Kemeraltı 920 Sokak’ta, havraların yoğun olarak konumlandığı bölge olan Havra Sokağı’na yakın bir noktada yer alan Beith Hillel Sinagogu, 19. yüzyılda İzmir’de yaşamış gerek yazdığı dini kitaplar, gerekse cemaat gençlerine bu mekanda verdiği dini eğitimler nedeniyle İzmir Musevi dünyasında önemli bir konuma sahip Haim Palaci’nin evi olması nedeniyle manevi bir değere sahiptir. 

Yapı Haim Palaci’nin anısının sürdürülmesi adına, özgün mekan kurgusu ve iç mekan tezyini ile yeniden üretilerek, Haim Palaci’nin ve yaptığı işlerin tanıtıldığı, yazmış olduğu kitapların bir kısmının sergilendiği, İzmir Yahudi Cemaatinin tarihinin aktarılabileceği önemli bir Anı Müzesi’ne dönüştürüldü.

Kemeraltı’ndaki Beit Hillel Sinagogu’nun 17. yüzyılda yapıldığı biliniyor. Günümüze kadar geçirmiş olduğu iki yangın ile oldukça harap durumda olan binadan günümüze kalan tek yapı elemanı, ön cephe duvarıydı. Duvarın yüzeyi üzerinde, mimari karakterini bütünleyen taş söveli pencereler, taş söveli üç basamak ile geriye çekilmiş giriş boşluğu ve kapısı, kapının duvar yüzeyinde özgün ferforjeleri mevcut durumdaydı. Uzmanlar, geçirdiği yangınlardan sonra ahşap taşıyıcı çevrenin de ana elemanlarının yandığı ve taşıyıcı işlevini kaybettiğini tespit etti. Çalışmalardan önce görülemeyen çatının izlerden yola çıkılarak asma bir çatı sistemine sahip olduğu tahmin edilerek buna uygun düzenleme yapıldı ve 2017 yılı Nisan ayında hizmete alındı.

Ayavukla Kilisesi

19. yüzyılın ikinci yarısında Rum Ortodoks Cemaati tarafından inşa edilen Ayavukla Kilisesi, İzmir tarihinde önemli bir olay olan 1922 yangınında kurtulan tek Rum kilisesi olarak akıllarda kaldı. Yapı 14 Şubat 1924 tarihinde, Mustafa Kemal Atatürk'ün direktifiyle, İzmir ve çevresine ilişkin eski eserleri sergilemek amacıyla Asar-ı Atika Müzesi olarak hizmet vermeye başladı. Daha sonra Kültür Bakanlığı tarafından opera çalışma salonu olarak tahsis edildi. Bu süre içinde yapı bir yangın geçirerek metruk hale geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi 2009 yılında başlayan restorasyon çalışmaları tarihi kiliseyi kent yaşamına kazandırdı. Ayavukla Kilisesi'nin müştemilat binası ise basın müzesi olarak hizmet veriyor.


Doğanlar Kilisesi

İzmir Doğanlar Kilisesi yeniden doğdu. Kentteki tarihi yapıları ayağa kaldıran İzmir Büyükşehir Belediyesi, harabe haline dönen Bornova’daki Doğanlar Kilisesi’ni restore ederek ayağa kaldırdı.

Kemeraltı Ahmet Ağa Konağı

Kemeraltı Çarşısı içinde bulunan,  Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden restorasyon karşılığı 30 yıllığına  kiralanan yapı;  365 m2 oturma, 928 m2 toplam kullanım alanına sahip.  Yapının restorasyon uygulaması 2011 Eylül ayında başladı ve 2012 yılı içinde tamamlandı.

Havagazı Fabrikası

Türkiye’de gündemde yeni yeni yer bulmaya başlayan endüstri mirasının restore edilen az sayıda örneğinden birini de İzmir Havagazı Fabrikası oluşturuyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi kentin en değerli arazilerinden birinde yer alan harabe durumdaki tesisi ranta dönüştürmek yerine kentin kültür yaşamına hediye etti.

Eski un fabrikası

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen Halkapınar’daki 108 yıllık eski Un Fabrikası, Meslek Fabrikası olarak hizmet veriyor. Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar Tuzakoğlu Fabrikası adıyla anılan bina, 1908’de Osmanlı vatandaşı olan Yuan Tuzakoğlu ve Vasil İstefanidi’nin girişimleriyle un fabrikası olarak inşa edildi. 1914’de İzmir’in sadece un sektöründe değil, bütün sektörleri içinde en büyük işletmelerden biri haline gelmişti. Tuzakoğlu Un Fabrikası’nın İzmir’in kurtulduğu 9 Eylül 1922’de müessif bir olaya karıştığı da zihinlerden çıkmadı. İzmir’e ilk giren Türk süvari müfrezesi, Halkapınar’daki Tuzakoğlu Fabrikası önünde yoğun bir ateşle karşılaşmış, fabrikadan açılan ateşte dört Türk eri şehit düşmüştü. Bugün onların şehit düştüğü yerde, bu binanın hemen yanında Cumhuriyet’in ilk yıllarında dikilmiş ve üzerinde ’Vatan ve Namus’ yazan Dokuz Eylül ’Şehitler Abidesi’ yer alıyor. 1922’den sonra İzmir Belediyesi’ne geçen bina, bir ara ekmek fabrikası olarak işletildi, ardından da farklı alanlarda (DGM ve TEK’e ev sahipliği gibi) hizmet vererek günümüze kadar ulaştı.

Varyant Şato

Konak Meydanı’nı tepeden gören konumuyla İzmir’in en özel yapılarından birisi olan  Şato, restorasyon çalışmalarıyla  yeniden hayat buldu. Varyant yolunun açılmasının ardından bölgedeki ilk yapılardan birisi olan ve son yıllarında restoran olarak hizmet veren Şato, 2009 Nisan ayında başlayan onarım ve bakım ile dış ve iç cephe restorasyonunun tamamlanmasıyla birlikte  konuk evi olarak hizmet vermeye başladı. Tescilli binanın alt katında üç yatak,  bir konuk odası, mutfak, güvenlik, hizmet odası, duş ve tuvaletler ile  yarı açık teras,  üst katta ise biri yemek ve diğeri kabul salonu, mutfak, çalışma odası, tuvalet  ve teras bulunuyor.

Peyzaj düzenlemesi kapsamında 4.350 metrekare alanda 348 adet ağaç, 2.905 adet çalı, 10.866 adet yer örtücü, 5.391 adet mevsimlik çiçek, 845 adet sarıcı bitki dikimi yapıldı, ayrıca 1.700 metrekare alana rulo çim serildi. Düzenleme çalışmalarında ağırlıklı olarak ağaç türlerinden limoni servi sınırlandırma bitkisi olarak kullanıldı. Lale ağacı, şişe ağacı ve erguvan gibi çiçekli ağaç türleri de Şato’nun bahçesini rengarenk bir görünüme kavuşturdu. Bahçedeki travertenler yenilenerek, mevcut duvarlar üzerine ve arazi çevresine korkuluklar yapıldı. 

Tarihi Asansör Binası

Mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait, İzmir İli, Konak İlçesi’nde bulunan tarihi asansör binasında basit bakım kapsamında Asansör kulesinin yağlı boya ile boyanmış olan tuğla yüzeyi temizlenerek şeffaf yüzey koruyucu malzeme ile kaplandı.  Dış cephede zamanla oluşmuş boyalı yüzeylerdeki tahribatlar onarılıp boya yenilendi. Terası sınırlayan dökme demir parmaklıklı korkuluğun üzerindeki boya katmanı temizlenerek yenilendi. İç mekân donatıları dönem zevkine uygun olarak tasarlandı. İzmir’e tepeden bakan özel konumu ve tarihi atmosferi ile  Fransız mutfağı, snack bar ve cafe bar gibi bölümleriyle hizmet veriyor.


Paterson Köşkü

İzmir Büyükşehir Belediyesi, harabe durumdaki Paterson Köşkü'nü restore ettiriyor. Güçlendirme yöntemiyle koruma altına alınan tarihi binaya sonradan yapılan tüm eklentiler, yapıya zarar vermeden beton çürütme yöntemiyle kaldırıldı. İşlevini yitiren ahşap karkaslar yenilendi. 159 yıllık bina, restorasyonun ardından “kültür amaçlı kullanılmak üzere” Kültür ve Turizm Bakanlığı'na devredilecek.


Buca Kasaplar Meydanı ve Tarihi Yapılar

“Göç ve Mübadele Anı Evi” İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Buca Kasaplar Meydanı’nda restorasyonu tamamlanan 111 yıllık tarihi binada, Yunan nüfus mübadelesini yaşamış mübadiller ve onların akrabalarının bugüne kadar yaşattıkları kültürel yaşam öğelerini korumak, sergilemek ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla oluşturuldu. 

Sığacık Kaleiçi

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Seferihisar Belediyesi ile gerçekleştirilen “Sığacık Kaleiçi Sokakları’nın Sağlıklaştırma Projesi Uygulama Ortak Hizmet Protokolü” kapsamında, Sığacık Kalesi içinde yer alan sokaklar ve Çarşı bölgesinde sağlıklaştırma çalışması yaparak bölgelerdeki tarihi dokunun algılanabilirliğini sağladı. Proje kapsamında cephelerde niteliğini kaybetmiş olan sıvaların onarımları gerçekleştirildi. Bölgede bulunan Teos taşları cephede korunarak restorasyon ilkeleri doğrultusunda temizlenerek gün yüzüne çıkarıldı. Cephede bulunan malzemelerde derin kırılma, kopma, eksilmenin olduğu yerlerde yenilemeler yapıldı. Proje kapsamında bazı yerlerde onarım, bazı yerlerde ise değişimlerle kapı, pencere, çatı ve kepenklere müdahale edildi; elektrik ve su bağlantıları yapıldı. Özgün haldeki donanımlar, orijinaline uygun olarak yenilendi. Yağmur sularına önlem olarak açık kanal sistemiyle denize deşarj sistemi yapıldı. Çalışmalar kapsamında elektrik ve su bağlantıları yapılırken, yollar granit küp taş döşendi.

Son söz olarak; bu kentin kalkınması, gelişmesi için bir tuğla koyan herkesin yanında olduğumuzu bir kez daha belirtmek istiyorum. Bu tarihi çalışma ve destek için başta İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu olmak üzere tüm ekibine teşekkür ediyoruz.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar