İzmir'de "YOL"un sonu
Ömer DİNÇER

Ömer DİNÇER

İzmir'de "YOL"un sonu

13 Kasım 2017 - 10:44

İzmir’de “YOL”un sonu

 

Özellikle Narlıdere, Bornova ve Karşıyaka bölgesinde lüks konutlarla büyüyen İzmir, çok ama çok ciddi bir sıkıntı ile karşı karşıya.

Bakın Altınyol, Yeşildere, Mustafa Kemal Sahil Bulvarı ve Kuzey Otoyolu’nda trafik geçtiğimiz yıla oranla çok daha içinden çıkılmaz bir hal aldı. Şehir sürekli gelişirken, bu gelişimi yeni otoyollarla yakalayabilmemiz mümkün olmadı. Haliyle mevcut yollar giderek artan nüfusa cevap verebilecek durumda değil artık. Mesai saatlerinde ortalama hız 25-30 km’yi geçmiyor. Yaklaşık 20 km’lik bir uzaklığı 1 ila 1 buçuk saatten önce tamamlayabilmek imkânsız. Bu yönüyle bile  kent cazibesini yitirmeye başladı. Yeni yol arayışları hep sonuçsuz kaldı. Bugün trafiğin yükünü biraz olsun alabilecek yol olan Körfez Geçişi ve Yeni Garaj’ı Homeros Bulvarı’na bağlayacak olan yeni yoldan söz edemiyoruz bile. Kenti rahatlatabilecek tüm projelerde olduğu gibi bunların da önüne set gerilmiş durumda. Konutta gelişimin inanılmaz bir hız yakaladığı İzmir’de otoyol çözümsüzlüğü yüzünden önümüzdeki yıllarda öğrenciler okullarına, insanlar da işlerine yetişemeyecek. Veya standart bir İzmirlinin “Hayatta yaşayamam” dediği İstanbul’da olduğu gibi sabah 08.00’daki mesaimiz için evden 06.00’da çıkmaya başlayacağız.

Aslında kolayı var. Ben aracımı evin önüne kilitleyip metro ile işe gelmenin keyfini çıkarıyorum. Üstelik insanlarla iç içe olarak yenilenme fırsatı da yakalıyorum.

En azından İzmirliler olarak böyle bir duyarlılığın altına imza atacak olursak sorunun kendi kendine çözüldüğünü de görebiliriz. Lakin burada da Büyükşehir Belediyesi’nin üzerine önemli işler düşüyor. Yıllardır sadece konuştuğumuz güzergahlara metroyu götürebilmemiz için biraz daha heyecanlı olmak zorundayız.

Başkan adayları!

Aslında koltukta kimin oturduğundan çok koltukta oturanın hangi işleri yaptığına bakmak, yani talep etmek bizi çok daha ileriye taşıyacaktır. Fakat İzmir’in genelinde algı ve talep biraz daha farklı.

2019 seçimlerinde belediye başkanı hangi partiden olur bilemem ama belediyecilik konusunda daha sorgucu, daha bilinçli insanlarla karşılaşacaklarını unutmasınlar. Bu seçim öncekilere benzemeyecek. 2019’da “Ceketi koysam kazanır” mantığı pek geçerli olmayacak. Belediye başkanı adayının kim olacağı kadar CV’sinin ne olduğu da önem taşıyacak. Üstelik toplumun yenilenme talebini duymayan partiler eski oy oranlarının çok altında kalacak.

CHP ve AK Parti için dile gelen isimlerin hepsi birbirinden değerli. Hatta son zamanlarda yarışa İYİ Parti’nin de katıldığını söyleyebiliriz. Tüm bu isimler daha bugünden İzmirlinin terazisine çıkmış durumda. Kendilerine uyarım; doğru aday olduklarına önce kendileri inansınlar sonra da bunu İzmirlilere anlatsınlar.

Tabi ki kırık bir karne notu ile seçime girmek istemiyorlarsa…

İyi haftalar.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar