Reklamı Geç
Günler günleri kovalamış
Ömer KAPLAN

Ömer KAPLAN

Günler günleri kovalamış

30 Eylül 2012 - 00:00

Hani o eski Türk filmlerinde geçen sözlerin bazılarını bizim yaş grubumuzdakilerin hatırlamaması mümkün değildir. Bakarsınız filmde yirmi yıl sonrası canlanmış, başroldeki genç delikanlının artık saçları kırlaşmış, yaşamı, sevdikleri farklılaşmıştır... O sırada fondan bir müzik duyulur. Ardından ''yıllar yılları kovaladı'' diye konuya geçiş yapılır ve film devam eder.

 

Benim de İzmir Ticaret Odası ve dolayısı ile TOBB ile tanışmam o yılların TOBB Başkanı saygıdeğer büyüğüm Sayın Ali Coşkun ağabeyin ısrarı ile olmuştu. 1992 Yılı İzmir Ticaret Odası Meclisi sonrasında Ankara, yani TOBB Genel Kurulu Sayın Yalım Erez ve karşısında Ahmet Çavuşoğlu. Kısacası bu iki isim ve altındaki listeleri yarışacaktı. İzmir grubu Tüccar Kulübü’nde bir araya gelerek Sayın Yalım Erez'i desteklemeye karar verince ben bu konuda hiç bir yorum yapmadan toplantıyı usulca terk etmiştim. Çünkü adayları ve listeleri Ankara'da görmem gerektiğini söylemiştim arkadaşlarıma ki verilen sözün dönüşü olmayacağını gayet iyi bilenlerdenimdir. Ankara eski TOBB binasının önünde arkadaşlarla bu konuları konuşurken yanıma Ankara Ticaret Odası Meclis Üyesi Rifat Hisarcıklıoğlu gelmiş ve benimle konuşmak istediğini söylemişti. Ben de gruptan ayrılarak Hisarcıklıoğlu'nu dinlemeye başladım...

İlk cümle aynen şöyleydi; ''Bak Ömer ikimizde aynı davanın adamlarıyız'' (ülkücü hareketten dolayı). Bunu ben de biliyordum ancak ''konunun ne olduğunu sorduğumda'' bana bak kardeşim senin ve arkadaşlarının bizim listeye yani ''Çavuşoğlu'nun listesine'' oy kullanmanızı'' istiyorum dedi. Göz göze geldik, güldüm. Ben Yalım Bey'in listesindeyim ancak söz vermiş değilim dedim. Bir tarafta çok sevdiğim dava arkadaşlarım diğer tarafta haberim olmadan adımın yazıldığı liste. Hayatımda ilk defa bulunduğum bir listeye oy vermemiş, adımın olmadığı ancak kardeşliğin ve davamın ağır bastığı listeye oyumu kullanmış ve kullandırtmıştım...

Yıllar yılları kovaladı ve Rifat Bey Yalım Bey'in ekibiyle buzları eritip Sayın Fuat Miras'ın listesinden TOBB Başkan Vekili seçilince biz de Sayın Mehmet Yıldırım'la birlikte seçimi kaybetmiştik.

 

Yine yıllar yılları kovaladı... Bakanlar, oda başkanları, iş dünyası, TOBB üyeleri ile birlikte bir uçak dolusu kişi Frankfurt'a gitmiş ve alana indikten hemen sonrada Mainz Hilton Otel’e yerleşmiştik. Akşam oteldeki yemekten sonra ben milliyetçi muhafazakar ve samimiyetine güvendiğim oda başkanlarını toplantı için bir odaya toplamıştım. Bu toplantıda, kadim dostum (koltuğun değiştirmediği adam) Sayın Zafer Çağlayan, Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu, Teşkilatçı Başkanım Sayın Hüseyin Üzülmez (Konya Milletvekili), Sayın Mücahit Fındıklı (Malatya Milletvekili), Can Dostum Sayın Bülent Koşmaz (Manisa TSO Başkanı), Sayın Koca Reis Hasan Ali Kilci (Kayseri TSO Başkanı), Ankara Ticaret Odası Başkanı Sayın Sinan Ergün, Kahramanmaraş Ticaret Odası Başkanı Sayın Mehmet Balduk ile birlikte 16 kişiydik. Tüm organizasyonunu bizzat hazırladığım ve başkanlığını yapmış olduğum bu toplantıdan ne var ki orada bulunan yaklaşık 200 kişinin haberi olmamıştı. O toplantıda aldığımız kararlar bizi bir yumak haline getiren bir milat olmuştu. Oldukça güzel işlerde başarılı olundu. Mesela Sayın Fuat Miras'ın istifası sonrası belirttiğim bu ekip ile Ankara'da buluşmuştuk. Yapılan toplantılardan sonra Sayın Rıfat Hisarcıklıoğlu'nun artık TOBB Başkanlığı dönemi başlamıştı...

Sonrası mı? Anlatmaya gerek var mı bilemiyorum. Bence bunun için Eba Müslimi Horasani'nin aşağıdaki dizelerini okumak yeterli...

Allahım,

Yola birlikte çıktığı dostlarını,

Hiçbir vefasızlıklarını görmediği halde,

Yolda buldukları ile değiştirenlerden

Eyleme!...

 

Haftaya pazar TOBB'u yazmaya devam edeceğim.

Kalın sağlıcakla...

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

Reklamı Geç