Reklamı Geç
İfade özgürlüğü takiyesi
Onur SİVASLI

Onur SİVASLI

İfade özgürlüğü takiyesi

16 Ocak 2015 - 00:00

Herkese merhaba,

Hatırlarsanız, geçen hafta Paris saldırılarını yazmıştım. Şiddeti doğuranın İslam değil, İslam coğrafyasındaki istikrarsızlık olduğunu anlatmış, bir konuda da uyarı yapmıştım. Maalesef haklı çıktım.

“Avrupa’da şimdiden Müslümanlara karşı belli etmeden güvenlik tedbirleri almaya başladılar. Yurtdışına çıktığınızda büyükelçiliklerde ve havaalanlarında ne demek istediğimi uygulamalı olarak görebilirsiniz” demiştim. Daha yazımın mürekkebi kurumadan ilk haber İspanya’dan geldi. İspanya İçişleri Bakanlığı’nın Fransa’da 17 kişinin ölümüne neden olan kanlı saldırılar sonrası güvenlik birimlerine gönderdiği önlemler paketinin metni basının eline geçti. Bu metinde olağan şüpheliler belirtilmiş. Pakete Irak, Suudi Arabistan, Kuveyt, Suriye ve Lübnan'ın yanı sıra Türkiye'den de gelenlerin gerek görüldüğünde takip edilmesine ilişkin bir madde konmuş. Hukukta suçun şahsiliği ilkesi vardır. Avrupalı dinlememiş. Paris’te bomba patladı. İspanya, İzmir’de yaşayan bize kadar şüpheli listesine almış. Eh bravo..!

Bu kararı İspanya’nın alması da ayrı bir güzellik. Sen Endülüs’ün “e” sini bırakma, Amerika kıtasında Aztekleri, İnkaları, Mayaları tarihten sil. En büyük köle taciri imparatorluğu kur. Sonra tek bir olaydan 1 milyar Müslüman’ı suçlu ilan et. Nerede Avrupa’nın evrensel değerleri? Katolik İspanya’nın bu kararının da mürekkebi kurumadan, Katolik dünyanın Ruhani Lideri Papa’dan bir açıklama geldi. Papa saldırı için "Anneme küfreden yumruğu yer. Bu çok normaldir. İnsanların inançlarıyla dalga geçemezsiniz" dedi. Saldırıyı bir nevi haklı çıkaran bir ifade verdi. Herkesin 'Je Suis Charlie' yani “Ben Şarliyim!” dediği zamanda Papa; ‘Ben Charlie değilim’ demiş oldu. Bakalım Katolik İspanya, Katolik Papa’ya ne cevap verecek?

İşin en ilginç tarafı da ne biliyor musunuz?

Paris saldırılarını kınarken, bunun Müslümanları toptan mahkûm edecek ve toptan şüpheli hale getirecek bir mecraya çekilmemesini savunurken, en çok eleştiriyi yine kendi ülkemizden alıyoruz. Millet ne pahasına olursa olsun, Avrupalının yanında durmayı maharet sanıyor. Şu Papa’nın dediğini Akit gazetesi dedi. Linç ediliyordu. Yanlış anlaşılmasın. Akit’i savunmuyorum. Dediklerine de katılmıyorum. Ama burada bir ikiyüzlülük var. Papa dedi mi ifade özgürlüğü, aynısını başkası dedi mi yobaz oluyor.

İsterseniz biraz daha açayım. Paris saldırılarını kınarken, dini inançlara da saygılı olunmasını savunuyorum. Bunu bütün inançlar için savunuyorum. Yurt dışında yaşarken bir sene boyunca ev arkadaşım bir Alman’dı. Kiliseye giderken evden beraber çıkardık. Ben onu dışarıda beklerdim. İşi bitince çıkar, hafta sonu beraber dolaşırdık. O konuda açık fikirli bir insanım. Hz. Muhammed ile ilgili bel altı bir karikatürü ifade özgürlüğü olarak gören kesim, ne hikmetse saldırıya uğrayan ve bu karikatürü yayınlayan Charlie Hebro isimli mizah dergisinin 16 sene boyunca kendi yazarı olan Maurice Sinet’i Yahudilerle ilgili; “Yahudiliğe geçenin genelde zengin olduğu” esprisini yaptı diye işten attığını tartışmıyor. Maurice Sinet'i hukuksuz işten atma suçundan Charlie Hebdo'nun 40 bin Euro para cezasına çarptırıldığı nedense duymazlıktan geliniyor. Ben bunu anlamakta zorlanıyorum.

En kızdığım noktada da ne biliyor musunuz? İşin aslının Paris saldırıları ile ilgili olmaması. Türkiye artık aşırı politikleşti. Dikkat edin, Türkiye’de iktidarın karşısında yer alan geniş bir kesim, Paris’i bahane edip, belki bu vesileyle AK Parti’yi de yıpratırım diye mütedeyyin kesimi hedef aldı. Bu niyetle Cumhuriyet, Charlie Hebro’nun bu haftaki sayısını basacağım deyip ucuz kahramanlık yaptı. Oradan iktidara çakacak, AK Parti yobaz ben de yobazlığın karşısındayım imajını verecekti. Hiç beklemedikleri şey oldu. Dergi bu hafta da Hz. Muhammed karikatürü verdi. Elleri ayaklarına dolaştı. O karikatürü yayınlamama kararı aldılar. Türkiye’de bu karikatürü ifade özgürlüğü diye savunanlar aslında, bunu kendilerine yontmak istiyorlar. Niyet ifade özgürlüğü falan değil. Reyhanlı’da 52 vatandaşımız öldüğünde, Budist rahipler Myanmar’da Müslümanları katlettiğinde, Çin, Doğu Türkistan'da Uygurları idam ederken sesini çıkarmayanlar Paris’te 12 kişi öldü diye tüm Müslümanları suçluyor. Üstelik Paris saldırısı olduğunda aynı hafta Nijerya’da 2 bin kişi öldü. Ama oradan iktidara çakacak bir malzeme çıkmazdı.

Bu ülkenin demokrat olduğunu savunan kesimi ne yazık ki özde değil, sözde demokratlar. Yaptıkları el altından dünyaya “bu radikaller ile mücadele için biz gerekliyiz” mesajı vermek. Kısaca batıdan iktidar için şefaat dileniyorlar. Ama çok ayıp ediyorlar. İfade özgürlüğünü savunuyorum kisvesi altında takiye yapıyorlar, millet de yemiyor.

Bu günlük de benden bu kadar.

Sağlıcakla kalın!

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar