Milletvekillerimiz de mobbinge maruz bırakılıyormuş…Yok Artık!
Safiye ÖZTÜRK

Safiye ÖZTÜRK

Milletvekillerimiz de mobbinge maruz bırakılıyormuş…Yok Artık!

01 Ekim 2017 - 10:08

Bu kadar da olmaz…

 

Ki, defalarca kez ifade ettik, her şekilde anlattık, yüzlerce kez açıkladık, türlü türlü mobbing vakaları temelinde bu olgunun net ve açıkça kavranması için mücadele ettik.Yazdık, yazdıkça, yazdık. Yıllardır mobbing olgusunu ne elimizden ne dilimizden ne de kalemimizden düşürmedik. Sonuç ne oldu? Sonuç şu oldu: kavram kargaşasının had safhada beyinlere zühur ettiği, yapıştığı, tutunduğu, büyüyüp buralarda yeşerdiği, bu beyinleri ele geçirerek her türlü düşünmek eyleminden uzak tuttuğu, saçma sapanlıklar dünyasına hoş geldiniz! Evet evet sonuç bu: saçmaaaaaaa sapanlıklarrrrrr dünyası…

 

Ülkemizde bazı kavramların karmaşıklaştırılarak servis edildiğini biliyorduk, bilerek ve isteyerek. Ki, bu konu da birçok yazar, çizerde vardı lakin bu bambaşka bir şey, yok böyle bir kargaşa, kavram kargaşası, mobbing kargaşası. Artık bu kadar bizden, bu kadar içimizde, bu kadar ailemizde, bu kadar akrabalarımızda, her şeyiyle yanı başımızda yerini alan bu kavram nasıl oldu, ne zaman oldu da bu hale geldi, biz bir türlü çözemedik. Türk Dil Kurumu yıllarını verdi, mobbinge. Uğraştı, didindi mobbing kavramının dilimizde ki yeri için…Onca emek boşaymış demek ki!

 

Bu kadar da olmaz diyoruz ya… Hatırlarsanız, 23 Eylül 2017 Cumartesi saat: 16.00’da Türkiye Büyük Millet Meclisi Sayın İsmail KAHRAMAN Başkanlığında olağanüstü toplandı.

Toplantı gündeminin konusu; Anayasa’nın 93’üncü ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün 7’nci maddeleri gereğince Türkiye Büyük Millet Meclisinin 02/10/2014 Tarihli ve 1071 Sayılı Kararı’yla Hükûmete Verilen ve Son Olarak 01/10/2016 Tarihli ve 1128 Sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararı’yla 30/10/2017 Tarihine Kadar Uzatılan İzin Süresinin Anayasa’nın 92’nci Maddesi Gereğince Bir Yıl Daha Uzatılmasına Dair Başbakanlık Tezkeresi’nin görüşülmesine ilişkindi.

 

Oturumu açan Meclis Başkanının “…Gruplara, Hükûmete ve şahsı adına iki üyeye söz verilecektir…” cümlesiyle kürsüden Tezkere’ye ilişkin beyanlar verilmeye başladı. Meclis Başkanı; beyanların verilmesi esnasında kurulan bazı cümlelerin, kullanılan bazı kelimelerin ve sarf edilen bazı ifadelerin Meclis İç Tüzüğü gereği de, Meclis çatısı altında dile getirilmesinin mümkün olmadığını ifade ederek, ilgili milletvekillerini uyardı. Lakin bu süreçte uyarı dikkate almayan bir milletvekili“…Bunların hukuk literatüründe karşılığı en kibar deyimle mobbingtir…” deyiverdi. (https://www.tbmm.gov.tr)

 

Yani, ilgili milletvekili meclis çatısı altında Meclis Başkanı tarafından mobbinge maruz bırakıldığını ifade etti. İlginç değil mi? Demek ki, milletvekili meclisi bir işyeri olarak görüyor, kendi işyeri. Vekillerimizde mecliste birer işçi, memur, çalışan, bir ücret karşılığı yani. Bu durum da Meclis Başkanı, başkan olduğundan mütevellit işveren, patron oluyor. Acaba mesaileri kaçta başlıyor? Vekillerimizde yıllık izne ayrılabiliyor mu?İstifa ettiklerinde kıdem tazminatı veriliyor mu kendilerine? Sendikaya üye olabiliyorlar mı mesela?Aylıksız izin kullanıp evde çocuk büyütebilirler mi? Hak kaybına uğratıldıklarında Meclise mi dava açıyorlar…?

 

Saçma sapan sorular işte, değil mi?

 

Lakin soru şu: Ey milletvekili, sen mecliste mobbinge maruz bırakılıyorsun ya, hani?

Vatandaş ne yapsın?

 

Yaaa, vatandaşın vay haline!

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar