Emre Sarıgedik'in 18 Temmuz 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Özel tarihlerin yıl dönümlerinde bazı yıllar çok büyük özen ister. Mesela 50.yıl, 100, 150, 200. yıl gibi... Örneğin, nasıl ki Cumhuriyetin 10, 50 ve 75. yılları özenle kutlandıysa, gelecek yıl da  cumhuriyetimizin 100. yılını tüm yurtta coşkuyla kutlayacağız. Ondan öncesindeyse şehrimizde bir başka heyecan yaşayacağız. Güzel İzmir'imizin 15 Mayıs 1919`da işgali ve Hasan Tahsin'in ilk kurşunu sıktıktan sonra şehadetiyle başlayan işgal yıllarının 9 Eylül 1922`de son bulmasının 100. yılını kutlayacağız. Mustafa Kemal'in kahraman süvarilerinin yeniden Kordon'da nal sesleri eşliğinde boy gösterişini ruhumuzda hissedeceğiz.

İzmir Büyükşehir Belediyesi bu konuda geçtiğimiz yıldan beri titiz bir çalışma sürdürüyor. Konserler, sergiler, spor müsabakaları... Fakat böyle bir tarihin kutlamasında klasik bir ifadeyle her şeyi devletten beklememek lazım. Şehrimizin yeniden ay yıldızlı bayrağa ve istiklale kavuşmasının 100. yıl sorumluluğunu, yalnızca belediyelerin ve akademisyenlerin omuzlarına yüklemek olmaz. 9 Eylül hepimizindir. Dolayısıyla odalar, dernekler, siyasi partiler, spor kulüpleri, büyük holding ve şirketler ile kentteki tüm dinamiklerin 9 Eylül için emek vermesi gerekmektedir.
Peki, şu ana kadar bu çabayı görebildik mi? Ne yazık ki yeterli seviyede değil. E kardeşim hani İzmir'in dağlarında çiçekler açıyordu? 9 Eylül'ün 100. yılına ilişkin çalışma yapmayan protokol koltuğu sahipleri, kusura bakmasınlar ama bugün değilse ne zaman kente karşı aidiyet hissiyle sorumluluk üstlenecekler?
Bu arada şunu da eklemek gerekir ki; şehirlerin kurtuluş tarihlerinin yerel özel gün olarak görülmesi sebebiyle programlar belediyeler tarafından yapılıyor. Aldığım bilgiye göre bu durum İzmir'in 100. yılında da geçerli olacakmış. Yani bu demek oluyor ki İzmir Valiliği 100. yıl için özel bir çalışma yapmıyor. Bırakın İzmir Valiliği'ni, doğrudan Kültür ve Turizm Bakanlığı bu konuda çalışma yapmalıdır. Fakat şimdilik derin bir sessizlik hakim. Böyle bir şey olabilir mi? Kurtuluş Savaşı'nı nihayete erdiren bir gün, yerel kalıbına sığdırılabilir mi?

Kimse kusura bakmasın ama İzmir'in kurtuluşunun 100. yılını "yerel gün" olarak gören varsa bu kenti de bu ülkenin tarihini de bana göre tanımıyor ve Konak Meydanı'ndaki Hasan Tahsin heykelinin ne anlama geldiğini bilmiyordur.
Bilinmesini isterim ki 14 Mayıs 1919`da Maşatlık'ta toplananların ve 9 Eylül 1922`de Anadolu'nun dört bir yanından gelip düşmanı denize döken vatan evlatlarınınmanevi torunları olarak bu kentin Türk kimliğini korumak bizler için bir hobi değil, zarurettir. İzmir'in kurtuluşu demek Türkiye'nin kurtuluşu demektir.