Ayvalık Belediyesi ve Ayvalık Ticaret Odası’nın davetlisi olarak bu hafta sonu Ayvalık Zeytin Hasat Festivali’ndeydim. İlk kez davetli olarak katıldığım Ayvalık 16. Uluslararası Zeytin Hasat Festivali göz açıp kapayıncaya kadar başladı ve bitti.

4 gün süren festival, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Ayvalık Belediyesi, Ayvalık Ticaret Odası, ATO Laboratuvar Hizmetleri A.Ş. ve Ayvalık Ziraat Odası iş birliğiyle yapıldı. Festival; Cunda, Küçükköy, Altınova ve Ayvalık Büyük Park içindeki stantlarda misafirlerini ağırladı.

Bana göre zeytinyağı tüketimini arttırmak için en önemli etkinliklerden biri olan festival ile kültürleri, tarihi, doğayı, tarımı, gastronomiyi, felsefeyi içinde barındıran Ayvalık, tarım ve gastronomi turizminin en önemli şehirlerinden biri olduğunu kanıtladı.

Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, festival kapsamındaki konuşmasında; Ayvalık temasıyla çıkılan UNESCO yolunda hedeflerinin kalıcı listede yer almak olduğunu söyledi. Kaz Dağları'ndan gelen poyraz rüzgarıyla körfezde oluşan ılıman iklim kuşağının buluşma noktasındaki bölgeye has coğrafi konumuyla pek çok tarım ürününün yetiştiğini, bin 100 yaşında tescillenen bir anıt zeytin ağaçlarının olduğunu, zeytin ve zeytinyağının Türkiye'de milli kültür ürünü olarak kabul edildiğini, özellikle Kuzey Ege Bölgesi'nde elde edilen zeytinyağlarının kalite özellikleriyle hem yurt içinde hem yurt dışında farklı bir öneme sahip olduğunu belirtti. Ayrıca; ülkemizde Avrupa Birliği tarafından tescillenmek üzere başvuru yapan yüzlerce ürün arasından ilk 20'ye girebilen ilk ve tek zeytinyağının Ayvalık zeytinyağı olduğunu. Bu bakımdan Coğrafi İşaret bakımından da çok önemli bir nokta olduğunu belirtti.

Bu konuşmalardan Ayvalık’taki tarım arazilerinin yüzde 76’sının zeytinlik olduğunu ve dört bin üç yüz ailenin zeytinlik sahibi olup geçimlerini bu sektörden sağladıklarını da öğrendik.

Ülkemizde bu tarz organizasyonlar kolay oluşmuyor. Bu denli oluşmuşken daha dikkatli olmak, daha özenmek, daha bir birlik olmak, daha bir kenetlenmek ve bu felsefede daha güçlü olarak devam etmek gerek.

Bu festivalde önemli bir husus var. Ayvalık da bu festival de çoktan marka olmuş.

Eşimle katıldığımız bu etkinlik bizim için çok güzel bir deneyimdi. Festival kapsamında pek çok önemli organizasyona dahil olduk.

Güzel bir organizasyon, güzel insanlar, güzel zeytinyağları, güzel anılar, güzel bir deneyim. Biz heybemizi fazlasıyla doldurduk.

Ayrıca cennet ülkemizin bilmediğimiz o kadar çok gizli hazineleri var ki! Yine bulduk biz bu hazinelerden.

Görülmeyeni görmek, bulunmayanı bulmak, gidilmeyene gitmek ve tadılmayanı tatmak gibi bir becerim var. Yine gördük, bulduk, gittik ve tattık.

Ayvalıklıların bile bilmediği gizleri bulduk keşfettik.

Küçücük bir köyde 19. Yüzyıldan kalma 12 tane Şapel ve kilise olabileceğini başka türlü nasıl öğrenip görebilecektik.

Bu keşifleri daha sonraki yazılarda sizlerle paylaşacağım sürpriz olsun.

Bu keşifler Ayvalık Hasat Festivali sayesinde oldu. Teşekkürler Ayvalık Belediyesi, teşekkürler Ayvalık Ticaret Odası ve teşekkürler her an yanımızda olan ekip.

Seneye tekrar görüşmek üzere…