27.08.2020, 21:17

30 Ağustos Zafer Bayramı ve Aşure Bayramı

Değerli okuyucularım,bu sene C. Allah’ın bir lütfu olarak zafer bayramımız ile aşure bayramımız aynı güne denk gelmektedir. Tabi ki bu, güzel bir rastlantıdır. Çünkü aşure bayramımız, 30 Ağustos Zafer Bayramı ile  zenginleşmekte ve daha bir güzelleşmektedir. Hem milli hem de dini bu iki bayramı bize yaşatacak olan C. Allah’a sonsuz hamd ve senalar olsun. Ve tabi ki sonsuz şükürler olsun. Bu vesile ile değerli okuyucularımızın 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı ve aşure bayramlarını da Yenigün Gazetesi olarak kutluyoruz.

Değerli okuyucularım, bayramlarımızı bugünden kutladıktan sonra bugün, aşure bayramı, üzerinde duralım ve  bu mübarek günün önem ve ehemmiyetinin, nereden geldiğini anlatmaya çalışalım.

Bilindiği  gibi 20 Ağustos Perşembe günü, Hicri takvim aylarından birincisi olan Muharrem ayına girdik. Muharrem kelimesi, Arapça ve haramdan türetilen bir kelimedir. Lügat anlamı, haram kılınan, yasaklanan manalarına gelir. Muharrem ayının, Hicri takvimin birinci ayı olma özelliği yanı sıra diğer  bir özelliği de, Hac ibadetinin daha rahat yapılabilmesi için savaşın,kavganın yasak kılındığı, Zilkade, zihicce, Muharrem ve Recep ayları gibi dört haram ayları içinde olması, yani yasak ayların içinde kalmasıdır. Demek ki şu anda Hicri takvime göre Muharrem ayı içindeyiz.

Yarın da inşallah aşure gününe gireceğiz ve aşure bayramını kutlayacağız. İslamiyet’te çok önemli ilahi olayların da zuhur ettiği aşure bayramı gününü şimdiden kutluyoruz. Hicri takvimin yılbaşısı olan muharrem ayının ve aşure bayramının bütün Müslümanlara hayırlar getirmesini, bütün okuyucularımız için de hayırlara vesile olmasını C. Allah’tan niyaz ediyoruz. 

Bu ayda, siyasi ihtiraslar yüzünden peygamberimizin torunu Hz. Hüseyin ve 72 arkadaşının, Kerbelâ’da eza cefa çektirilerek Muaviye’nin oğlu Yezit tarafından hunharca katledilmeleri, Müslümanların gönlünde acı bir gün olarak yerini almıştır. Unutulmayacak bir gün olarak anılır. Tabi ki bu katli yapanlar da yine Müslümanların kalbinde mahkum edilmiştir. Bu nedenlerle, bütün Müslümanlarca bu acı paylaşılır, Muharrem ayı ve aşure günü anılır.

Katledilen Hz. Hüseyin’in, Peygamberimizin torunu ve Şiiler'in 12 imamından biri olması sebebiyle, Şiilerce Muharrem ayının ve aşure gününün ayrı bir önemi vardır. Bu sebeple Şiiler Muharrem ayı ile Safer aylarını yas ayları olarak kabul ederler ve bu iki ayda düğün gibi, eğlence gibi şenliklerden kaçınırlar. Hatta taziye meclisleri bile oluştururlar.İhsan yemekleri verirler,  yas tutarlar,ağıt yakarlar.

Aşure, Şiiler için bir hayır yapma, bir ihsan da bulunma, acının bir paylaşımı anlamlarına gelir. O sebeple bazılarınca her ayın onuncu günü aşure günü olarak kabul edilir.

Ancak Aşure günü tabi sadece Şiiler tarafından kutlanmaz. Bütün Müslümanlar aşure bayramını kutlarlar.Çünkü Muharrem ayının Hicri takvimin yılbaşısı olması, Hz. Nuh’a kadar dayanan bir yönünün bulunması, ve aşure gününde İslam âleminde çok önemli görülen 10 ilahi olayın da zuhur etmesi sebebi ile bütün Müslümanlarca kutlanır. Bu sebeple de Hem Hz. Hüseyin ve arkadaşlarının katledilmesi, hem de Hz. Nuh’a kadar uzanması ve o günde önemli olayların olması sebebi ile Muharrem ayı ve aşure günü bütün Müslümanlar olarak hepimizin mübarek ayıdır, aşure bayramı da hepimizin bayramıdır.

AŞURE KAVRAMI NEREDEN GELMEKTEDİR?

Aşure kelimesi, Arapça kökenli bir kelime olarak kabul edilir. Aşure günü Muharrem ayının 10. gününe rastladığı için, Arapça'daki on sayısının, yani Aşera sayısının Türkçe'ye adapte edilmesi ile ortaya çıktığı dillendirilir. Aşure isminin, Muharrem'in 10. gününe rastlaması ile ilişkilendirilerek bu ismi aldığı, “ONUNCU GÜN AŞI” şeklinde isimlendirildiği ve zaman içinde de kısaltılarak aşure adı altında sabitlendirildiği rivayet edilmektedir.

AŞURE BAYRAMININ İLK DAYANDIĞI KAYNAKLAR

Aşureyi ilk yapan konusunda herkesin, Nuh (as)’da birleştiği görülmektedir. Hz. Nuh’un, tufan sonunda karaya ayak bastığı sırada yiyecekleri azalmıştı. O anda çevre su altındadır. Gemi dışından gıda bulma umudu yoktur. Bu bakımdan gemide bulunanlardaki yiyeceklerle, depolarında olan gıdaları toplatan Hz. Nuh, rivayete göre ambar ve gemideki kişilerden toplattığı 7 çeşit gıdayı, yine rivayete göre  gemide bulunan 88 kişiye yetecek şekilde çoğaltabilmek için bir taraftan Allah’a duada bulunmuş bir taraftan da elde ettiği su ve tatlı ilaveleri ile topladığı gıdaları çoğaltabilmek için kazanlarda kaynatarak, Allah’ın da inayeti ile ve bu 7 çeşit gıda ile herkesi doyurabilmiştir. O sebeple aşure günü, bir bereket günü, bir hayır günü olarak da anılır.

Aşure gününün, Nuh tufanı sonunda Hz. Nuh tarafından yapılan aşure ile ortaya çıktığı, ilk kaynağın bu olay olduğu rivayet edilir. Demek ki aşure günü, Hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. gününe rastlamaktadır. Ve Nuh Peygambere kadar da dayanmaktadır.

AŞURE GÜNÜNÜN KUTSALLIĞINI ARTIRAN DİĞER NEDENLER

Muharrem ayının onuncu günü olan aşure günü ile ilgili konuyu işleyen değerli yazarlar, Müellifler, o  gün, Allah tarafından gerçekleştirilen 10 önemli olayın zuhur ettiğini, Aşure gününe de bu lütufların daha çok kutsallık kazandırdığını ileri sürerler. Gerçi zikrettikleri, Allah katından geldiği söylenen 10 lütuf da bazı farklılıklar görülür ama, genelde zikredilen bu lütufların çoğunda birleşme vardır. O bakımdan Allah'ın aşure gününde zuhur ettiğine inanılan  bu on lütfü zikretmekte fayda görüyoruz. 

1) Nuh Tufanının son bulması, 2) Hz. İsa’nın Allah katına çekilmesi, 3) En küçük oğlu Yusuf’u kaybettiği içi üzüntüden gözleri kör olan Hz. Yakup’un gözlerinin bu gün açılması, 4) Hz. Davut’un tövbesinin bugün kabul edilmesi, 5) Yunus Peygamberin kendisini yutan Yunus balığının karnından bugün çıkarak kurtulması, 6) Hz. Âdem’in Cennetten çıkarılmasından sonra tövbe ederek af dilemesi sonucu tövbesinin kabul edilmesinin bugün olması, 7) Çok şiddetli bir hastalığa tutulan, vücudunda irin ve küçük kurtçukların oluştuğu hastalıktan kurtulmak için rivayete göre yedi sene sabredip dua eden Hz. Eyüp’ ün hastalıktan bugün kurtulması, 8) Firavun tarafından ateşe atılan İbrahim Peygamber'in ateşten kurtulmasının bugün olması, 9) Hz. Musa’’nın  denizin yarılarak karşıya geçmesinin bugün olması, 10) Hz. Yusuf’un kuyudan bugün çıkarılması.

Yukarıda zikredilen on ilâhî olayın, Muharremin 10. gününde olması, yani aşure gününde olması nedeni ile bugünün  kutsal bir gün olarak görüldüğü, konu ile ilgili risale ya da kitap gibi eserler yazan, makalelerde bu konuları işleyen hemen hemen bütün müelliflerin yazılarında, Muharremin 10. gününe rastlayan aşure gününe, zikredilen bu 10 ilâhî olayı ilişkilendirdikleri görülür. O bakımdan biz de okuyucularımızı bilgilendirmek istedik.

Aşure günü bir bereket ve bolluk günü, bir hayır yapma günü olarak kutlanır. Çünkü gemide bulunan az miktardaki gıdanın, dua ile daha bereketli hale gelmesi ve gemideki inananların, aç kalmaktan kurtulmaları sebebiyle sevinmeleri ve bir bayram havasını estirmeleri nedeni ile bugün,  bir bayram günü olarak kutlanır.Onun için de Müslümanlar aşure gününde hayır yaparlar. Kerbala şehidi Hz. Hüseyin ve 72 arkadaşı için  ihsan yemekleri verilir. Aşure yaparak en yakınlarındaki kişilerle  paylaşırlar. Bugünün hayırlara vesile olması için, rızıkların daha bereketli olması için Allah’a dua ederler. Aşure bayram haftası genellikle bir hafta sürdürülür.

ŞİİLERDE MUHARREM ORUCUNUN FARKLILIĞI:

Şiilerin Muharrem ayı oruçları diğer Müslümanlara göre biraz daha farklıdır. Bilindiği gibi Muharrem ayı, Hicri takvimin birinci ayıdır. Şiilerde bu ay en kutsal ay olarak görülür ve oruçta bu ayda tutulur. Yukarıda da zikredildiği gibi bu ay içerisinde Şiiler tuttukları bu orucun adına, içinde bulundukları ayın ismi ile özleştirerek Muharrem orucu ismini verirler. Oruçları, zaman açısından Yahudilerde tutulan oruca benzer. Güneş batınca başlattıkları orucu, ertesi gün güneş batıncaya kadar sürdürürler. Musevilerde de böyle olduğu için bu benzetme yapılmıştır. Ama  bu durumda bir düzenlemeye gidildiğini de biliyorum Oruç süreleri 12 gündür. Ancak farklı bölgelerde bulunan Şiilerle Şiilerden kısmen ayrılan Aleviler arasında da ibadet ve oruç açısından farklılıklar görülür. Bu bakımdan Şiilerde ve Alevilerde ve yine Hz. Ali taraftarlarından ayrılan ve ayrı bir inanç grubu oluşturan Hariciler’de belli konularda  bu şudur diyerek kestirip atmak mümkün olamamaktadır. Bölgeler arasında bile farklılıklar göze çarpar. Mesela Muharrem ayı orucunu 10 gün görenler de vardır.
Şiilerde Muharrem orucu, Hz. Hüseyin’in Kerbela’da Yezit tarafından hunharca şehit edilmesiyle ilişkilendirilerek bir matem orucu, bir yas tutma orucu haline de getirilmiştir.
Bu kısa bilgilendirmeden sonra Yenigün Gazetesi olarak bütün Müslüman kardeşlerimizin, özellikle de değerli okuyucularımızın Muharrem aylarını ve aşure bayramlarını tekraren kutluyoruz. Ve hepimiz için hayırlara vesile olmasını C.Allah'tan niyaz ediyoruz.

AŞURE AYINDA YAPILACAKLAR

Peygamberimizin, ramazan orucu emredilmeden önceleri, 10 günlük Muharrem ayı orucunu tuttuğu bilinmektedir. Müslümanlar bugün bu ayda oruç tutarak, dua ederek, zikirde bulunarak bugünün feyzinden yararlanmaya çalışırlar. Muharrem orucu, peygamberimizin de tuttuğu bir oruç olduğu için Müslümanlara sünnet olan bir oruçtur. 10 gün olan bu orucun son gününde bir gün tutulması da yeterli  görülür.

Aşure gününün kesinleşen bir ibadeti yoktur. Kişiye ve tabi ki gruplara da bağlı olarak değişik ibadet şekilleri anlatımı yapılır. Daha çok görülen, kişilere bağlı her türlü dua ve ibadetler olarak söylenebilir.
Peygamberimiz, Muharrem ayını, Allah’ın ayı olarak nitelendirmiş ve bu ayda Muharrem ayı orucunu tutmuştur. Ramazan orucundan sonra en faziletli orucun Muharrem ayı orucu olduğunu bildirmiştir. Ve Peygamberimizin Muharrem ayının ilk on günü oruç tuttuğu kayıtlarda geçmektedir. Genelde oruç tutmak isteyenler bu ayın ilk on gününde oruçlarını tutarlar. 10 gün oruç tutamayanların ise, Muharrem ayının 9, 10 ve 11. günlerinde oruçlu olmaları da yeterli görülür.

Allah rızası için iki rekat namaz kılma da tavsiye edilenler arasındadır. Kısacası bu ayda bol bol dua ve ibadet edilmesi, iyilik ve ihsanlar da bulunulması tavsiye edilir. Dua ve ibadet şeklini kişi kendisi belirleyebilir.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@