30.08.2019, 05:46

30 Ağustos Zafer Bayramı ve Müslümanlara Allah yardımı

Bugün Türk ulusu olarak 30 Ağustos zafer bayramını kutluyoruz. Şanlı Türk ordusunun bu büyük zaferi elbette ki hepimizi gururlandırıyor. Gazete Yenigün olarak ulusumuzun Zafer Bayramlarını kutluyoruz. Allah’ın da ülkemizi ve milletimizi daima korumasını diliyoruz. Değerli okuyucularım, Kuran-ı Kerim’den öğreniyoruz ki, C. Allah savaşlarda Müslümanlara Melekler ve Ruhani varlıklar aracılığı ile

Bugün Türk ulusu olarak 30 Ağustos zafer bayramını kutluyoruz. Şanlı Türk ordusunun bu büyük zaferi elbette ki hepimizi  gururlandırıyor. Gazete Yenigün olarak ulusumuzun Zafer Bayramlarını kutluyoruz. Allah’ın da ülkemizi ve milletimizi daima korumasını diliyoruz. Değerli okuyucularım, Kuran-ı Kerim’den öğreniyoruz ki, C. Allah  savaşlarda Müslümanlara Melekler ve  Ruhani varlıklar aracılığı ile destek vermektedir. Bu, Kuran’da geçen bir konudur ve Ayetlerle de sabittir. 
Kuran’da,Peygamberimizin ve ordusunun yaptığı  Bedir Savaşında  C. Allah’ın Müslümanlara Ruhani varlıklarla destek verdiği Âli İmran Suresi 123. ve 125. ayetleri ile anlatılmaktadır. 123. ayette, aynen, “Müslüman olarak sizler, Bedir Savaşı'nda  güçsüzdünüz. Yenilmemeniz için Rabbiniz size yardım etti. Sizler Allah’tan sakınır ve O’na şükrederseniz, Rabbinizin yardımı sürecektir.”(Âli İmra-123)  
Bu Ayet ile C. Allah’ın Müslüman ordusuna yardım ettiği Kesin olmaktadır. 125. ayette ise, “Evet siz  sabreder ve Rabbinize şükrederseniz, O’da (Müslüman olduğunuz için) size daha güçlü bir şekilde  yardım ve desteğini sürdürecektir.” (Âli İmran-125) Yine mesela Enfal Suresi 10. Ayetiyle Ali İmran Suresi  123. Ayetinde de, “Savaşta, Zafer (Allah Yardımı) ancak Allah’tandır. Çünkü Allah mutlak galiptir.” (Enfal-10,Ali İmran-126) Demek ki zaferi, Müslüman olan ordumuz ve onun  şanlı şerefli komutanları aracılığı ile bahşeden C. Allah’tır.

KURTULUŞ SAVAŞINDA C.ALLAH, RUHANİ VARLIKLARLA TÜRK ORDUSUNA DESTEK VERMİŞ MİDİR?

Bu ayetlerden anlaşılıyor ki, melekler Allah’ın izin ve müsadesi  ile  savaşlarda Müslümanlara yardım etmektedir. Zikredilen Ayet-i Kerimeler den anlıyoruz ki çok önemli ve kritik savaşlarda C.Allah Müslümanların yanında olmakta ve onlara ruhani varlıkları vasıtası ile  de yardım etmektedir. Zaten halkımız da buna yürekten inanmaktadır. Halk arasında yayılan rivayet ve tevatürlere göre, Müslüman Türk askerine kurtuluş savaşlarında Ruhani varlıklar yardımcı olmuştur. Bu duruma, savaşa katılan askerlerle, halktan bazı veli kişilerin, Müslüman Türk askerlerinin saflarında savaşan veli yatırların yer aldığını söylemeleri sebep olmaktadır. Tabi bu durumları herkes de göremez. Ancak Salih kullardan, velilerden bazıları  görebilir. Halkımızda ki kanaat de şudur. Allah savaşlarda Müslümanları koruma altına almaktadır. Kurtuluş savaşında, 30 Ağustos muharebesinde Müslüman askerlerin saflarında savaşan ruhani varlıklar da yer almıştır. Ve bu ruhani varlıklar veli yatırlarla, meleklerdi .

ALLAH YARDIM ETMESEYDİ OSMANLI AVRUPA İÇLERİNE NASIL GİRERDİ?

Kuran’daki Âli İmran Suresi 123,124,125 ve 126. ayetleriyle,  Enfal Suresi 10. ayetinden anlaşılıyor ki, C. Hak, Müslümanlara savaşlarda yardım ve destek vermektedir. Ayetlerde de bu konudan bahisler olduğu için halkımız da buna yürekten  inanmaktadır. Osmanlı’nın Avrupa  içlerine kadar girmesi de Kuran’da bahsedilen bu yardımları ister istemez  hatırlatmaktadır. Osmanlı C. Allah’ın verdiği güç ve kuvvetle Avrupa’nın ortasına kadar Müslümanlığı götürmüştür. İslamiyet belki Arabistan’da doğmuştur ama, onu, C.Allah’ın yardımı ile  en güzel şekilde yayan da Osmanlı, dolayısı ile Türkler olmuştur. Bu, Müslüman Türklerin şanı ve şerefidir.

SAVAŞIN İYİ BİR ŞEY OLMADIĞINI BİLEN DEVLETLER BİRBİRİ İLE NİÇİN SAVAŞIR?

Her millet kendi onuru ve  gururu ile  oynatmak istemez. Kendisine zarar verilsin de istemez. Ülkesi, vatandaşları  bir şeyden zarar görüyorsa elbette ki o zararı ortadan kaldırmak için  savaşı göze alır. Devletler,
bunların dışında özgürlüğünü ve hürriyetini kaybedecekse ya da Vatanını kaybedecekse yine savaşı göze alır. Vatanından bir küçük parça bile kaybedecek olsa yine de savaşı göze alır.
Aslında savaş iyi bir şey değildir. Bu doğrudur. Ama kazansan da kaybetsen de şehit olanlar, maddi kayıplar,ülke çapında  tahribatlar olacaktır. Bu, kaçınılmaz bir sonuç olarak ortaya çıkar. O bakımdan  ortaya çıkan problemler öncelikle anlaşma yolu ile çözüme kavuşturulmaya çalışılmalıdır. Savaş, en son çare olarak düşünülmelidir. Çözüm bulunulamıyor da, vatanın kaybedilmesi söz konusu oluyorsa veya  milletler, bağımsızlığını ve  özgürlüğünü, hürriyetini kaybedecekse, esir hayatı ortaya çıkacaksa savaş kaçınılmaz hale gelir. Böyle durumların doğması halinde savaş çıkar.
Türkiye’nin  işgalci devletlerle  savaşa girmesi bu sebeple olmuştur. Ülke dört bir taraftan işgale uğramıştır. Türkiye  vatanını kurtarmak, halkının bağımsızlığını kaybetmemek için savaş vermiştir. Türkiye’nin yaptığı savaş, bir kurtuluş savaşıdır. Meşru bir savaştır. 1) Özgürlüğünü ve hürriyetini kaybetmemek için, 2)Vatanını kurtarmak için savaşmıştır. Bu bakımdan Türkiye’nin yaptığı  savaş meşru bir savaştır, diyoruz.

1-MİLLETLER, ÖZGÜRLÜĞÜ VE HÜR YAŞAMAYI YAŞAMLARININ VAZGEÇİLMEZİ OLARAK GÖRÜRLER

Hürriyeti elinden alınan milletler, esaret hayatı yaşamaya mahkumdur. O milletin  hürriyetini gasp eden  
devlet ve milletler özgürlüklerini ellerinden aldıkları milletleri  köle gibi kullanırlar. Çoluğuyla çocuğu ile ömür boyu ikinci sınıf vatandaş olarak yaşamaya mahkum ederler.
Şimdi biz bu vatanın evlatları olarak bir haksızlığa uğratacak olsak “Arkadaş ben de  bu vatanın evladıyım. Senden bir farkım yok. Bana bu haksızlığı yapamazsın” deriz. Ama  hürriyetini kaybeden  başka bir devletin  hegomanyasına giren bir millet bunu söyleyemez. Özgürlüğünü kaybettiği için bu hakkı kendinde bulamaz. Öyle bir laf edecek olsa bile “senin böyle bir istekte bulunma hakkın yok. Sen bizim , savaşta yenerek esir aldığımız milletin mensubusun.Uslu uslu otur yerine diyeceklerdir.” Bir daha  Özgürlük içinde yaşamak isteyen bir insanın da bir vatanı olmak zorundadır. Vatanı olmayan topluluk zaten devlet de, millet de olamaz.

2-VATANSIZ DEVLET DE MİLLET DE OLUNAMAZ

Hür ve özgür yaşamak isteyen herkes  vatanına sahip çıkmak  zorundadır. Aksi takdirde esir hayatı
yaşar. Bir karış toprağı bile olamaz. Onun için milletler, vatanına sahip çıkacaktır. Buna mecburdur. İnsanlar
için vatan namustur. Bağımsız yaşam demektir. Vatan uğruna kan akıttığımız topraklardır. İstiklal marşı Şairimiz Mehmet Akif, “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak eğer uğrunda ölen varsa v vatandır” diyerek  vatanın ne derece önemli olduğunu belirtmeye çalışmıştır.
Allah  Müslüman Türk Milleti'ni vatansız, hürriyetsiz bırakmasın. Bu sebeplerle de olsak savaşmak zorunda bırakmasın.

Türkiye neden bir Kurtuluş Savaşı yapmak zorunda kaldı?

Osmanlı’nın zayıf düştüğü bir sıra dört bir taraftan işgal edilmeye başlandı. Fransızlar, İtalyanlar, İngilizler, Yunanlılar Anadolu’yu aralarında pay ederek Türkiye’deki  işgal ettikleri bölgelerde  idareyi ele aldılar.  Ve bu durumlarına da bir resmiyet kazandırdılar. O zamanlar da Osmanlıların başında Padişah Vahdettin bulunuyordu. Vahdettin’in İngilizlere sığınması sonunda Türkiye sahipsiz kaldı. Ancak o arada Mustafa Kemal Paşa Ankara başkentli Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmayı hemen hemen tamamlamıştı. Yani bugünkü Modern Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştu. Ama İşgaller de devam ediyordu. Bunun üzerine  yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti ,Türkiye’yi, Türk vatandaşını kurtarmak için önce Yunanlılarla savaşa tutuştu. 26 Ağustos 1922 de Atatürk Kumandasındaki ordu, önce Afyonu kurtararak işe başladı. Sonra da 26 Ağustos 1922'de başlatılan büyük taarruzla kurtuluş savaşı hızlandırılarak devam ettirildi. Peşleri bırakılmayan Yunanlılar, büyük meydan savaşları sonucu, 30 Ağustos 1922'de, yapılan Kurtuluş Savaşı'nda mağlup oldular. Yunan ordusu, çok büyük kayıplar vererek geriye çekilmeye başladı. Türk ordusu Yunan ordusunun komutanını bile esir Aldı. Büyük komutan Atatürk esir alınan yunan komutanını öldürtmedi ve serbest bıraktı. Ordumuz, çok süratli bir şekilde hareketle Yunan ordusunun toparlanmasına fırsat vermeden ülkeden çıkardı. Bu sebeple Ağustos ayının son haftası (Zafer Haftası)  olarak kabul edilir ve 30 Ağustos  günü de, Zafer günü olarak kutlanır. Tekrar bütün vatandaşlarımızın zafer bayramını Yenigün olarak kutluyoruz. C. Allah’ın da ordumuza milletimize zeval vermemesini dualarımızın eşliğinde  diliyoruz.

Yorumlar