49 CC motosikletler büyük tehlike saçıyor

Motorlu Taşıtlar Vergisi’nden muaf, Zorunlu Trafik Sigortası da zorunlu olmayan 49 cc’lik motorlu bisikletler risk oluşturmaya devam ediyor. Kaza anında büyük mağduriyetler ortaya çıkıyor

Güncel 17.09.2021 - 15:45 17.09.2021 - 16:31

Artan döviz kurları ile otomobil ve motosiklet fiyatlarında yaşanan yükselme sonucunda vatandaşlar daha ekonomik ulaşım yollarına başvuruyor. Bunların başında B sınıfı ehliyeti ile kullanılabilen küçük hacimli motosikletler geliyor. Zorunlu Trafik Sigortası, Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) ve TüvTürk muayenesi gerektirmeyen 49 CC motosikletler ise her geçen gün yaygınlaşıyor. Trafikte meydana gelen kazalar sonrasında sigorta zorunluluğu olmayan bu motosikletler iki taraf içinde mağduriyetlere neden oluyor.

KANUNA AYKIRI ŞEKİLDE İŞLEM YAPILIYOR

49 cc’ye kadar MTV ve Zorunlu Trafik Sigortası gerektirmeyen motosikletlerin motor bloklarına müdahale edilerek 110-125 cc’ye kadar yükseltilebiliyor. Piston ve motor bloğundaki değişimle 125 cc’ye ulaşan ve hiçbir yasal zemini bulunmayan motosikletler karayolunda tehlikeye neden oluyor. Böylece düşük hızlarda seyretmek yerine saatte 120-130 kilometre hızlara kadar ulaşabiliyorlar. Motoruna müdahale edilmemiş 49 cc motosikletler aşırı zorlanması halinde 90 kilometre gibi hızlara ulaşabiliyor.

motor (1)

“CİDDİ RİSK OLUŞTURUYOR”

Ege Sigorta Acenteleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ersoy Kocamanoğlu, “Şu anda piyasada bulunan 49 cc ve altı motosikletlerin sigorta yapma zorunluluğu yok. Burada sigorta yapılıp yapılmayacağı vatandaşın insiyatifine bırakılmış durumda. Bu araçların plakaları var ama diğer araçlar gibi sigorta, MTV ve muayene zorunluluğu yok. Bu nedenle de vatandaşların büyük bir çoğunluğu da sigorta yaptırmıyor ve bu şekilde trafikte dolaşıyor. Olası kaza ve sonrasındaki maddi ödemeler için risk oluşturuyor. Diyelim ki kaza oldu ve kusur oranı bakımından motosiklet sürücüsü kusurlu çıktı. Burada oluşacak hasar, sakatlık, ölüm tazminatları motosiklet kullanıcısına kalacaktır ve ödettirilecektir. Bu da büyük hasarların ödenmesinde zorluk açar ve ödenmezse her iki taraf için de mağduriyetler yaratacaktır. Motosikletlerin sigortalarını kişilerin tasarrufuna bırakmak sosyal devlet ilkesine aykırıdır. Hem motosiklet kullanıcısının hem de karşı tarafın can ve mal güvenliğini riske atmak kişilerin insiyatifine bırakabilecek bir durum değildir. Devletin vatandaşlarına görevlerinden biri de can ve mal güvenliğini sağlamaktır. Ama siz gelip bu görevi kişilerin insiyatifi ve üstüne bırakırsanız orada sorun kaçınılmaz olarak olacaktır.

“SİGORTADAN TASARRUF OLMAZ”

Kocamanoğlu, “Eğer amaç bir şeylerden kaçmak ve ödememekse bu sigorta olmamalıdır. Eğer tasarruf sağlanmak isteniyorsa 49 cc ve altı motosikletlerden ÖTV ve KDV gibi kalemler alınmasın ve vatandaşa bu şekilde bir satış gerçekleştirilsin. Bu taşıtlar için şu anda 350 TL’ye alınabilecek bir poliçe içinde 86 bin TL’ye kadar bir teminat ile iki tarafı da koruma altına almaktadır. Eğer siz bu sigortayı yaptırmazsanız aldığınız riskte çok yüksek olacaktır. Prim ile riski karşılaştırdığınızda ciddi anlamda bir fark var. Piyasada 12-13 bin TL’ye satılan bir motor için ödediğiniz cüzzi miktardaki prim sahip olduğunuzun motosikletin 7 katından fazla bir teminat sunuyor.

“İŞ YÜKÜNÜ ARTIRACAKTIR”

Her geçen gün sayısı artan 49 cc ve altı motosikletlerin mağduriyetler oluşturacağını belirten Kocamanoğlu, “Maddi hasarlı bir kazada normalde iki taraf bir tutanak tutar ve bu tutanağın içinde de sigorta bilgileri yer alır. Diyelim kaza oldu ve iki taraf tutanak oluşturacak. Maalesef bu mümkün değil. Kazada kimin suçlu ya da suçsuz olmasından bağımsız olarak bir tutanakta iki tarafın sigorta bilgileri yer almak zorundadır. Kişiler mağduriyetini karşı taraf ile çözemediği takdirde demokratik hakkı olan mahkemelere başvurmak durumunda kalacaklar. Günümüzde mahkemelerin iş yükünü azaltmak için arabulucu sistemi devreye sokuldu. Ama burada çok basit bir önlem ve teşvik ile ciddi boyuttaki mağduriyetlerin önüne geçilebilip aynı zamanda da mahkemelerin iş yükünü azaltmakta mümkün. Motosiklet sürücülerinin yalnızca karşı tarafı korumak için kendilerini de korumak için sigorta yaptırmaları gerekmektedir” dedi.

Oluşan hasarı cebimden ödedim”

Küçük hacimli motosikletin çarpması sonucu trafik kazası geçiren Zerrin Yılmaz, "Sabahın ilk saatleriydi. Aracımın sol tarafımdan iki tekerlekli sonradan elektrikle çalıştığını öğrendiğim bir araç çarptı. Sürücüsünde kask yoktu. Ben aracımı durdurdum. O fren sıkmasına rağmen duramadı çarptı. Ben kaskı olmadığı için bir sağlık sorunu yaşayıp yaşamadığına baktım. Sağlık sorunu yaşamadı. Ama benim aracımda yaklaşık 5 bin TL'lik bir hasar açtı. Gencin ehliyeti yok, aracın ruhsatı yok, hatta plakası dahi yok. Ne yapacağımızı şaşırdık. Olay yerine uzman çağırdık. Traji komik durumumuza gülmemek için kendilerini zor tutular. Ama biz tutanak tutamadık. Benim bindiğim aracın sigorta firmasının karşı tarafta muhatabı sigorta firması yoktu. Etraftakiler elektrikli motorun yaya hükmünde olduğunu iddia etti. Ben haklı olduğum halde aracımın hasarını kendim karşılamak zorunda kaldım. Burada bir tezatlık var. Bu tezatlığın düzeltilmesini yetkililerden talep ediyorum" dedi.

Yorumlar