Dr. Turgay Bozoğlu'nun 1 Haziran 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri de kurumsallaşmayı becerememesi. Kurumsallaşmayı; kurumların kişilere bağlı kalmadan, kuralların açık olduğu, yetki ve sorumlulukların bunu taşıyacak doğru kişilere verilmesi olarak tanımlamak mümkün. Bin yılı aşan devlet kurma tecrübemize karşın kurumları yaşatma konusunda çok da başarılı olduğumuz söylenemez.  Sadece devlette değil, özel sektörde de bu böyle. Aile işletmeleri bir türlü kurum olmayı beceremiyor. Daha çok kişilere bağlı yaşıyorlar. Başarılı bir neslin arkasından gelenler o işletmeleri yaşatamıyorlar.

Önemli bir iktisatçı olan Daron ACEMOĞLU yazmış olduğu “Ulusların Düşüşü” adlı kitapta, uluslararasındaki refah farklarının ana nedeninin coğrafi, tarihi ya da kültürel faktörler olmadığını; farklılığın temel nedeninin ulusların sahip olduğu ekonomik ve siyasi kurumların niteliğinde yattığını öne sürmüştür. Gerek işletmelerin gerek devletin gücü ve zenginliği için kurumların varlığı ve niteliği çok önemli.  Bunun için de sadece kuralların, yetki ve sorumlulukların açıkça belirlenmesi yeterli değil. Bu yetki ve sorumlukları taşıyabilecek eğitim ve niteliklere sahip kişileri yetiştirmek ve onları doğru yerde görevlendirmek gerekli. Yani liyakat olarak tanımladığımız, işi ehline teslim etmek.

2011 yılında bu özellikleri taşıyan Cumhuriyet Türkiye’sinin çok önemli bir kurumu kapatıldı. Benim de mensubu olmaktan gurur duyduğum Hesap Uzmanları Kurulu.  Bundan 77 yıl önce, 29 Mayıs 1945’te çağdaş Türkiye’nin önemli temellerinden biri atıldı. Kurucumuz Ali ALAYBEK “1950-Büyük Vergi Reformu” nun hazırlık çalışmalarına, Türkiye’de derin izler bırakan Alman İktisatçı Fritz NEUMARK ile birlikte başlar. İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıcı etkilerinin  ülkemizde baş gösterdiği yıllar... Olağandışı vergiler ile iyice karmaşık hale gelen Türk Vergi Sistemi, güncel ekonomik ve mali sorunların daha da ağırlaşmasının nedeni haline gelmiş. Modern vergi sistemini kurmak, halka anlatmak ve her şeyden önemlisi etkin bir vergi denetimi için Hesap Uzmanları Kurulu kuruluyor. Hesap uzmanlarından beklenen; vergileme ve denetim tekniklerini bilmesi; siyasi ve mali etkilerden uzak olması; tarafsız, dürüst ve vizyon sahibi olmalarıydı. Öyle de oldular.

1981 yılında Mülkiye (Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi)‘nin kapısından kaymakam olma hayaliyle girdim. O zamanlar Mülkiye’de 1. ve 2.sınıfı bütün öğrenciler ortak olarak okur, 2. sınıftan sonra bölümler (kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler, iktisat, maliye, işletme) seçilirdi.  YÖK kurulunca bu sistem kalktı ve biz 2.sınıfa geçtiğimizde bölüm seçmek zorunda kaldık. Ben de ekonomi bilimini sevince tercihimi iktisat bölümünden yana kullandım. Bölüm arkadaşlarımın ve yurtta beraber kaldığım büyük sınıfların etkisiyle, hesap uzmanlığı mesleği zaman içinde benim de hayalim olmaya başladı. Okul bittikten sonra bu seçkin kurumun sınavlarını kazandım. Kurula girdikten sonra, eğitimin hiç bitmediğini gördüm. Çok sıkı bir çalışma disiplini içinde neredeyse insanüstü bir yetişme ortamı hep vardı. Zorlu yetişme sürecinin avantajını gittiğim her kurumda yaşadım. Acı tatlı birçok anı biriktirdim.  Yetişmemizde birçok üstadımızın emeği oldu ve halen oluyor. Ancak bir şeyi hiç unutmadım ve adeta yaşam felsefem haline geldi. Yazılı ve sözlü aşamaları bitmiş, göreve başlayacağımız ilk gün gelip çatmıştı. Yıllar sonra Maliye Bakanlığı’nda idari görevlerde de birlikte çalışma onuruna erişeceğim Metin ÖZŞAHİN üstat o tarihte Kurul Başkanı'ydı. Bizi karşısına aldı ve ağzından şu sözler döküldü. “Beyler, gerek vatandaş gerek beraber çalıştığınız memur arkadaşlar size korkudan değil, bilgiden saygı göstersin. Bilgi her zaman en büyük silahınız olacaktır.” Bu sözler yaşamımızın geri kalanını belirledi. Sürekli öğrenme çabası ve edindikleri vizyon, hesap uzmanlarına kamuda ayrıcalıklı bir alan yarattı. Aralarından çok sayıda önemli bürokrat yetişti.

 Bu ocak zaman içinde, sadece devlete yönetici yetiştirmekle kalmadı özel sektöre de yönetici yetiştirir hale geldi. Bugün Türkiye’nin çok önemli özel sektör kuruluşlarının birçoğunun başında hesap uzmanları var. Bunun dışında akademisyen, yazar, işadamı ve siyasetçi olarak birçok kişi bu kurulun içinden çıktı, önemli görevler üstlendi. Maalesef bu seçkin kurum, denetimde çok başlılık olduğu gerekçesiyle kapatıldı… Kapatmak her zaman en kolay iş. Ülkeye bu değer kaybının maliyeti ise çok fazla. Bugün her zamandan daha fazla Hesap Uzmanları Kurulu’na ve onun gibi kurumlara ihtiyacımız var. Hesap Uzmanlarının 77. yılı kutlu olsun!