31.01.2014, 22:00

Açlığa çözüm mü, yoksa yapaylık mı artacak?

İlkler ilkler...

Yine bir ilk...

Labaratuvar eti...

Evet yanlış duymadınız bir ineğin kök hücresinden elde edilen bir et...

Ekoloji açısından bakalım....

Çevre açısından bakalım...

Bilmeyenlere söyleyelim hamburgerlerin maliyeti 330 bin dolar civarında...

Bu da ciddi bir et tüketimi tetiklemekte...

Dünya da o kadar çok et tüketilmeye başlanıldı ki, artık üretim sekteye uğramaya başladı...

Kısaca, artan dünya nüfusuna artık cevap verilemiyor...

Bu labaratuvar eti de işte tam burda devreye giriyor...

Maliyeti azaltmak, üretimi arttırmak, et talebine karşılık vermek...

Görevi bu...

*

Ancak bir gerçek de var ki acı...

‘Her gece bir milyar insan yatağına aç gitmekte’...

Ve birde karşı durum dünyamızda giderek artan et talebi ve et üretiminin yarattığı ekolojik sorunlar...

Peki, bu proje bir çözüm mü?

Veya şöyle soralım teknolojik bir çözüm mü?

Son yıllarda Çin ve Hindistan gibi ülkelerde et tüketimi tırmandı.

Et üretimi nedeniyle çevre ve doğal kaynaklara zararlar veriliyor. Sera gazı salınımının çok büyük kısmı tarım kesiminden gelmekte. Özellikle dünyadaki 1,5 milyar inekten...

*

Ciddi sorunlar var...

Hele ki açlıkla mücadele de...

2050 yılında 9 milyar insanı doyurmak zorlaşacak...

Yani gıda üretimini %60 oranında arttırmak gerekli...

Şu anki teknolojiler maalesef bu sorunları çözüyor mu?

Denildiğine göre çözmüyor...

Bu nedenle de %4’ü kadar sera gazları salımına yol açan ve %1’i kadar araziye gerek duyulan yapay et üretimine gidilecek...

*

Şimdi gelelim asıl soruna...

Yapay et iyi güzel, yapay et açları doyuracak vs vs ama bu laboratuar eti için milyonlarca hayvan antibiyotikle büyütülmeyecek mi?

Küçük mekanlarda stres içinde sıkış tepiş durmayacak mı?

Mezralarda aniden ölmeyecek mi?

İçinde yine katkı maddeleri olmayacak mı?

Renk vericiler olmayacak mı?

Ete benzetmek için her yol denenmeyecek mi?

Bu insancıl mı?

Sevimli bir süreç mi?

Ürkütücü mü?

Bu iş hayır değil...

‘Açlık’ için daha farklı önlemler alınamaz mı?

Et üretmek yerine, et tüketimi azaltılamaz mı?

 

Mutlu kalın...

 

Dip notlar;

 

Obezite gerçeği...

Obezite ve aşırı yeme ihtiyacı, tokluk hissini yavaşlatan ‘immünoglobülin’ adı verilen antikorların sonucu...

Araştırmayı yapan ise Fransa Ulusal Sağlık ve Tıp Araştırmaları Enstitüsü bilim adamları...

Sonuçlar "Nature Communications" dergisinde yayımlandı.

Kısaca, ‘immünoglobülin’ adı verilen antikorlar, beyne daha fazla açlık hormonunun taşınmasına yol açıyor ve tokluk hissini geciktiriyor.

Bu sonuçlar, çağımızı derdi olan obezitenin ve anoreksiyanın tedavisine ışık tutacak...

 

*

 

Denizlerimize artan plastik parçaları büyük tehlike saçıyor...

Denizlerimizi kirletmekle kalmadığımız kendimizi de kirlettiğimiz, bilinçsizde, savurduğumuz, hiçe saydığımızın görünen yüzü plastikler, bölünerek, kırılarak mikro düzeye gelerek ama yok olmayarak yumuşakçalar ile balıklar ile bedenizde...

Olumsuz etkilerini sayacak değilim...

Çünkü hepimiz gayet iyi biliyoruz...

Ama süreci bilmenizde fayda var...

Bu mikro plastik parçacıklarını sevenler kabuklu hayvanlar ve yumuşakçalar...

Bunların sindirim sistemine takılan plastikler balıklarla bize geçmekte aslında...

Çünkü bu kabuklu hayvanları ve yumuşakçaları tüketenler balıklar...

Kısaca sindirim sisteminde mikro plastikleri tüketenler balıkların ana besin kaynağı...

Balıklar ve sindirim sitemi...

Ve mutfaklarımız...

Ve artan kanser vakaları...

İlişiklendirdiğimiz sistemi biz yarattık...

 

Fıkra;

Temel, bir İngiliz ve bir Alman ile ıssız bir adada mahrum kalmışlar.

Günlerden bir gün iyi huylu bir deniz perisi gelip der ki:

- ‘Uzun zamandır sizleri izliyorum. Geminiz battıktan sonra burada çok acı çektiniz. İsteyin benden, ne isterseniz.’

İngiliz: - N’olur beni İngiltere’ye gönder, der. İngiliz hoop Londra’ya gider.

Alman: - Beni de Almanya’ya lütfen der.

Alman: Hoop Berlin’de.

Sıra Temel’e gelir.

Temel düşünmüş taşınmış.

- O İngiluz ile Alman uşakları çok özledum. Onları yanıma getir. 

 

Günün sözü;

Akıllı adam, aklını kullanır. Daha akıllı adam, başkalarının aklını da kullanır...

(Bernard Shaw)

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@