22.02.2021, 06:05

Adam gibi olmak!

“Adam gibi olmak” deyimini; sosyal hayatımızın her döneminde sık olarak kullanır; bunun ile ilgili olarak yaşanmış veya masalsı hikayelerde anlatırız. “Adam gibi olmak” deyiminin özü ”sözünde duran, toplumun ahlaki değerlerini üst seviyede tutan, aynı zamanda da ülkesinin, ailesinin, çevresinin menfaatlerini koruyan, kollayan kişi” anlamındadır… Bu anlamların nereden meydana geldiğini araştırdığımızda; insanların toplum içindeki davranış biçimlerine göre meydana çıktığını da fark ederiz... Bu cümledeki “adam” kelimesi sadece erkeği değil, kadını da ifade eder. Anadolu’da yaşanan savaşlarda fedakarlıkları ile anılan yüzlerce kadınımız, anamız vardır. İsimleri herkes tarafından bilinmese de Melahat Atmaca, Nene Hatun, Gördesli Makbule Hanım, Şerife Bacı, Halide Onbaşı, Halime Çavuş, Nezahat Onbaşı, Çete Emir Ayşe, Fatma Seher Erden, Tayyar Rahmiye, Hafız Selman İzbeli, kadın kahramanlarımızdan bazılarıdır. Gelecek haftalarda da bu isimleri tek tek sizlere tanıtmaya çalışacağım. “Adamlık; adam gibi davranmak” sadece bir ülkenin toplumunda oluşan bir davranış şekli değildir. Bunun uluslararası boyutu da vardır… “Adam olmanın en önemli davranış şekli” ise güven duyulan kişi, güven duyulan bir toplum, güven duyulan devlet olmaktır… Ancak “Koronavirüs dönemi”nde yaşadıklarımız; devletlerin düşünce ve davranışlarının tutarlı gelişmeler göstermediğinin farkına vardık… Geçen hafta yazımda; ekonomisi gelişmiş ülkelerin birbirleri ile nasıl soğuk bir savaş içine girdiklerini hem rakamsal olarak hem de “sözle yaptıkları anlaşmalarını” açıkladım… Sadece ekonomik alanda değil, aynı zamanda aşı ittifakı yapan zengin ülkeler; “adam gibi davranmak, diğer ülkelere yardımcı” yerine 800 milyon fazla doz sipariş etti. Aynı zamanda yaptıkları sözleşmelere göre 1.4 milyar daha fazla istek yapmak seçeneğine sahip. Yalnızca İngiltere’nin, 67 milyonluk nüfusu için 367 milyon doz isteği var.
Dünya Sağlık Örgütü başkanı da bizim görüşümüzü doğrular şekilde “zengin ülkelerin daha genç ve sağlıklı yetişkinlerin, yoksul ülkelerdeki sağlık çalışanları ve yaşlılardan önce aşılanmasıyla, ulusların ahlaki felaketin eşiğinde olduğunu; “adam gibi adam olmaktan çıktıklarını” söyledi…
Ancak şunu sakın unutmayalım; herkes güvende olana kadar dünyanın hiçbir toplumu güvende değildir… Adamlık konusunda ise benim sık sık dile getirdiğim; “Çevresindekilere karşı kendi menfaatlerinin hesaplarını yapanların dostları yoktur, sadece tanıdıkları vardır…” sözlerimi de sakın unutmayalım… Haftaya buluşmak dileği ile… 

Yorumlar